The Issue Of The Aegean Islands In The Lausanne Conference: An Assessment From The Perspectıves Of Dıplomatıc Negotıatıon, Security And Internatıonal Law


Creative Commons License

Önal T.

4. Uluslararası Gaziantep Bilimsel Araştırmalar Kongresi, Gaziantep, Turkey, 30 - 31 August 2025, pp.525-532, (Full Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Gaziantep
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.525-532
  • Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
  • Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes

Abstract

The Lausanne Conference (1922–1923) was a critical diplomatic process that not only formalized Turkey's independence and sovereignty in the international arena but also determined the status of the Aegean Islands. This study aims to evaluate the treatment of the Aegean Islands issue in the Treaty of Lausanne from the perspectives of diplomatic negotiations, security concerns, and international law. During the conference, the future of the Aegean Islands was a major point of contention, particularly between Turkey and Greece. Strategic importance, military security concerns, and demographic factors played decisive roles in the negotiations. Under the Treaty of Lausanne, the Eastern Aegean Islands (Lesbos, Chios, Samos, and Ikaria) were ceded to Greece but with the condition of demilitarization. Additionally, the status of islands remaining under Turkish sovereignty (Gökçeada and Bozcaada) and those transferred to Italy (the Dodecanese) was also established. This study examines how the decisions taken at Lausanne continue to influence contemporary Aegean disputes within the framework of international law. In particular, Greece’s militarization of the islands and its efforts to expand territorial waters contradict the provisions of Lausanne and escalate regional tensions. Moreover, differing interpretations of the treaty play a significant role in ongoing diplomatic disputes between Turkey and Greece. In conclusion, the decisions regarding the Aegean Islands in the Treaty of Lausanne remain relevant both historically and legally. This study adopts a multidimensional approach to the issue, offering insights into regional stability and international law.

Lozan Konferansı (1922-1923), Türkiye’nin bağımsızlığını ve egemenliğini uluslararası alanda tescil eden, aynı zamanda Ege Adaları’nın statüsünü belirleyen kritik bir diplomatik süreçtir. Bu çalışma, Lozan Antlaşması’nda Ege Adaları meselesinin nasıl ele alındığını diplomatik müzakereler, güvenlik kaygıları ve uluslararası hukuk perspektifleri üzerinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Konferansta, Ege Adaları’nın geleceği özellikle Türkiye ile Yunanistan arasında yoğun tartışmalara konu olmuştur. Adaların stratejik önemi, askeri güvenlik endişeleri ve nüfus yapısı gibi faktörler müzakerelerde belirleyici rol oynamıştır. Lozan Antlaşması’yla, Doğu Ege Adaları (Midilli, Sakız, Sisam ve Nikarya) Yunanistan’a bırakılmış, ancak silahsızlandırılması koşulu getirilmiştir. Bunun yanında, Türkiye’nin egemenliği altında kalan adalar (Gökçeada ve Bozcaada) ile İtalya’ya devredilen Oniki Adalar’ın statüsü de belirlenmiştir. Çalışmada, Lozan’da alınan kararların günümüzdeki Ege anlaşmazlıklarına etkisi uluslararası hukuk bağlamında incelenmektedir. Özellikle Yunanistan’ın adaları silahlandırması ve kara suları genişletme çabaları, Lozan hükümleriyle çelişmekte ve bölgesel gerginliği artırmaktadır. Ayrıca, antlaşmanın yorumlanmasına dair farklı yaklaşımlar, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diplomatik gerilimlerde önemli bir rol oynamaktadır. Sonuç olarak, Lozan Konferansı’nda Ege Adaları’na ilişkin alınan kararlar, hem tarihsel hem de hukuki açıdan güncelliğini korumaktadır. Bu çalışma, söz konusu meseleyi çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alarak, bölgesel istikrar ve uluslararası hukuk açısından öneriler sunmayı hedeflemektedir.