A Milestone in International Environmental Law: The Aarhus Convention (The full proceedings book of the 4th International Necmettin Erbakan University Law Congress)
Presentation, pp.278-293, 2024
- Publication Type: Other Publication / Presentation
- Publication Date: 2024
- Page Numbers: pp.278-293
- Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes
Abstract
1998 tarihli Çevresel Konularda Bilgiye Erişim, Karar Vermede Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi, yaygın olarak bilinen adıyla Aarhus Sözleşmesi, uluslararası çevre hukukunun gelişiminde en önemli dönüm noktalarından biridir. Birleşmiş Milletler eski Sekreteri Kofi Annan’ın belirtiği üzere, bölgesel bir sözleşme olmasına rağmen Aarhus Sözleşmesi’nin küresel düzeyde bir etkisi oluşmuştur. Bireylerin çevreye ilişkin karar alma süreçlerine katılımlarını amaç edinen Aarhus Sözleşmesi’ne taraf olan toplamda 47 devlet bulunmaktadır. Sözleşme’yi 1998 yılında Avrupa Birliği de imzalamış ve birlik düzeyinde uygulama kararı almıştır. Sözleşme’nin önemi, karar alma süreçlerine katılımı garanti altına alan ilk bağlayıcı belge olmasından kaynaklanmaktadır. Uluslararası çevre hukukunda çevrenin korunması hususunda iki temel koruma metodu bulunmaktadır: bunlardan birincisi esasa ilişkin korumadır. Çevreye verilen zararın insan hakkı ihlaline yol açtığı durumlarda uluslararası çevre hukuku ile uluslararası insan hakları hukuku arasındaki girift ilişki tezahür eder ve esasa ilişkin koruma etkinleşir. İkinci koruma metodu ise usule ilişkindir. Usule ilişkin koruma, çevre hususunda karar alma süreçlerini ilgilendirmektedir. Örneğin, ifade özgürlüğü, bilgi alma hakkı, karar alma süreçlerine katılım hakkı ve erişim hakkı gibi haklar bu kapsamda değerlendirilmektedir. Aarhus Sözleşmesi, çevrenin korunması konusunda usule ilişkin koruma sağlamaya yönelik bir metindir. Çevreye ilişkin herhangi bir karar alınmadan önce, kamu yararı gereği, bu kararın şeffaf bir şekilde ve vatandaşların da katılımı ile alınması Sözleşme’nin temel gayesidir. Ayrıca, çevreye ilişkin kararlara vatandaşların katılımının sağlanması çevreye verilebilecek geri döndürülmez zararların ortaya çıkmasını engelleyecektir. Bu bakımdan Aarhus Sözleşmesi’nin zararın ortaya çıkmasını önleyici (preventive) bir yaklaşıma sahip olduğu ileri sürülebilir. Bu sunum kapsamında Aarhus Sözleşmesi, “çevre demokrasisi”nin sağlanması için önemli bir adım olarak değerlendirecektir. Sunumda, Aarhus Sözleşmesi’nin amacı, temel prensipleri ve en önemli maddeleri ele alınacak ve bu Sözleşme’nin uygulamada yarattığı etki tartışılacaktır. Farklı devletlerin Aarhus Sözleşmesi’ni nasıl uyguladıkları ve yorumladıkları örnekler ile ele alınacaktır. Ayrıca Aarhus Sözleşmesi’nin yargı kararlarını ne yönde etkilediği de incelenecektir. Sunum, literatürümüzde yeterince ele alınmamış olan bu Sözleşme hakkında farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.