Bulanık Mantığın Yeni Fiziği Betimlemedeki Rolü ve Felsefeyle İlişkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: METİN KOÇHAN

Danışman: Mehmet Vural

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Modern fizik ile bu fiziğe eşlik eden geleneksel felsefenin ontolojik ve epistemolojik düşüncesi birbirini karşılıklı olarak şekillendirmiştir. Bu şekillendirmeyi mümkün kılan da klasik mantığın temel ilkeleri olmuştur. Zira modern bilim, bu ilkelere dayalı olarak etkinlikte bulunmuş, bu bilime eşlik eden geleneksel felsefenin ontolojik ve epistemolojik düşüncesi de genel itibarıyla bu ilkeler bağlamında varlık bulmuştur. Fakat mantık alanında yaşanan gelişmelerle birlikte ortaya çıkan yeni mantık sistemleri, varlığa ve bu varlığa dair bilgi edinme etkinliğinde yeni bir düşünce biçimini mümkün kılan yorumların varlığına olanak sağlamıştır. Bizim açımızdan bu olanağı yaratan önemli bir mantık sistemi bulanık mantık teorisi olmuştur. Varlık ve varlığa dair bilgi edinme etkinliğinde yeni bir mantıksal düşünce biçimini teşvik eden önemli bir gelişme de kuantum fiziğinin ortaya çıkışı olmuştur. Zira kuantum kuramının belirsizliği bir ilke olarak konumlandırmasına paralel olarak bulanık mantık da belirsizliği tüm bilgi süreçlerine dâhil etmiş, belirsizliği kaçınılması gereken bir durum olarak değil aksine değerlendirilmesi gereken bir durum olarak yapısına almıştır. Bununla birlikte bilim ve mantık alanında ön plana çıkan belirsizlik kavramı, modern felsefeden bir kopuşu gerçekleştirmeye çalışan yeni düşünceler bağlamında felsefi etkinliğin de dayanağı konumuna gelmiştir. Bu bakımdan bulanık mantık, kuantum fiziği ve modern sonrası felsefe arasındaki ilişkinin irdelenmesi mümkün hale gelmiştir. Bu bağlamda çalışmamızda öncelikle bulanık mantığın, kuantum fiziğini betimlemesindeki rolü gösterilmeye çalışılmış daha sonra da bu rol dikkate alınarak bulanık mantığın felsefede ontoloji ve epistemoloji alanında bir öngörü sağlayabilir olup olamayacağı soruşturulmaya çalışılmıştır.