Principles of administrative procedure are one of the important subjects of administrative law because of the fact that the general purpose of administrative procedure is to secure the rights and interests of the individual by ensuring that administrative actions are based on careful research and investigation. For this reason, the principles of administrative procedure are mostly addressed in the disciplinary law, which is carried out through investigations. However, the State Procurement Law No. 2886 and the Public Procurement Law No. 4734, which are themselves considered as procedural laws, should also include the guarantees provided by the principles of administrative procedure in administrative sanctions like the prohibitions from participating in tenders. Some of the principles of administrative procedure such as legality, individuality of penalties, application of the favourable law, proportionality, justification and indication of legal remedies have already been developed by case law or the scope of the principles of administrative procedure that are accepted as constitutional principles as in the principles of legality and proportionality has been expanded by case law. For this reason, it is important to examine how the administrative procedure principles are interpreted by the courts in the context of each administrative sanction. This study analyses how the 13th Chamber of the Council of State interprets the above-mentioned principles of administrative procedure in its decisions for the prohibition of tenders in concrete disputes subject to the case
İdari usul ilkeleri, idare hukukunun önemli konularından birisidir zira idari usulün genel amacının; idari işlemlerin dikkatli bir araştırma ve soruşturmaya dayanması suretiyle bireyin hak ve menfaatlerinin güvence altına alınması olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle de idari usul ilkeleri daha ziyade soruşturmalarla yürütülen disiplin hukuku özelinde ele alınmaktadır. Oysa bizatihi kendileri birer usul kanunu olarak kabul edilen 2886 sayılı sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda ihalelere katılmaktan yasaklama şeklindeki idari yaptırımlarda da idari usul ilkelerinin sağladığı güvencelerin muhataplarına tanınması gerekmektedir. Kanunilik, cezaların şahsiliği, lehe olan kanunun uygulanması, ölçülülük, gerekçe ve başvuru yollarının gösterilmesi gibi idari usul ilkelerinin bir kısmı ya yargı içtihatlarıyla belirlenmiştir ya da kanunilik ve ölçülülük ilkelerinde olduğu gibi anayasal ilke olarak kabul edilen idari usul ilkelerinin kapsamı yargı içtihatlarıyla genişletilmiştir. Bu nedenle idari usul ilkelerinin her bir idari yaptırım bakımından yargı yerlerince nasıl yorumlandığı önem arz etmektedir. Bu çalışmamızda Danıştay 13. Dairesi tarafından ihalelerden yasaklama işlemi ile ilgili verilen kararlarda sözü edilen idari usul ilkelerinin davaya konu somut uyuşmazlıklarda nasıl yorumlandığı ele alınmaktadır.