Moleküler Epidemiyoloji: Tanımı Ve Kullanım Alanları (Molecular Epidemiology: Definition And Usage Areas)


ARI O., ÖZTAŞ D., DURMAZ R.

GEVHER NESIBE JOURNAL OF MEDICAL & HEALTH SCIENCES, vol.7, no.16, pp.46-48, 2022 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

In parallel with the technological developments in the last 20 years, the emergence of new techniques and the reduction in costs, molecular methods have gained importance in health sciences. The science of epidemiology, which deals with the etiology, distribution and prevention of diseases seen in both individual and society, has also benefited from molecular methods, especially since the 90s. Thanks to this partnership, “Molecular Epidemiology” has emerged as a sub-branch, which applies epidemiological studies at the molecular and biochemical level. In addition to the traditional epidemiological objectives such as identifying genetic and environmental risk factors of diseases, detecting susceptible individuals, detecting infectious agents, their reservoirs and distribution, objectives such as developing molecular diagnostic methods, examining and preventing infectious diseases, and identifying possible genetic causes of chronic diseases are among the study areas of molecular epidemiology. Pulse Field Gel Electrophoresis (PFGE), Polymerase Chain Reaction (PCR) based methods, Multi-locus VNTR (Variable Number Tandem Repeat) Analysis (MLVA), Multi-locus Sequence Typing (MLST) and DNA sequencing-based techniques are frequently used in examining the etiology of infectious diseases. When investigating chronic diseases such as cancer, several biomarkers are also used. Especially in cases where traditional epidemiological approaches are not sufficient, molecular methods are often preferred and even used as the gold standard in the diagnosis and detection of some diseases.

Son 20 yıldaki teknolojik gelişmelere paralel olarak, yeni tekniklerin ortaya çıkışı ve maliyetlerdeki azalmalar sayesinde moleküler yöntemler sağlık bilimleri araştırmalarında önemli bir yer edinmiştir. Birey ve toplumda görülen hastalıkların etiyolojisini, dağılımını ve engellenmesini konu edinen epidemiyoloji bilimi de özellikle 90’lı yıllardan itibaren moleküler yöntemlerden faydalanmaktadır. Bu ortaklık sayesinde, epidemiyolojik çalışmaları moleküler ve biyokimyasal düzeyde uygulayan “Moleküler Epidemiyoloji” alt dalı ortaya çıkmıştır. Hastalıkların genetik ve çevresel risk faktörlerinin tespit edilerek duyarlı bireylerin saptanması, enfeksiyon ajanlarının tespiti, rezervuarları ve yayılması gibi geleneksel epidemiyolojik amaçlara ek olarak, moleküler tanı yöntemleri geliştirmek, enfeksiyon hastalıklarının incelenmesi ve önlenmesi, kronik hastalıkların muhtemel genetik nedenlerinin tespit edilmesi gibi amaçlar moleküler epidemiyolojinin çalışma alanına girmektedir. Enfeksiyon hastalıklarının etiyolojilerinin incelenmesinde Pulse Field Gel Electrophoresis (PFGE), Polymerase Chain Reaction (PCR) bazlı yöntemler, Multi-locus VNTR (Variable Number Tandem Repeat) Analysis (MLVA), Multi-locus Sequence Typing (MLST) ve DNA dizilemeye dayalı teknikler sıklıkla kullanılırken, kanser gibi kronik hastalıklar araştırılırken birçok biyobelirteç kullanılmaktadır. Özellikle geleneksel epidemiyolojik yaklaşımların yeterli olmadığı durumlarda moleküler yöntemler sıklıkla tercih edilmekte hatta bazı hastalıkların tanı ve tespitinde altın standart olarak kullanılmaktadır.