Japonya'nın Yapay Zeka Politikaları
in: Yapay Zeka ve Kamu Politikası: Ülke İncelemeleri, Elvettin AKMAN,Tuğçe BAYRAM TOPÇU,Aizat CHIFTCHI, Editor, Nobel Yayınevi, Ankara, pp.285-306, 2022
- Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
- Publication Date: 2022
- Publisher: Nobel Yayınevi
- City: Ankara
- Page Numbers: pp.285-306
- Editors: Elvettin AKMAN,Tuğçe BAYRAM TOPÇU,Aizat CHIFTCHI, Editor
- Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: No
Abstract
Dijital reform ve dijitalleşme kavramları özellikle Covid-19 salgını sonrası günümüz dünyasının en temel başlıklarından birini oluşturmaktadır. Ancak öngörülerin aksine kimi ülkeler mevcut teknoloji ve sanayi kapasitelerinin üstünde dijitalleşme performansı gösterebilirken teknolojisinin gelişmişliği ile nam salmış bazı ülkelerin de istenilen noktaya bir türlü ulaşamadığı görülmektedir. Bu durumun en bariz örneği ise Japonya’dır. İşbu çalışma Japonya’nın devasa teknolojik ve ekonomik büyüklüğüne rağmen günümüz dünyasının en temel gerekliliklerinden birisi olan ve devlet idaresi ile birçok kamusal hizmetin dijital mecralara taşınmasını amaçlayan ‘dijital reform’ noktasında istenilen ilerlemeyi kaydedememiş olmasının nedenlerini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Bu nedenlerin açıklanabilmesi ve daha da önemlisi doğru şekilde idrak edilebilmesi için Japonya hakkında belli düzeyde bilgi sahibi olunması gerektiği açıktır. Bu gerçekten hareketle çalışmanın ilk bölümü Japonya’nın kültürel özelliklerini şekillendiren kısa bir tarihçe ile başlamaktadır. Bu bölümde temel amaç Japonya’nın ‘nevi şahsına münhasır’ kültürünü şekillendiren etmenlerin okuyucuya aktarılmasıdır. Bu amaçla, öncelikle Japonya’nın kültürünü şekillendiren görece statik özellikleri üzerinde durulmuş ardından İmparator Meiji Dönemi ile başlayan çağdaşlaşma ve reform hareketlerinin İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan süreçte Japonya’yı nasıl etkilediği açıklanmıştır. Birinci “Japon Mucizesi”nin yaşandığı bu dönemin ardından savaştan büyük bir yıkım ile ayrılan Japonya kısa süre içerisinde mevcut eğitimli insan gücünü devlet desteği ile teknoloji ve sanayi atılımlarına kanalize etmesiyle birlikte teknoloji kopyalayan bir ülkeden teknoloji üreten bir ülke hüviyetine bürünmüştür. Bu dönem ikinci “Japon Mucizesi” dönemi olarak kabul edilmektedir. Tüm gelişmeler devlet, özel teşebbüs ve halkın istisnaî şekilde iş birliği içinde sürece katılması ile mümkün olabilmiştir. Ancak bir noktadan sonra endüstri odaklı bu iş birliğinin denkleme yapay zekânın da girmesiyle dijitalleşme yönünde yeniden inşa edilmesi gerekmiştir. Endüstrinin dijitalleşmesi bağlamında bu iş birliği anlayışı yine son derece etkili olmuş ve dünyaca bilinen teknoloji öncüsü kimi Japon firmaları ortaya çıkmıştır. 2000’li yılların başı ise endüstriyel alanda gerçekleşen olağanüstü gelişmelerin kamusal alana taşınması ve kamusal bir dijitalleşme ihtiyacının hissedilmeye başlandığı bir dönemdir. Aslında Japonya pek çok emsalinin aksine, dijitalleşmenin önemini ve ekonomik potansiyelini çok erken fark ederek kamusal reformlar yapma çalışmalarına başlamıştır. Ancak devletin tüm samimi çabalarına rağmen istenilen sonuca bir türlü ulaşılamamıştır. Bu çalışma istenilen sonuçlara ulaşılamamasında üç temel etken olduğunu belirtmektedir. Bu etkenler, bürokratik kültürün gösterdiği direnç, statik kültürel anlayış ve kamu bünyesinde yapay zekâ stratejileri ve dijital reformlar yapılmasına olanak sağlayacak iş gücü eksikliğidir. Bilahare nedenlerin daha iyi açıklanabilmesi için hem güncel veriler hem tarihsel gerçekler kullanılarak nedenler üzerinde tartışılmış ve bunların devletin arzu ettiği dijitalleşmeyi nasıl zorlaştırdıkları gösterilmiştir. Son olarak Covid-19 pandemisi sırasında, Japonya’nın yaşadığı sıkıntılar üzerine odaklanılmış, Shinzo Abe sonrası dönemin ilk başbakanı olan Yoshihide Suga’nın gündeme getirdiği ve kanunlaştırdığı Dijital Ajans’tan ne umulduğu ve nasıl bir yol haritası takip edilmek istendiği açıklanmıştır. Sonuç olarak her ne kadar toplum direnç gösterse de Covid-19 pandemisi Japonya için toplumun mevcut alışkanlıklarının değişmesi ve internet kullanımına alışması açısından bir fırsat doğurmuştur. Bu gerçekten hareketle, hükümetin aktif adımlar atma konusundaki kararlılığı ve yetişmiş iş gücü ihtiyacını gidermeye yönelik kapasitesi düşünüldüğünde, bürokrasinin gösterdiği direnç de kırılabilirse Japonya’nın yirmi yıldan uzun süren dijital reformunu tamamlayabileceği değerlendirilmektedir.