Kalıtsal trombofilinin COVID-19 pnömoni klinik ciddiyetine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA BABAHANOĞLU
Danışman: Emine Argüder
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kalıtsal Trombofilinin COVID-19 Pnömoni Klinik Ciddiyetine Etkisi Giriş: COVID-19 hastalığı halen dünyada önemli bir sorun olarak devam etmektedir. Asemptomatik klinikten akut solunum sıkıntısı sendromu ile ölüme kadar değişken seyir göstermektedir. COVID-19 hastalığında endotel hasarı, koagülasyon ve fibrinolizis dengesizliği, vaskülopati, aşırı sitokin salınımı ve immünotromboz mekanizmaları görülmektedir. Bunun sonucu olarak hem arteriyel hem de venöz sistemde trombozlar görülmekte ve mortalite ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. COVID-19 pnömonisinde şiddetli koagülopati tablosu hakimdir. Biz de bu çalışma ile daha öncesinde var olan tromboza eğilim oluşturan kalıtsal trombofilinin COVID-19 pnömoni ciddiyetine etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Materyal ve Metod: Çalışmamız Mart 2022 - Temmuz 2022 tarihleri arasında Ankara Şehir Hastanesi Covid takip polikliniğinde ayaktan takip edilen hastalarda yapıldı. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Etik Kurulu'ndan onay alınarak çalışmaya başlandı. Çalışmaya daha önce COVID-19 pnömonisi geçiren hastaların dahil edilmesi planlandı. Çalışmamıza Covid Takip Polikliniği'nde takipli COVID-19 geçirdiği dönemde RT-PCR testi pozitif olan toraks BT'si COVID-19 pnömonisi ile uyumlu olan toplam 100 olgu alındı. Olgular klinik ağırlıklarına göre ayaktan, serviste ve yoğun bakım ünitesinde takip edilen hastalar olarak üç gruba ayrıldı. Çalışmaya alınan hastaların COVID-19 pnömonisi geçirdikleri döneme ait bilgileri geriye dönük olarak hastane kayıt sisteminden elde edildi. Olguların demografik özellikleri, komorbiditeleri, edinsel trombofili faktörleri, varsa uygulanan oksijen destek tedavileri kaydedildi. Pnömoni geçirdikleri döneme ait rutin laboratuar bulguları, pnömoni ağırlık indeksleri ve toraks bilgisayarlı tomografi bulguları kaydedildi. Çalışmaya katılan hastalardan kalıtsal trombofili varlığını değerlendirmek için bir tüp kan alındı ve +4 derecede saklandı. Analiz gününde Tromboz paneli FII 20210 G>A (Protrombin), FV 1691 G>A (Leiden), MTHFR 677 C>T, MTHFR 1298 A>C ve PAI-1 4G/5G çalışmaları yapıldı. Bulgular: Olguların %37'si (n=37) erkek, %63'ü (n=63) kadındı. Olguların yaş aralığı 27-84 yıl ve ortalaması 57.04 ± 12.68 yıldı. Çalışmaya alınan olguların %65'inde ek hastalık mevcuttu. Bunlardan en sık saptanan ek hastalık hipertansiyon (%37) olup, bunu sırasıyla diyabetes mellitus (%31), kalp hastalığı (%24) ve astım (%11) takip etti. Olgularda Faktör V-Leiden heterozigotluğu %16, protrombin heterozigotluğu %7, PAI-1 4G/4G mutasyonu %19, PAI-1 4G/5G mutasyonu %48, MTHFR 677 heterozigotluğu %45, MTHFR 677 homozigotluğu %6, MTHFR 1298 heterozigotluğu %42, MTHFR 1298 homozigotluğu %14 olarak saptandı. Faktör V-Leiden homozigotluğu ve protrombin homozigotluğu izlenmedi. Olguların klinik ağırlıklarına göre kalıtsal trombofili özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık izlenmedi (p>0.05). Ancak olguların 1'i dışında tüm olgularda kalıtsal trombofili varlığı izlendi. Yapılan korelasyon analizinde; CURB-65 ve PSI arasında pozitif yüksek düzeyde ilişki, CURB-65 ve Toraks BT yaygınlık derecesi arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki, PSI ve Toraks BT yaygınlık derecesi arasında orta düzeyde pozitif anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Ancak kalıtsal trombofili ile CURB-65, PSI ve toraks BT yaygınlık derecesi arasında anlamlı korelasyon saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamıza alınan COVID-19 pnömonisi olan olguların hemen tamamında trombofiliye eğilim mevcuttu. Bu durumun COVID-19 pnömonisine risk oluşturduğu düşünülmüştür. Ancak kalıtsal trombofili varlığı olgu grupları arasında farklılık göstermemiştir. Bu durumun çalışmaya dahil edilen olgu sayısının kısıtlı olmasıyla ilişkili olabileceği düşünülmüştür. Bununla birlikte kalıtsal trombofili ile pnömoni ağırlık göstergeleri olan CURB-65, PSI ve toraks BT'de yaygınlık derecesi arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Kalıtsal trombofili, COVID-19, pnömoni, pnömoni ağırlığı