TÜRKİYE'NİN TARAF OLDUĞU ULUSLARARASI ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARININ TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARET HACMİNE YANSIMALARI
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERDİ ÇETİN
Danışman: Meltem Keskin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Uluslararası
çifte vergilendirme, vergiye tabi bir gelir elde eden bir mükellefin, aynı konu
için hem gelirin elde edildiği ülkede hem de geliri elde eden mükellefin
yerleşik olduğu ülkede aynı vergi türünden aynı dönemde vergiye tabi tutulması
durumu olarak ifade edilebilir. Mal ve hizmet ticareti, yatırım ve sermaye
akışı
açısından arzu edilmeyen bu durum, ülkeleri çeşitli anlaşmalar yaparak bu sorunu
çözme arayışına yöneltmektedir. Farklı devletlerin egemenlik haklarına
dayanarak karşılıklı olarak imzaladığı bu uluslararası vergi anlaşmaları,
küreselleşme ile birlikte tüm ülkeler için zorunluluk haline gelmiştir. Uluslararası
ticareti ciddi anlamda sekteye uğratan bu probleme çözüm üretmek uluslararası
ekonomik kuruluşların misyonunda yer edinmeye başlamış ve bu kuruluşların
liderliği ve aracılığıyla, daha geniş katılımlı, daha detaylı ve daha
uygulanabilir anlaşmalar imzalanmaya başlamıştır.
21. yüzyılda
hızla çoğalan çok uluslu şirketler, küreselleşmenin kültür, sanat ve diğer
alanlardan önce ekonomi sahasında yaşanmasına yol açmıştır. Bu şirketler
sayesinde farklı ülkelerin sermayesi, daha yüksek kazanç sağlanabilecek
bölgelere yönelmekte ve bu bölgelerde gelire dönüştürülmektedir. Ancak, bu
gelir üzerinden vergi alınması gerektiğinde, gelirin elde edildiği ülke ile
geliri elde edenin vatandaşı olduğu ülke farklı olursa, vergi kimin tarafından
alınacağı konusunda sorun ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, kazancın elde edildiği veya mülkün
bulunduğu ülke kendisini vergi toplama konusunda yetkili görüyorken, diğer
yandan gelirin sahibinin ikamet ettiği ülke de aynı şekilde kendisini vergi
tahsiline yetkili kabul edebilmektedir. Bu durum, aynı vergi yükümlüsünü, iki
veya daha fazla devletin, aynı vergi konusuna ilişkin, aynı vergilendirme
dönemi için vergilendirmesi şeklinde ifade edilen çifte vergilendirme
kavramını ortaya çıkarmaktadır.
Devletlerin,
vergilendirme yetkisini ülke sınırları ötesine taşımaları uluslararası ticari
faaliyetleri önemli ölçüde aksatmaya başlayınca, bu konuda bazı kısıtlamaların
getirilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. İkamet ettiği ülkesi dışında ticari
faaliyet gösteren mükelleflerin yaşamış olduğu bu uluslararası çifte vergilendirme
sorununun belli esaslara göre çözülmesi gerektiği hususunda bir yöntem sunan
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı / Organisation For Economic
Co-operationand Development (OECD) öncülüğünde uluslararası ticarette çifte
vergilendirmenin önlenmesi anlaşmaları ortaya çıkmıştır.
Bu
çalışmada, uluslararası çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının ortaya
çıkış sebepleri, kapsamı, hukuki boyutları ve ekonomik etkileri ele alınmıştır.
Ayrıca, Türkiye’nin son 10 yılda en yüksek ithalat ve ihracat hacmine sahip
olduğu ülkeler ve ülke grupları ile çifte vergilendirme konusundaki uzlaşının
nasıl sağlandığı ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının Türkiye’nin dış
ticaret hacmine olan etkileri incelenmiştir.