Yerel Konut Tipolojilerinde Afet Sonrası Mimari Esneklik ve Dirençlilik: Hatay Avsuyu Kırsal Mahallesi Örneği


Özel B. E., Ince B., Sancak N., Zıvalı T.

9. Kent Araştırmaları Kongresi, Ankara, Türkiye, 20 - 22 Kasım 2024, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinin Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde gerçekleşen depremler sonrasında Kahramanmaraş ili dışında yıkımdan en çok etkilenen ikinci il ise Türkiye Cumhuriyeti Strateji ve Bütçe Başkanlığının ortaya koyduğu verilere göre Hatay’dır. Hayat ilinin depremden en çok etkilenen ilçesi ise Antakya’dır. Avsuyu Kırsal Mahallesi Antakya merkeze 25 km uzaklıkla bulunan içerisinde yaklaşık 3000 konut bulunduran bir mahalledir. Antakya merkez ile karşılaştırıldığında depremden oldukça az etkilendiği görülen Avsuyu Kırsal Mahallesi’nin, bulunduğu konum itibariyle fay hatlarına olan uzaklığı, zemin yapısı, inşa edilen yapı tipolojilerine bağlı olarak depreme karşı dirençli bir davranış gösterdiği gözlemlenmiştir. Çalışmada Antakya ilçesine bağlı olan Avsuyu Kırsal Mahallesinde deprem sonrası Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde 17.02.2023 - 20.02.2023 tarihleri arasında gönüllü bir araştırmacı ekibinin gerçekleştirdiği hasar tespit çalışmaları esas alınmıştır. Çalışmanın amacı araştırmacı ekibin hasar tespit çalışmalarında yaptığı gözlem, tespit ve belgelemelere bağlı olarak Avsuyu Kırsal Mahallesinde bulunan ve deprem sırasında yüksek dayanıklılık, deprem sonrasında ise yüksek kullanışlılık gösterdiği gözlemlenmiş olan bir konut tipolojisinin mekansal ve sosyolojik açıdan incelenmesi, anlaşılması ve aktarılmasıdır. Bu amaçla, tipolojinin afet sonrası kullanıma uygunluğu, mekan ve fonksiyon esnekliğine odaklanarak anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında ele alınan yapılar hasar tespiti yapılan 98 konut ve 5 işyeri üzerinden incelenmiştir. İncelenen yapıların strüktürel açıdan kagir, betonarme ve iki yapım türünü aynı anda barındıran karma strüktür sistemlerine sahip oldukları görülmüştür. Bu strüktür sistemlerinin ve mekansal kullanım tipolojilerinin Antakya’nın geleneksel ve güncel konut tipolojileriyle benzerlikleri literatürde yapılmış çalışmalarla karşılaştırılmış ve analizler ortaya konulmuştur. Çalışma Antakya'daki yerel konut tipolojilerinin, afet sonrası mahrumiyet dönemlerinde mekansal, strüktürel ve sosyal dirençlilik açısından hangi potansiyelleri sunduğu, mevcut tipolojilerin afet sonrası kullanımda toplumsal rehabilitasyon süreçlerini ne oranda etkilediği sorularına cevap aramaktadır. 

According to data from the Presidency of Strategy and Budget of the Republic of Turkey, following the earthquakes that struck the Pazarcık and Elbistan districts of Kahramanmaraş province on February 6, 2023, Hatay was the second most severely impacted province after Kahramanmaraş. Within Hatay, Antakya was the district that suffered the most damage. Avsuyu, a rural neighborhood located 25 km from the center of Antakya, contains approximately 3,000 residences. Compared to Antakya’s urban center, Avsuyu was significantly less affected by the earthquake. This observed resistance to seismic impact is attributed to the neighborhood’s location, which is farther from fault lines, its soil structure, and the typology of buildings constructed in the area. This study is based on damage assessment work carried out by a volunteer research team under the Ministry of Environment, Urbanization, and Climate Change between February 17-20, 2023, in the Avsuyu rural neighborhood, Antakya district. The study aims to examine, understand, and document the spatial and sociological characteristics of a housing typology in Avsuyu that exhibited high resilience during the earthquake and remained highly functional in its aftermath. The research focuses on assessing the suitability of this housing typology for post-disaster use, particularly in terms of spatial and functional flexibility. The study covers 98 residential units and five commercial buildings subjected to damage assessment. The examined structures featured various structural systems, including masonry, reinforced concrete, and hybrid systems that combine both methods. Based on existing literature, these structural systems and spatial usage typologies were compared with traditional and contemporary housing types in Antakya. The research seeks to explore how local housing typologies in Antakya offer potential spatial, structural, and social resilience in post-disaster periods and how these typologies influence community rehabilitation processes after a disaster.