The Reflections of Changing American Grand Starategy on Middle East


Yurteri H.

9. Türkiye Lisansüstü Çalışmaları Kongresi, Kocaeli, Turkey, 15 - 17 April 2021, vol.3, pp.511-530

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • Volume: 3
  • City: Kocaeli
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.511-530

Abstract

Dünyanın çeşitli bölgelerinde istikrarsızlıkların artması, Çin’in ekonomik bir güç olarak yükselişi, Avrupa başta olmak üzere çeşitli bölgelerde ‘neo-milliyetçi akımların’ güçlenmesi ve nihai olarak çok kutuplu bir dünya düzeni arayışının ‘yükselen güçler’ tarafından dile getirilmesi Soğuk Savaş’ın ardından dünya düzeninde hegemon bir güç olarak ortaya çıkan ABD’nin küresel rolünü sorgulanır hale getirmiştir. 21. yüzyıl ile birlikte tehditlerin çeşitlenmesi, başarısız devletlerin bölgelerinde oluşturduğu güç boşlukları, alternatif güç merkezlerinin yükselişi, terörizm ve ekonomik kriz ABD’nin ‘dünyanın jandarması’ (global gendarme) rolünü gözden geçirmesini gerekli kılmıştır. Bir başka deyişle ABD, algılamış olduğu tehditlere karşı gerek Irak ve Afganistan’da olduğu gibi gerçekleştirdiği askeri müdahalelerin gerekse de Asya-Pasifik bölgesinde olduğu gibi ‘bölgesel dengeleme’ girişimlerinin ekonomik maliyetinin yadsınamayacağı bir konjonktür ile yüzleşmek durumunda kalmıştır. Özellikle son dönemde Vaşington’daki karar verici elitlerin Vaşington’ın politikaları hakkında birbiriyle çelişen ifadeler kullanması ve Vaşington’ın karar verme mekanizmasındaki aktörlerin birbirleriyle uyumsuz görüntüsü sebebiyle ABD’nin Ortadoğu politikalarını anlamak, anlamlandırmak ve yorumlamak da problemli bir hal almıştır. Lider odaklı çalışmalar ABD’nin Ortadoğu politikasını Trump’ın liderlik tarzıyla ilişkilendirirken, iç güç dengesine odaklanan çalışmalar karar verme mekanizmasındaki aktörlerin rekabeti ile bağdaştırmaktadır. Söz konusu çalışma ise Amerika Birleşik Devletleri’nin sistematik anlamda bir değişimi tercih ettiğini ve grand stratejisinde değişikliğe giderek ‘kıyı-dışı dengeleme’ stratejisini benimsediğini iddia etmektedir. Ancak bu strateji, ABD’nin alışılagelmiş küresel rolünü sorunsallaştırmış ve geleneksel müttefiklik ilişkilerinin yeniden kurgulanmasını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla dış politika anlayışının temelinde gerçekleşen bu dönüşüm Türkiye gibi geleneksel ve stratejik müttefiklerin beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Söz konusu strateji çerçevesinde ABD’nin alışılagelmiş pozisyonu ve savunmakta olduğu liberal normlarla çelişen görüntüsü anlamlandırılabilecektir. Bu çalışma, Türkiye-ABD ilişkilerindeki ayrışmanın sistem düzeyinde analiz edilmesini önermektedir. Bu çalışmanın temel odak noktası sistematik değişimlerin, yeni küresel eğilimlerin ve jeopolitik dönüşümlerin Türkiye-ABD ilişkileri ve ABD’nin Ortadoğu politikası üzerindeki etkisini anlamlandırmaya çalışmaktadır. Böylece mevcut çalışmalardan farklı olarak, mikro ölçekli bir bakış açısı ile bölgesel ve yerel dinamikler gözetilerek ele alınan gelişmelere sistemsel bir yorum getirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, bu çalışmada, ABD'yi kendi grand stratejisinde değişiklik yapmaya zorlayan faktörlerin neler olduğu ve ABD'nin neden kıyı-dışı dengeleme stratejisine ihtiyaç duyduğu analiz edilecektir.