Kalkınma ve politik iktisat perspektifinde Brezilya ve Güney Kore uçak sektörlerinin gelişimi ve ABD etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN FAZLA
Danışman: Murat Aslan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezin temel konusu, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma çabalarının bir parçası olarak uçak sektörlerini geliştirme gayretlerinin başarısına etki eden faktörler ışığında, iki devletin yaklaşımlarının karşılaştırmalı incelemesinin yapılmasıdır. Bu amaçla 1950'lerin azgelişmiş ülkeleri Brezilya ve Güney Kore'nin 1960'lardan itibaren yürüttükleri kalkınma çabaları ekseninde, endüstriyel ve teknoloji kapasitelerini geliştirmek için geçirdikleri aşamalar uçak endüstrisi boyutunda incelenmiştir. Burada söz konusu ülkeler üzerinden, "Brezilya ve Güney Kore'nin izledikleri uçak sektörü sanayileşme stratejilerinin başarılı olup olmamasında ABD'nin etkisi var mıdır? Brezilya ve Güney Kore'nin izledikleri kalkınma modellerinin bu ülkelerin uçak sektörlerinin gelişmesine etkisi var mıdır? ABD, Brezilya ve Güney Kore'ye uçak sektöründe sahip olduğu teknolojinin transferine izin vermiş midir? ABD'nin bu iki ülkenin uçak endüstrilerinin; gelişimine ivme kazandıran bir katkısı olmuş mudur veya gelişimini sekteye uğratan/geciktiren bir etkisi olmuş mudur?" sorularına cevap verilmesi hedeflenmiştir. Başlıca bulgular göstermiştir ki, bu ülkelerin genel kalkınma modellerine entegre ederek geliştirmeye gayret gösterdikleri uçak sektörlerinin gelişiminde devletin takip ettiği geliştirme stratejisi, hava ulaştırması ve/veya güvenlik bağlamındaki öncelikli ihtiyaçları, ABD ile ilişkisi temel belirleyici rol oynamaktadır. Özellikle ABD'den uçak teknoloji transferine ve/veya ABD pazarının bu ülkelere açılmasına göre şekillenen Brezilya ve Güney Kore'nin uçak sektörlerinin gelişiminde ABD ile özel ikili ilişkilerinin belirleyici sonuçları olduğu ortaya çıkmıştır.