Eski Türk edebiyatında Mensur Yûsuf u Züleyhâ hikâyeleri ve Muhammed B. İbrahim'in Yûsuf u Züleyhâ'sı
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ŞAHİN
Danışman: Mustafa Erdoğan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Konusunu kutsal kitaplardan alan Yûsuf u Züleyhâ hikâyesi Klasik Türk Edebiyatı, Modern Türk Edebiyatı ve Türk Halk Edebiyatında sıkça ele alınmış bir konudur. Arap, Fars ve Türk edebiyatında çoğunluğu manzum olarak kaleme alınmış pek çok örneği vardır. Manzum örneklerinin yanında gerek müstakil gerekse tefsir ve Kısas-ı Enbiyalar içerisinde olmak üzere çok kıymetli mensur örnekleri de vardır. Yûsuf u Züleyhâ hikâyesi, İran ve Arap Edebiyatlarıyla, Batı edebiyatında da büyük rağbet görmüştür. Renan'ın bu hikâye için söylediği, "Değil sadece en eski, belki bu ana kadar hiç eskimemiş roman" sözleri, konunun Batı edebiyatındaki yerini göstermesi bakımından önem taşır. Eski Türk Edebiyatı'nda çoğunlukla manzum eserler ön planda olduğundan manzum Yûsuf u Züleyhâ'lar daha çok tanınmış ve yayılmıştır. Haliyle yapılan ilmî çalışmalar da bu yönde olmuştur. Bugüne kadar 50 adet manzum örneği tespit edilmiştir. Halbuki Eski Türk Edebiyatı'nda yazılmış mensur Yûsuf u Züleyhâ hikayeleri de bulunmaktadır. Bu eserler, bazıları üzerinde münferit ilmî çalışmalar olsa da, toplu bir şekilde değerlendirilmemiştir. İşte bu düşünceyle başladığımız çalışmamız, Eski Türk Edebiyatı'nda mensur Yûsuf u Züleyhâ'lar ve Muhammed b. İbrahim'in Yûsuf u Züleyhâ'sı olmak üzere iki temel bölümden oluşmuştur. İlk önce Mensur Yûsuf u Züleyhâ Hikâyeleri ile ilgili kaynak taraması ve bu kaynaklarda yer alan bilgiler bilgisayarda fişleme metodu ile bir araya getirilmiştir. Yazarlar ve eserleri hakkında bilgi aktaran ana kaynaklar olan tezkirelere, edebiyat ve tarih kaynaklarına başvurulmuştur. Sonraki aşama olarak ise bu konuya değinen bütün yayınlar gözden geçirilmiştir. Bütün bu veriler ışığında Yûsuf u Züleyhâ çalışmaları hakkında doğru ve güvenilir bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. İkinci aşamada ise Muhammed bin İbrahim'in eserinin nüsha tavsifleri yapılmıştır. Tespit edilen nüshalardan hareketle esas metnin temeli oluşturulmuştur. Nüshalar metin karşılaştırma yöntemi ile incelenip, nüsha farklılıkları ortaya konulmuştur. Eksik, yanlış veya anlaşılmaz yerleri ise metin tamiri yöntemleri ile düzelterek gerekli yerleri izah edilmiştir. Böylece tenkitli bir metin ve günümüz harflerine aktarılan sağlam bir nüsha elde edilmiştir. Çalışmamızın sonunda Muhammed b. İbrahim'in Yûsuf u Züleyhâ'sının nüshaları tespit edilmiştir. Bunlar Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi 4178 ve 074 numaralarda, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Kütüphanesi 424 ve 593 numaralarda, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi 2149 ve 2316 numaralarda, Milli