Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Gelişimi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİS HIDIR
Danışman: Fatma Elif Kılınç
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Olumsuz
çocukluk çağı deneyimleri; çocuklukta ihmal, istismar veya hane içi işlev
bozukluklarına maruz kalınması ile karakterize olmuş küresel bir halk sağlığı
sorunu olarak ele alınmaktadır. Devlet koruması altında büyüyen çocuklar da,
kurum bakımı altına yerleştirilmeden önce ve kurum bakımına yerleştirildikleri
süre içerisinde olumsuz çocukluk çağı deneyimlerine sahip olabilmektedirler. Bu
doğrultuda araştırmanın temel amacı, devlet koruması altında yetişen bireylerin
olumsuz çocukluk çağı deneyimlerinin incelenmesidir. Bu temel amacın ışığında,
bireylerin kurum bakımı öncesinde ve kurum bakımındaki olumsuz çocukluk çağı
deneyimlerini incelemek ve kurum bakımı sonrası deneyimlerinde karşılaştıkları
zorlukların tespiti ve ihtiyaç duydukları gereksinimlerin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemi
ile gerçekleştirilen çalışmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji
yaklaşımı kullanılarak ortak deneyimlere sahip bireylerle yapılan derinlemesine
görüşmeler aracılığı ile olumsuz çocukluk çağı deneyimlerinin özünün kavranması
ve betimlenmesi hedeflenmiştir. Bu çalışmaya kartopu örnekleme yöntemi ile
belirlenen ortak deneyime sahip 10 yetişkin birey katılmış olup veri toplama
sürecinde yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmış görüşme formları
kullanılmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA
2020 nitel veri analizi bilgisayar programı aracılığıyla içerik analizine
tabi tutulmuştur. Çalışmada, katılımcıların kurum bakımı öncesinde ve kurum
bakımındaki yaşantılarında en az bir olumsuz çocukluk çağı deneyimine sahip
olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların kurum bakımı sonrasında
karşılaştıkları problemlerin ve ihtiyaç duydukları gereksinimlerin olduğu
tespit edilmiştir. Katılımcıların erken çocukluk döneminden itibaren maruz
kaldıkları istismarın, ihmalin ve/veya tanık oldukları hane içi işlev
bozukluğunun bireylerin yetişkinlik dönemlerindeki hayatlarını da etkilediği
görülmüştür. Bu bağlamda erken müdahale programlarının ve kurum modellerinin
çocuk gelişimine bütüncül bir bakış açısı ile geliştirilmesi ve güncellenmesi
önerilmektedir.