Mısır'ın Demokrasi Arayışında Dini Kurumların Rolü:El-Ezher ve Ortodoks Kilisesi Vakaları


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: AHMED MOHAMED AMIN

Danışman: YILMAZ BİNGÖL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Mısır'da 25 Ocak 2011'de patlak veren siyasi isyanlar, Mısır siyasi arenasında farklı politik aktörlerin araştırılması ve ele alınması için yeni potansiyeller ortaya koydu. El-Ezher ve Mısır Ortodoks Kilisesi'nin yürütmekte olduğu roller, siyasi alanda dini kurumların rolünü incelemek ve bunlarla başa çıkmak için pek çok araştırmacının ve uzmanın dikkatini çekti. Ayaklanmalar sırasında, her iki dini kurum da Mübarek rejimini protestolara karşı desteklediler. En başından beri Papa Shenouda III Mübarek'e desteğini açıkladı. Aynı bağlamda El-Ezher Şeyhi Ahmet El Tayyib rejime desteğini açıkladı. El-Ezher Şeyhi Ahmet El-Tayyib protestoların kaos ve siyasi istikrarsızlığa yol açacakları için dini olarak yasaklandığını belirtti. Ayaklanmalara karşı olan bu tutumlara rağmen, her iki kurum da Mübarek'i yerinden ettikten sonra tutumlarını değiştirdi. Ancak, Müslüman Kardeşliği ve İslamcıların yükselişi, özellikle de protestoların her iki dini kurumun siyasi rolünü en aza indirgemek için çağrıda bulunduğunda her iki kurumun da panik yapmasına neden oldu. Bu çağrılar, İslam'ın secularizm ve demokrasi ile uyumsuzluğunu tekrar ön plana itti. İslam din ve siyaset olduğundan dolayı, Mısırlı İslamcıların çoğu secularizmin tamamen reddedilir olduğunu doğrulamaktadır. Hatta bazı İslamcılar, İslam'a ve Müslüman toplumlara hiçbir bağlantısı olmayan bir Batı kavramı olduğu için demokrasiyi bile reddediyorlar. İlginç bir şekilde, secularizm ve demokrasi, son birkaç yüzyılda sömürgecilikle bağlandığı için onların Batı kökenlerinden ayrı değildi. Müslüman Kardeşler ve İslamcıların demokrasi ve ilkelerine olan bağlılıklarını ifade etmelerine yönelik sürekli çabalarına rağmen, El-Ezher ve Ortodoks Kilisesi, Mübarek'in görevinden sonra demokratik prosedürlerin sonuçlarını dolaylı yoldan reddetti. Her iki kurum da eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin bir yıllık yönetimi sırasında kutuplaşmış sosyal ve politik sahnelerde askeri müdahaleyi destekledi. 30 Haziran 2013'teki darbe beyanları sırasında Şeyh El Ezher ve Papa basın toplantısına katıldı ve Mursi'yi cumhurbaşkanlığından mahrum bıraktıktan sonraki yol haritasını destekledi. Bu çalışma, dini kurumların siyasi alandaki rolünü ele almakta ve İslam, Demokrasi ve Sekülarizm arasındaki ilişkilere değinmektedir.