Kütüphane 2908 numarada ve Manisa İl Halk Kütüphanesi 1400 numarada kayıtlıdır. Tarafımızdan yapılan değerlendirmede YB, MO, İS ve İÜ nüshalarının istinsah tarihlerinin eskiliği, metnin sağlamlığı ve hacim itibariyle diğerlerinden daha ön planda olduğu görülmüştür. Bu nedenle eserin tenkitli metni kurulurken bu dört nüsha esas alınmıştır. Eserin başında Allah'ın büyüklük ve kudretinin övüldüğü giriş, medh-i Resûl, medh-i padişâh ve sebeb-i telif kısımları yer almaktadır. Eserde 51 adet konu başlığı bulunmaktadır. Yûsuf u Züleyhâ'da 197 adet manzûme kullanılmıştır. Bu manzûmeler genelde hikâyenin bölümlerini ayıran başlıklardan sonra, başlıklardan önce ve bölüm sonlarında ayetlerden hemen önce yer almıştır. Manzûmelerin 56'sı Kemalpaşa-zâde'ye, 49'u Yahyâ Bey'e, 14'ü Hamdî'ye, 3'ü Fuzûlî'ye, 3'ü Lâmiî'ye aittir. Geriye kalan 72 manzûmeden kesin olarak tespit edilebilen ikisi Muhammed b. İbrahim'e aittir. Ancak diğer 70 manzûmenin hangi şaire ait olduğu tespit edilememiştir. Muhammed b. İbrahim, Mehmed b. Pûlâd, Muhammed b. Altıparmak, Celâl-zâde Koca Nişancı Mustafa Çelebi, Bilal Efendi, Seyyid Hüseyin Arif, Şem'î, Hacı Sâlih-zâde Halil Hâcibî, Giritli Sırrı Paşa, Süleyman Tevfik Özzorluoğlu, Re'fet Efendi, Nurmuhammed Andalıp. Bunların dışında müellifi tespit edilemeyen Yûsuf u Züleyhâ'lar da bulunmaktadır. Tezimizde, bütün bu mensur Yûsuf u Züleyhâ'lara ait toplam 48 adet el yazması Yûsuf u Züleyhâ nüshası tarafımızca tespit ve tavsif edilmiştir. Bu eserlerden bazıları üzerinde ilmî ve akademik çalışma yapılmışken, bazıları ilk defa tarafımızca tespit edilmiştir. Muhammed b. İbrahim eserini yazarken, Hamdî ve Kemalpaşa-zâde'nin yöntemini kullanmakla beraber tamamen ona bağlı kalmamıştır. Eserini kaleme alırken manzum hikâyelerdeki rivayetleri esas almış, ancak nesrin verdiği ifade rahatlığı ile hikâyesini daha geniş bir şekilde kelimelere dökmüştür. Bazı durumlarda Hamdî'nin şiirde kullandığı kelimeleri bire bir alarak cümleleştirmiştir. Metin içerisinde deyim, atasözü ve darb-ı meselleri çok yerinde kullanarak anlatımı zenginleştirmiştir. Yûsuf u Züleyhâ Arapça, Farsça ve Türkçe cümlelerle örülü ve şiirsellikle dolu bir eserdir. Muhammed b. İbrahim âhengi, akıcılığı ve hareketi sağlamak amacıyla seci'lerden faydalanmakla yetinmemiş, edebî sanatların birçoğunu kullanarak özgün bir üslûp oluşturmuştur. Türkçeyi yermesine rağmen eserinde Türkçe, Arapça ve Farsça dillerinin imkanlarını kullanmaktan geri durmamıştır. Arapça ve Farsça sözcükleri kullanmada gösterdiği mahareti Türkçede de göstermiştir. Eserde seciler ve simetrik cümleler çoğunluktadır. Cümleler anlaşılır, üslubu akıcı ve coşkundur. Bu çalışmamızda, Muhammed b. İbrahim ve eseri hakkında ilk defa bu kadar geniş ve ayrıntılı bir inceleme yapılmıştır. Ayrıca mensur Yûsuf u Züleyhâ'nın tam metni bilim dünyasının istifadesine sunulmuş olmaktadır.