Foucault bağlamında Câbirî'de bilgi-iktidar ilşkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YÜKSEL ŞENGÜL
Danışman: Mehmet Vural
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bilgi ve iktidar denildiğinde birbirlerini tamamlayan bir bütünün iki yarısı akla gelir. Toplumsal ve tarihsel süreçler ya bilginin iktidarı oluşturduğunu ya da iktidarın, bireyler üzerindeki egemenliğini sağlamlaştırmak üzere bilgiyi ürettiğini bize göstermektedir. 20. yüzyılda bilgi ve iktidar arasındaki ilişkilere dair yapılan çalışmalarda ilk akla gelen düşünürlerden biri Michel Foucault'dur. O, kendisine has bir yöntemle Batı düşünce tarihini hem epistemolojik hem de iktidar açısından ele alarak eleştirel analize tabi tutar. Arap/İslam düşüncesinin yenilik arayışlarına yönelik çalışmalarda da Batı düşüncesinin etkileri, Çağdaş İslam düşünürleri tarafından, ortaya konmuştur. Yaklaşık üç asırdır süren Çağdaş İslam Düşüncesinde birçok farklı öneri yer alır. Bu önerilerden biri de 20. yy'ın eleştirel ve üretken zihin yapısına sahip bir isim olan Muhammed Âbid el-Câbirî'ye aittir. O, Arap/İslam düşüncesine yönelik eleştirilerini ve çözüm önerilerini Foucaultcu bir yöntemle ortaya koymaya çalışır. Nitekim bu çalışma, Câbirî'nin Arap/İslam düşüncesindeki bilgi-iktidar ilişkisinin felsefi soruşturmasını Foucault bağlamında ele alır. İslam dünyası içinde bulunduğu mevcut olumsuz durumdan kurtulmak için yeni bir epistemolojik yapılanmaya ihtiyaç duyar. Bunun için de epistemolojik zeminin yani düşünceden ziyade düşünceyi üreten mekanizmaların değiştirilmesi gerekir. Bu durum İslam düşüncesindeki epistemolojinin iktidarla olan ilişkisini analiz etmeyi gerektirir. Eleştirel bir akılcılıktan hareket ederek bilgi-iktidar arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi hedefleyen Câbirî, yeniden yapılanma önerisini bu çözümleme üzerine inşa eder. Bunu yaparken Batı düşüncesinin geçmiş olduğu yollardan ve kullanmış olduğu kavramlardan yararlanmakta bir sakınca görmez. Biz bu çalışmayla Arap/İslam düşüncesinin hem epistemolojik hem de siyasal anlamda içinde bulunduğu statik yapıdan nasıl kurtulması gerektiğiyle ilgili Câbirî'nin endişeleri ve bu sorunsalın nasıl aşılması gerektiğiyle ilgili çabasını, Foucault perspektifinden tartışarak ele aldık. Anahtar Kelimeler: Foucault, Câbirî, Bilgi, İktidar, Söylem, Epistemolojik Kopuş.