Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi, no.41, pp.213-224, 2019 (Peer-Reviewed Journal)
Mimari yapıların süslenmesinde kullanılan mozaikler antik dönemden günümüze değin
sürekli kullanılan vazgeçilmez mimari bir eleman olmuştur. Gerek sağlamlığı gerekse görsel
açıdan güzelliği ile ön planda olan mozaikler özellikle Roma döneminde Şanlıurfa’da
oldukça fazla yapılmıştır. Ancak buradaki mozaikler gerek sivil gerek resmi binalarda değil
mezarları süslemede tercih edilmiştir. Mozaiklerde daha çok ölen kişi ve ailesi tasvir
edilmiştir. Bunun yanında dini konuların ve mitolojik konuların da resmedildiği mozaikler
vardır. Şanlıurfa son yıllardaki Nekropol alanındaki kazılarda, üç kaya mezarının odalarının
tabanında mozaikler ele geçmiştir. Bu mozaikler, daha önce Şanlıurfa’da ele geçen 30’a
yakın mozaik ile yakın benzerlik göstermektedir. Bugüne kadar Şanlıurfa’da ele geçen
otuzun üzerinde mozaiğin büyük çoğunluğu Edessa Krallığı (M.Ö 2- M.S 3. yüzyıl)
dönemine aittir. Mozaiklerin bazıları yurt dışına kaçırılmış, bazıları tahrip edilmiş bazıları da
Şanlıurfa’da Halepli Bahçe mozaik müzesinde sergilenmektedir. Aile mozaiği yanında
geometrik desenlerin de yer aldığı bu mozaikler, yapıldıkları dönemin sosyal ve kültürel
özelliklerini yansıtmaktadırlar. Mozaikler üzerindeki yazıtlarda hem kişi isimleri hem de
tarihler yer almaktadır. Mozaiklerde, aile bireylerinin tümü bir arada gösterilerek, ölümde de
yaşamda olduğu gibi birbirlerine bağlı olduklarının mesajı verilmiştir. Edessalılar ölümün
aileyi birleştiriciliğine inanmakta ayrıca onların yeni bir başlangıca birlikte olarak karşılamak
gibi bir inanca sahip oldukları anlaşılmaktadır. Bu mozaikli mezarlar, yaşayanlarla ölenlerin
birleştiği, hayattaki yakın ya da yakınlar tarafından yaptırılan resimlerle ölen kişinin var
olduğu veya yaşatıldığı mekânlardır