Covid-19 pandemi stresi ve obsesif kompulsif semptomlar arası ilişkide duygu düzenleme güçlüğü, obsesif inançlar ve tiksinmenin aracılık rollerinin incelenmesi: Yapısal eşitlik modellemesi örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALPEREN GÜÇLÜ
Danışman: Özden Yalçınkaya Alkar
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mevcut çalışmada, COVID-19 pandemi döneminde genel popülâsyonun stres düzeyinin değerlendirilmesi, pandemiye ilişkin stres ile obsesif kompulsif semptomoloji (OKB) arası ilişkilerin incelenmesi ve bu ilişkide duygu düzenleme güçlüğü, obsesif inançlar ve tiksinmenin aracı rollerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca pandemi döneminde semptomların gelişim mekanizmasına ilişkin önerilen yapısal model de test edilmiştir. Çalışmanın hedefleri doğrultusunda ilk olarak pandemik stresi, çok boyutlu bir biçimde değerlendirebilmek adına, COVID-19 Stres Ölçeği Türkçeye çevrilerek psikometrik özellikleri incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre 6 faktör ve 33 maddeden oluşan ölçeğin Türkçe formu, COVID-19'a ilişkin pandemik stresi değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracıdır. Çalışmanın ikinci kısmında, değişkenler arasındaki ilişkilere yönelik olarak korelasyonel analiz yürütülmüştür. Ayrıca obsesif kompulsif semptomların yordayıcılarını belirleyebilmek adına hiyerarşik regresyon analizi ve aracı modellerin test edilmesi amacıyla aracılık analizleri gerçekleştirilmiştir. Son olarak yapısal eşitlik modellemesi yöntemi kullanılarak önerilen yapısal model test edilmiştir. Analizler sonucu katılımcıların pandemiye ilişkin streslerinin yüksek düzeyde seyrettiği belirlenmiştir. Ayrıca pandemi stresinin, obsesif kompulsif semptomlarla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Yine pandemi stresinin obsesif kompulsif semptomlar üzerindeki doğrudan etkisi de anlamlıdır. Aracılık analizlerine göre ise bu ilişkide duygu düzenleme güçlüğü, obsesif inançlar ve tiksinme kısmi aracılık rolü üstlenmektedir. Son olarak önerilen yapısal modelin iyi uyum gösterdiği ve obsesif kompulsif semptomlara ilişkin varyansın büyük bir kısmını açıklayabildiği belirlenmiştir. COVID-19'a ilişkin stresin obsesif kompulsif semptomlar açısından bir risk faktörü olarak rol oynayabildiği ve ilişkiye etki eden bilişsel ve duygusal birçok faktör olduğu görülmektedir. Son olarak ulaşılan bu sonuçlar, ilgili alanyazın temelinde tartışılarak ele alınmış ve gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.