Akne Vulgaris Hastalarında İkinci Parmağın Dördüncü Parmağa Oranının (2D:4D) ve Otizm Puanlarının Sağlıklı Kontroller ile Karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Deri Ve Zührevi Hast. Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Sezin ÜNLÜ AÇIKEL

Danışman: GÖKNUR KALKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Akne vulgaris, pilosebase ünitenin multifaktöriyel kronik inflamatuvar bir hastalığıdır. Özellikle 15-17 yaş arası bireylerde sık görülmektedir. Akne vulgaris patogenezinde; androjen hormonlar önemli bir aracı olarak belirtilmekte olup, bu hormonlar sebase gland farklılaşmasını ve sebum sentezini etkilemektedir. Androjen hormonlara intrauterin dönemdeki maruziyet otizm ve otistik özellikler ile de ilişkilidir. Bu maruziyetin önemli bir göstergesi de 2D:4D oranıdır. Çalışmamızda androjenlerin akne etyopatogenezindeki önemli rolü ve akne hastalarında intrauterin dönemdeki artmış androjen maruziyeti verilerini doğrulamak amacıyla, akne vulgaris hastaları ile sağlıklı kontrollerin otistik özellikler ve 2D:4D oranı bakımından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı ayaktan tedavi ünitesinde yapılmıştır. Klinik olarak akne vulgaris tanısını yeni almış, 18-40 yaş arası 104 hasta ve 123 sağlıklı kontrol araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmacı tarafından sosyodemografik veri formu doldurulmuş ve parmak ölçümleri yapılmıştır. Otistik özellikler, bir öz bildirim ölçeği olan otizm anketi ile ölçülmüştür. Tüm katılımcılardan aydınlatılmış onam alınmıştır. Bulgular: Yapılan analizlerde erkek cinsiyette, 2D:4D oranları kadın cinsiyete göre anlamlı olarak düşük tespit edilmiştir. İkinci parmak dördüncü parmak oranı açısından, her iki el ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Her iki el için veriler incelendiğinde; hem her iki cinsiyette ayrı ayrı hem de tüm örneklemde yapılan değerlendirmede hasta ve kontrol grupları arasında, 2D:4D oranları açısından anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Ayrıca ortalama 2D:4D oranları açısından da, hem tüm örneklemde hem de kadın ve erkek cinsiyet ayrı ayrı değerlendirildiğinde hasta ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Otizm anketi puanları açısından hasta ve kontrol grupları arasında hem tüm örneklemde hem de cinsiyetler, ayrı ayrı incelendiğinde anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç: Bu çalışma sonucunda; daha önceki çalışmalarla nadiren ilişkisi ortaya konan akne ve 2D:4D oranları arasındaki bağlantı ile ilgili yeni veriler elde edilmiş; ayrıca daha önceden bağlantıları incelenmeyen akne ve otistik özellikler arasındaki ilişki ilk olarak incelenmiştir. Bildiğimiz kadarıyla, bu çalışma bugüne kadar akne ve otistik özelikler arasındaki ilişkiyi değerlendiren ilk çalışmadır.