Göçle Dönüşen Yeni Erkeklik İnşası: Ankara'da Yaşayan Evli Suriyeli Erkekler


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SOSYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAEID MOZAFARI

Danışman: Halime Ünal Reşitoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüz dünyasının temel karakteristiklerinden birinin 'krizler ve göçler çağı' olduğu sebebiyle bir ihtiyaç olarak göç çalışmalarının giderek artan bir biçimde kapsamı genişlemektedir. Bu doğrultuda, son dönem içerisinde gerçekleşen göç çalışmalarının toplumsal cinsiyet ilişkileri bağlamında zorunlu göç ve mültecilik/göçmenlik süreçlerinin erkeklik yapısında şekillendirdiği dönüşüm ve kırılmalara odaklandığı görülmektedir. Fakat, bu gelişime rağmen yerlerinden edilerek sert yaşam koşullarına maruz bırakılan erkekliklerin dönüşüm dinamikleri ve krizli hallerinin derinlikli olarak anlaşılması ve irdelenebilmesi için halen ciddi bir ihtiyacın olduğu anlaşılmaktadır. Buna istinaden, halihazırdaki araştırma Ankara'da yaşayan kent yoksulu Suriyeli erkeklere odaklanarak savaş, zorunlu göç, göçmenlik ve yoksulluk olgularının erkeklik deneyimi üzerindeki etkisini anlamayı hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda, Altındağ'ın Önder, Ulubey, Hüseyingazi ve Battalgazi mahallelerinde yaşayan 17 Suriyeli evli erkek ile kendi evlerinde yüz yüze derinlemesine mülakatlar gerçekleştirerek veri toplanmıştır. Buna ek olarak, araştırmanın odaklandığı sorunsalın kapsamlı bir biçimde anlaşılması için savaş, zorunlu göç ve yoksulluğu deneyimleyen 2 Suriyeli genç kadın ve 3 Suriyeli genç erkek ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirerek veri toplanmıştır. Ayrıca hem mahallelerde ve hem de katılımcıların özel alanında gerçekleşen saha gözlemleri ve notları, bu çalışmanın önemli bir veri kaynağı olmuştur. Bu bağlamda elde edilen veriler, ilk olarak savaş koşullarının Suriyeli erkeklerde derin bir 'korku' ve 'çaresizlik' hissine yol açarak kendini yeniden üretemeyen 'aciz erkeklik' deneyimine neden olduğunu göstermektedir. Bir erkeklik krizine işaret eden bu erkeklik deneyiminin zorunlu göç ve özellikle yeni ekonomik, toplumsal, kültürel ve hukuksal karşılaşmaları içeren göçmenlik yaşam şartları ile pekiştiği ve derinleştiği gözlemlenmiştir. Katılımcılar, geleneksel erkeklik ilişkilerinde deneyimledikleri kayıplara karşı, ait oldukları nesil ve bununla ilişkili olarak dindar muhafazakâr değerlere bağlılıklarına göre farklı erkeklik inşası ve yeniden üretim mekanizmalarına başvurmaktadır. Bu anlamda, orta yaş ve üstü olan katılımcılar dini değerler üzerinde inşa edilmiş geleneksel toplumsal cinsiyet ilişkilerini referans göstererek eril iktidarlarını yeniden üretme çabasında oldukları görülmüştür. Öte yandan, orta yaş ve altı olan katılımcılar ise deneyimledikleri erkeklik kayıpları ve içinde bulundukları zor koşullar sonucu geleneksel yapıdan uzaklaşmış daha eşitlikçi bir 'alternatif' erkeklik temsili oluşturdukları saptanmıştır.