Gebelerde kişilik özellikleri, stresli yaşam olayları ve sosyal destek ile depresyon ve anksiyete belirtileri arasındaki ilişki: Bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin aracı rolü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA ALTIN GÖK

Danışman: Özden Yalçınkaya Alkar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı gebe kadınlarda kişilik özellikleri, stresli yaşam olayları, algılanan sosyal destek ve bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin depresyon ve anksiyete ile ilişkisini incelemektir. Araştırmaya Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'ne Ağustos 2017-Şubat 2018 tarihleri arasında başvuran 249 gebe kadın katılmıştır. Çalışmada katılımcılardan gebelikle ilgili bilgilere ek olarak, sosyo demografik bilgiler oluşturulan form aracılığı ile öğrenilmiş ve katılımcılar Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği, Durumluk Sürekli Kaygı Ölçeği, Temel Kişilik Özellikleri Envanteri, Gebelik Boyunca Meydana Gelen Stresli Yaşam Olayları Listesi, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Bilişsel Duygu Düzenleme Anketi Kısa Formu' nu doldurmuşlardır. Çalışmadan elde edilen bulgular incelenirken SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Gebelerde kişilik özellikleri, stresli yaşam olayları, algılanan sosyal destek, bilişsel duygu düzenleme stratejileri, depresyon ve anksiyete belirtileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Nörotiklik, geçimlilik, stresli yaşam olayları, aileden alınan sosyal destek, kendini suçlama, felaketleştirme ve diğerlerini suçlama stratejileri depresyon belirtileriyle pozitif yönde ilişki gösterirken, dışadönüklük, sorumluluk, gelişime açıklık, arkadaştan alınan sosyal destek, plan yapmaya yeniden odaklanma, olayın değerini azaltma ve olumlu yeniden değerlendirme stratejileri depresyon belirtileri ile negatif yönde ilişki göstermiştir. Nörotiklik, stresli yaşam olayları, kendini suçlama, ruminasyon, plan yapmaya yeniden odaklanma, felaketleştirme ve diğerlerini suçlama stratejileri sürekli kaygı belirtileriyle pozitif yönde ilişki gösterirken, dışadönüklük ve geçimlilik değişkenleri sürekli kaygı ile negatif yönde ilişki göstermiştir. Dışadönüklük, sorumluluk, gelişime açıklık, özel bir insandan alınan sosyal destek, arkadaştan alınan sosyal destek, plan yapmaya yeniden odaklanma ve olumlu yeniden değerlendirme stratejileri durumluk kaygı belirtileriyle pozitif yönde ilişki gösterirken, geçimlilik ve kendini suçlama stratejileri durumluk kaygı ile negatif yönde ilişki göstermiştir. Kişilik özelliklerinden nörotiklik, dışadönüklük ve gelişime açıklığın depresyon belirtileri üzerindeki dolaylı etkisinin bilişsel duygu düzenleme stratejilerinden kendini suçlama, felaketleştirme ve olumlu yeniden değerlendirmenin aracı rolüyle olduğu görülmüştür. Bulgular, nörotikliğin kendini suçlama ve felaketleştirme stratejilerinin kullanılma sıklığını arttırdığını, olumlu yeniden değerlendirme stratejisinin kullanılma sıklığını azalttığı ve depresyon belirtilerinin bu yolla arttığını göstermiştir. Bulgular ayrıca, dışadönüklük ve gelişime açıklığın kendini suçlama ve felaketleştirme stratejilerinin kullanılma sıklığını azalttığını, olumlu yeniden değerlendirme stratejisinin kullanılma sıklığını arttırdığını ve depresyon belirtilerinin bu yolla azaldığını göstermiştir. Algılanan sosyal destek alt ölçeklerinden aileden alınan sosyal destek değişkeninin depresyon belirtileri üzerindeki dolaylı etkisinin bilişsel duygu düzenleme stratejilerinden felaketleştirme ve olumlu yeniden değerlendirmenin aracı rolüyle olduğu görülmüştür. Bulgular, aile desteğine sahip olmanın felaketleştirme stratejisinin kullanılma sıklığını arttırdığını, olumlu yeniden değerlendirme stratejisinin kullanılma sıklığını azalttığını ve depresyon belirtilerinin bu yolla arttığını göstermiştir. Kişilik özelliklerinden nörotikliğin sürekli kaygı belirtileri üzerindeki dolaylı etkisinin bilişsel duygu düzenleme stratejilerinden felaketleştirme ve diğerlerini suçlamanın aracı rolüyle olduğu görülmüştür. Bulgular, nörotikliğin felaketleştirme ve diğerlerini suçlama stratejilerinin kullanılma sıklığını arttırdığını ve sürekli kaygı belirtilerinin bu yolla arttığını göstermiştir. Kişilik özelliklerinden geçimliliğin durumluk kaygı belirtileri üzerindeki dolaylı etkisinin bilişsel duygu düzenleme stratejilerinden olumlu yeniden değerlendirmenin aracı rolüyle olduğu görülmüştür. Bulgular, geçimliliğin olumlu yeniden değerlendirme stratejisinin kullanılma sıklığını azalttığını ve durumluk kaygı belirtilerinin bu yolla azaldığını göstermiştir. Sonuçlar literatür çerçevesinde tartışılmıştır.