Bilim ve Din Arasında Meşruiyet Alışverişinin Hermenötik Bağlamı


Aktay Y.

Kur'an ve Pozitif Bilim, İstanbul, Turkey, 27 April 2019, no.12, pp.15-54

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.15-54

Abstract

KURAMER’in  “Kur’an ve Pozitif Bilim” konulu sempozyumu 27 Nisan 2019 Cumartesi günü  İSAM Konferans Salonu'nda (Bağlarbaşı-Üsküdar, İstanbul) yoğun bir katılımcı kitlesinin refakatiyle gerçekleşti. İki oturum olarak gerçekleştirilen sempozyum Prof. Dr. Yasin Aktay’ın “Bilim ve Din Arasında Meşruiyet Alışverişinin Hermenötik Bağlamı” konulu açılış konferansıyla başladı. Din ile bilim arasındaki ilişki ya da ilişkisizlik üzerine dikkat çekici felsefi, sosyolojik ve teolojik değerlendirmeler içeren bu konferasından ardından ilk oturuma geçildi.

Prof. Dr. Celal Kırca tarafından yönetilen oturumda ilk olarak Prof. Dr. Şehmus Demir “Tarihte ve Modern Dönemde Bilimsel Tefsir” başllıklı tebliğini sundu ve bu tebliğde Kur’an’ı bilimsel açıdan yorumlama geleneğinin tarihî serencamını eleştirel bir yaklaşımla ortaya koydu. Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı ve Prof. Dr. Hayati Aydın tarafından müzakere edilen bu tebliğin ardından Prof. Dr. Veysel Güllüce “Destekleyenler ve Karşı Olanlar Açısından Bilimsel Tefsir” başlıklı tebliğiyle Kur’an’ın bilimsel verilerle yorumlanması konusunda iki farklı tavrın argümanlarını ortaya koydu. Bu tebliğin müzakeresi Prof. Dr. Necmettin Gökkır ve Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaya tarafından yapıldı.

Öğleden sonra başlayan ikinci oturumda ilk olarak Doç. Dr. Vehbi Başer “Ecnebî Bilgi Sistemleri Karşısında Uzlaşmacı Bir Tavır Olarak Bilimsel Tefsir Zihniyeti” başlıklı tebliğini sundu. Ufuk açıcı olarak nitelendirilebilecek bu tebliğin müzakeresi Prof. Dr. Erkan Yar ve Dr. Öğr. Üyesi Fatih Tiyek tarafından yapıldı. Sempozyumun “Bilimselci Kur’an Yorumlarının Genel Kritiği” başlıklı son tebliği Prof. Dr. Mustafa Öztürk tarafından sunuldu. Prof. Dr. Mehmet Dağ ve Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Akbaş tarafından müzakere edilen bu tebliğde Kur’an’ı pozitif bilimsel verilerle irtibatlandırarak yorumlama geleneğinin tarihsel, metodolojik, epistemolojik ve sosyolojik açılardan genel kritiği yapıldı.

Kur’an’ın bilimsel yorumuma ilişkin tebliğler ve müzakereler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, konunun “Bârika-i hakikat müsâdeme-i efkârdan doğar” sözünü hatırlatır tarzda iki farklı görüş ve anlayışın müsademesi şeklinde ele alındığı ve bu arada bilimselci yorumun Kur’an’ı pozitif bilimin tezkiyesine muhtaç hale getirip getirmediği gibi kritik soruların da önemli ölçüde cevabını bulduğu söylenebilir. Ayrıca sempozyumun sonunda şu şekilde ifade edilebilecek bir kanaatin ortaya çıktığından da söz edilebilir:

Kur’an’daki tüm ifadeler, ibret meyanında dış dünyaya yönelik tüm göndermeler hep bu temel hedefe yöneliktir. Başka bir ifadeyle, Kur’an’ın ifadeleri erekselcidir ve işlevi gereği öğüt, ibret, tavsiye kipindedir. Bu tür ifadelerin bilimsel önermeler gibi algılanması veya bilimsel önerme formuna dönüştürülmeye çalışılması, bizatihi Kur’an’ın varlık sebebine aykırı olduğu gibi bilimsel ve ahlâkî bir çaba da değildir. Doğası gereği her an değişim, dönüşüm ve yanlışlanma gibi ihtimallere açık olan bilimsel bilgi, Kur’an metninde bilimsellik içerdiği sanılan bir beyanın tefsiri sayıldığında, ilgili bilimsel bilgideki her değişim ve yanlışlanma Kur’an’daki beyanın da yanlışlanması anlamına gelir.

