Reflections of political regimes in policy making: wordfish comparison of the United States of America and the People's Republic of China artificial intelligence policy documents


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: ELİF DAVUTOĞLU

Danışman: Güliz Dinç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Algoritma, büyük veri, yapay zekâ (AI), kodlama, makine öğrenimi ve diğer ilgili terimler; işe alım ve pazarlamadan oy kullanmaya kadar hayatımızın her bir noktasına dokunarak çeşitli amaçlara hizmet ettikleri için son yıllarda hem akademik hem de günlük hayatta yakından ilgilenilen kelimeler olmuştur. Popülerliğine rağmen, bunlar siyasi rejim türleri açısından sistematik olarak analiz edilemedi. Bu nedenle, algoritmaların kullanılması yönetilenler ile iktidar arasındaki ilişkide herhangi bir değişiklik meydana getirebilir mi sorusu uzun zamandır ele alınmayı bekliyor. Bu kapsamda çalışma, siyasi rejimlerin politik yönlerini ve bunların AI politika belgelerine yansımalarını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Mevcut jeopolitik iklimde, ABD ve Çin bir AI yarışına girmiş durumdalar ve yine de iki farklı siyasi rejim modelini temsil ediyorlar: liberal demokrasi ve tek partili otoriterlik. Bu tez AI politika rejimlerinin siyasi rejim ilkelerini yansıtıp yansıtmadığı sorusunu soruyor. Bunu cevaplamak için, 2016 ile 2023'ün ilk yarısı arasında ABD ve Çin'de yayınlanan ulusal, bölgesel ve il düzeyindeki AI politika belgeleri, veri olarak kullanılıyor ve özellikle Wordfish ölçekleme tekniği olmak üzere metin olarak veri metodolojisi kullanılarak analiz ediliyor. Yapılan analizler sonucunda, demokrasinin temel ilkelerinin ABD AI politika dokümanlarında çoğunlukla göz ardı edildiği ve zaman içerisinde birçok değer arasında dalgalandığı tespit edilmiştir. Ayrıca, son zamanlarda demokratik eğilimleri yansıtan belgelere rastlansa da özellikle iç güvenlik, enerji ve ulaştırma ile ilgili ulusal düzeydeki politika belgelerinin daha otoriter bir eğilime sahip olduğu gözlemlendi. Bunlara ek olarak, bölge ve il düzeyindeki belgelerin ulusal belgelere kıyasla daha demokratik bir yaklaşıma sahip olduğu da tespit edildi. Son olarak ABD'nin, AI konusunda özel ve kamu sektöründen farklı aktörlerle ortaklık kurulmasını önemsediği ancak AI inovasyonunun devlet teşviklerinden ziyade pazar odaklı tasarlandığı düşünülmektedir. Öte yandan Çin'in, yapay zekâyı en başından itibaren istenen ekonomik büyümeyi elde etmek için bir araç olarak gören geniş politika sloganları etrafında görünüşte daha birleşik bir yaklaşım sergilediği, bu nedenle tüm seviyelerdeki politika belgelerinin daha dengeli bir konuma sahip olduğu görülmektedir. Ulusal düzeyde, en ilerici belgeler esas olarak kişisel bilgi, veri ve veri güvenliğiyle ilgiliyken, en kısıtlayıcı belgeler eğitimle ilgilidir. Ayrıca Çin'in; yerel hükümet ve şirketlerin, merkezi hükümetin desteğini alabilmeleri için belgeleri bu şekilde oluşturduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak, her iki ülkede de AI politikasının büyük ölçüde 'güç için AI' vizyonuna dayandığı yorumu yapılabilir.