Bilig, no.100, pp.37-58, 2022 (SSCI, Scopus, TRDizin)
The chart showing all the members of the genealogy, starting from the farthest
ancestor of a person or family to him, is defined as the genealogy. These genealogies, called “Şejire” (шежіре) in Kazakh Turkish, are an important genre
in Kazakh oral literature, and have long been sung by representatives of oral
utterance tradition such as aqyn and zhyrau in oral tradition and delivered
to the present day, and today they have been substantially in written form.
Genealogies, although have undergone major changes when being verbally
transmitted from generation to generation, are one of the most important
sources of oral history. So much so that we learn many historical personalities
and events, Oghuz Khan for the beginning, which is of great importance in
Turkish history, from the so-called “Oghuznāma”. Kazakh genealogy is seen
to be particularly influenced by the works of Shajara-i Tarākima (Genealogy of
the Turkmens) by Abu al-Ghazi Bahadur Khan and Jāmiʿ al-tawārīkh (Compendium of Chronicles) by Rashīd al-Dīn Hamadanī. In this article, we will
focus on the genealogy tradition of Kazakh Turks and the perception of Turks
in genealogies linking the Kazakhs to the Turkish origin and the individuals
considered common among Turks will be tried to be pointed out.
Şecere, bir kişinin veya ailenin en uzak atasından başlayarak kendisine
kadar gelen bütün fertlerini gösteren çizelge, soyağacı olarak tanımlanmaktadır. Kazak Türkçesinde “Şejire” (шежіре) olarak adlandırılan, Kazak sözlü edebiyatında önemli bir tür olan şecereler, sözlü
gelenekte uzun yıllar jırav, akın gibi sözlü icra geleneğinin temsilcileri
tarafından söylenerek günümüze ulaştırılmış ve bugün büyük oranda
yazıya geçirilmişlerdir. Şecereler, her ne kadar sözlü olarak nesilden
nesle aktarılırken büyük değişikliklere uğramış olsa da sözlü tarihin en
önemli kaynaklarından biridir. Öyle ki Türk tarihi açısından büyük
önem arz eden Oğuz Kağan başta olmak üzere birçok tarihi kişiliği
ve olayları “Oğuzname” olarak adlandırılan şecerelerden öğrenmekteyiz. Kazak şecerelerinin de özelikle Reşîdeddin’in Cami’ü’t-Tevarih
ve Ebülgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Terakime adlı eserlerinden etkilendiği görülmektedir. Bu makalede Kazak Türklerinin şecerecilik
geleneği üzerinde durulacak ve köken olarak Kazakları Türk kökenine
bağlayan şecerelerdeki Türk algısı ve Türkler arasında ortak kabul
edilen şahsiyetler ortaya konulmaya çalışılacaktır.