Kur’an’ın dil ve kavram dünyası ile bilimsel mantık ve metodoloji tamamen ayrı kompartımanlarda ele alınmalıdır. Ne var ki bilimselci yaklaşım bunun tam tersini yapmaktadır. Bu yüzden, Kur’an’da modern bilime ait bilgi ve bulguların muhtevi olduğu zannını temellendirmek adına herhangi bir bilimsel konuyla yakından uzaktan ilgisi bulunmayan ayetlerin sarih manaları alt-üst edilmekte, böylece Kur’an adeta yeniden yazılmış olmaktadır.


 

BİLİM VE DİN ARASINDA MEŞRUİYET ALIŞVERİŞİNİN

HERMENÖTİK BAĞLAMI

 

Prof. Dr. Yasin Aktay

27.04.2019, KURAMER

 

 

Bugünkü anlamıyla bilim modern dünyaya özgü bir düşünce ve bilgi edinme biçimini ifade ediyor. Tarih boyunca var olmuş bir biçimi değil bu. İçinde yaşadığımız dünyanın en geçerli bilgi yolu olduğu için diğer bütün bilgi edinme yollarına da hakim, onlar hakkında karar verici bir avantaj elde etmiş durumda. Ancak bu avantajın haksız bir avantaj olduğu daha derin sorgulamalarda açıkça görülüyor. Başka bilgi edinmenin bütün yolları üzerine tahakküm kurmuş olması onu hakikat iddialarında tek geçerli yol kılmıyor. Bu yolun insanlık tarihinde çok farklı bir tecrübenin kapılarını açmış olduğunda kuşku yok. Bu geçerlilik ve hakikat iddiasının sorgulandığı ve güçlü bir biçimde sarsıldığı bir felsefi düzey de vardır. Ondokzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen Geistesswissenchaften geleneği doğa bilimleri karşısında insan bilimlerinin pozitif bilimin felsefi temellerine dair güçlü kuşkular ortaya koydu. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen felsefi hermenötik ve postyapısalcı eleştirel çizgi ise bu eleştirel çizgiyi daha radikal noktalara taşıdı. Pozitif bilimin arkaplanında tasarlanan Kartezyen Rasyonel Öznenin bugün dinin çağrısı karşısında kendi tarihsel faniliğinden öte bir varlığı olmadığını göreceğimiz daha derin bir keşif dönemindeyiz. Bu döneme herkesin aynı ölçüde dahil olması, bu keşfe herkesin aynı şekilde muttali olması elbette beklenemez. 

Dinin pozitif bilimi geliştirmek veya onun iddialarını doğrulamak, onunla paralel olarak kendi meşruiyetini artırmak gibi bir derdi var mıdır? Dinin, veya hangi dinin, böyle bir meşruiyet kaygısı ne zaman olmuştur? Bugün kendi meşruiyeti sorgulanmakta olan pozitif bilimin dine aktaracağı fazladan bir meşruiyeti var mıdır? Bilimsel keşifler hangi şartlarda Allah’ın ayetleri olarak tecrübe edilir, hangi durumda insanın kibrinin ve istiğnasının bir tezahürüne dönüşür? Ayet ile ayete şahit olanın buluşma şartlarını anlamanın önemi nedir? Felsefi hermenötik neden metinden ziyade metni anlayana, ayetten ziyade ayeti yorumlayana odaklanan bir çizgide ilerler? Bu odaklanma bize bilim karşısında insanın veya dinin konumu hakkında neler söyler?

Bu sorular, bu konuşma esnasında bize rehberlik edecektir.