ÇOCUK ACİL SERVİSİNDE STATUS EPİLEPTİKUSUN YÖNETİMİ VE ÇOCUKLARDA STATUS EPİLEPTİKUS CİDDİYET SKORUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KUMRU YALINBAŞ MIDIK
Danışman: Halise Akça
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Giriş ve Amaç: Status epileptikus, sık görülen ve erken müdahale edilmediğinde, ciddi morbidite ve yüksek ölüm riski ile ilişkili olan insidansı yüksek nörolojik bir acildir. Bu çalışma, Çocuk Acil Kliniğine başvuran status epileptikuslu hastaların yönetimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, Çocuklarda Status Epileptikus Ciddiyet Skoru (STEPSS) kullanımının, hastalığın ciddiyetini değerlendirmedeki etkinliği ve prognoz tahminindeki rolü değerlendirilecektir. Bu çalışma ile status epileptikus yönetiminde klinik kararların iyileştirilmesine katkı sağlayabilecek önemli bulgular sunulması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Acil Kliniğine 1 Ocak 2022-30 Haziran 2023 tarihleri arasında başvuran, ILAE 2015 tanı kriterlerine uygun olarak status epileptikus tanısı konulan, 0-18 yaş aralığındaki çocuk hastalarla yapılan tek merkezli retrospektif bir çalışmadır. Hastaların demografik özellikleri, klinik belirtileri, nöbet tipleri, etiyolojik nedenleri, laboratuvar ve görüntüleme bulguları ile tedavi planları kaydedildi. Dahil edilen başvurulara Çocuklarda Status Epileptikus Ciddiyet Skoru (STEPSS) uygulandı. Morbidite/mortalite ölçeği olarak kullanılan Pediatrik Genel Performans Kategorisinde (POPC) 3 ve üzeri puanlar kötü sonuç olarak yorumlandı. Bulgular: Çalışmamızda status epileptikus tanılı 470 hastanın 562 başvurusu incelendi. Belirtilen tarihler arasında SE insidansı 263/100.000 olarak saptandı. STEPSS ve POPC puanlamaları 374 hastaya uygulandı. Hastaların %58,5’i erkek cinsiyette ve yaş ortalaması 75,8±63,6 aydı. Bilinen kronik hastalık (%58,3) ve nöbet geçirme öyküsü (%61,3) hastaların yarıdan fazlasında mevcuttu. 185 hasta en sık levetirasetam olmak üzere antinöbet ilacı kullanıyordu. Başvurular en sık ambulans ile, ilkbahar aylarında, hafta içi günlerde ve saat 08.00-15.59 aralığında yapılmıştı. Nöbetlerin çoğunluğu jeneralize ve konvülzif vasıftaydı. Etiyolojide en sık neden epileptik nöbetlerdi. Nörogörüntüleme yapılan 323 başvurunun %69’unda patoloji bulgu saptandı. SE geçiren hastaların hem ilk hem de tekrarlayan müdahalelerinde intravenöz/rektal yollardan düşük dozlarda benzodiazepinler kullanılmıştı. Müşahede alanlarındaki müdahalelerde ise intravenöz levetirasetam uygulaması ilk sıradaydı. Hastaların %42’si Çocuk Acil Servisinden taburcu olurken %6,6 oranında yoğun ix bakım yatışı yapılmıştı. STEPSS puanlamasında ortanca 2 puan (1-3), POPC puanlamasında ortanca 1 puan (1-3) saptandı. POPC puanı ≥3 (kötü sonuç) olan 95 hasta vardı. STEPSS ilie POPC puanları arasında anlamlı ilişki saptanmadı. POPC puan kötü sonuçlarını tahmin ettirici parametreler ayaktan başvuru, nöbet öyküsü, kronik hastalığı ve akrabalık varlığı, nöbetlerin klonik ve miyoklonik tipte görülmesi, etiyolojinin epilepsi olması, müşahade alanında nöbetin tekrarlaması, yoğun bakım ihtiyacı olmasıydı. Sonuç: Status epileptikus ile başvuran her hasta hızlıca değerlendirilmeli ve status epileptikusun getirdiği riskleri en aza indirmek için erken ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Bu çalışmada prediktif faktörler açısından önemli bulgulara ulaşılmıştır. STEPSS skorlamasının daha sağlıklı değerlendirilmesi için kronik hastalığı olmayan hastalarla, prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.