The efficacy of Cognitive-Behavioral Therapy (CBT) and Acceptance and Commitment Therapy (ACT) in mitigating the effects of emotional abuse among Turkish women: An experimental design study


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, PSİKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: GYULNAZ NASUF HALIL

Danışman: Hüdayar Cıhan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, duygusal istismara maruz kalan Türk kadınlarının iyi oluşunu artırmak amacıyla Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Kabul ve Kararlılık Terapisi'ne (KKT) dayalı bir müdahale programı geliştirmiş ve uygulamıştır. Müdahale; duygusal istismarı (uygulama ve maruz kalma boyutları) ve algılanan stresi azaltmayı, aynı zamanda duygu düzenleme ve psikolojik iyi oluşu artırmayı hedeflemiştir. Müdahale içeriğini, yapısını ve değerlendirme prosedürlerini iyileştirmek amacıyla bir pilot çalışma (N = 24) gerçekleştirilmiştir. Ana rastgele kontrollü çalışmada (N = 60) katılımcılar müdahale veya bekleme listesi kontrol grubuna atanmıştır. Dokuz haftalık program, BDT stratejilerini KKT yöntemleri ile birleştirmiştir. Standart ölçüm araçları—Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği (CERQ), Çok Boyutlu Duygusal İstismar Ölçeği (MMEA), PERMA İyi Oluş Ölçeği ve Algılanan Stres Ölçeği (PSS)—ön test, son test ve iki aylık izleme aşamalarında uygulanmıştır. Müdahale grubunda, kontrol grubuna kıyasla uyumsal duygu düzenleme ve psikolojik iyi oluşta anlamlı düzeyde artış; algılanan stres ile duygusal istismar uygulama ve maruz kalma düzeylerinde ise anlamlı azalma gözlenmiştir. Bu etkilerin çoğu izleme aşamasında da korunmuştur. Sınırlılıklar arasında; küçük ve homojen (evli Türk kadınlarından oluşan) bir örneklem, öz-bildirim verilerine dayanma, kısa izleme süresi ve partner ya da klinisyen değerlendirmelerinin bulunmaması yer almaktadır. Klinik açıdan bulgular, yapılandırılmış, düşük maliyetli ve travma odaklı BDT–KKT programının, duygusal istismara maruz kalan kadınlarda duygusal iyileşme, psikolojik dayanıklılık ve ilişkisel sağlığı artırma potansiyelini ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, hem klinik hem de toplumsal ortamlarda uygulanabilir olup, önleme ve tedavi programlarına entegre edilme açısından umut vadetmektedir.