Dijitalleşme ve İnsan Hakları: Din ve vicdan Özgürlüğüne Yönelik Fırsatlar ve Tehditler
Uluslararası Güvenlik Sempozyumu: 1923'ten 2023'e Türkiye Yüzyılında Güvenlik Perspektifi, Ankara, Türkiye, 8 - 09 Mayıs 2024, ss.238-239, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.238-239
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Dijitalleşme ve İnsan Hakları: Din ve Vicdan Özgürlüğüne Yönelik Fırsatlar ve Tehditler
Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte dijitalleşmenin insan haklarına yönelik etkileri konusunda yeni tartışmalar ortaya çıkmıştır. Bu tartışmalar arasında, din ve vicdan özgürlüğü hakkı başta olmak üzere bireylerin çevrimdışı olarak sahip olduğu insan haklarının çevrimiçinde de korunması önemli yer tutmaktadır. Dijital araçların, din ve vicdan özgürlüğünün baskı altına alınması, nefret söylemi amacıyla kullanılması, genellikle farklı dini grup mensuplarını karalayan ve onları hedef alan dezenformasyon kampanyaları, çevrimiçi insan haklarının ihlal edilmesine yol açmaktadır. Özellikle sosyal medya ve yeni dijital teknolojiler, bir taraftan insan haklarının temel ve evrensel prensipleri arasında yer alan din ve vicdan özgürlüğü alanını genişletmek için fırsatlar sunarken, diğer taraftan bu yeni araçların tarafsız olmamasından ve sosyal ilişkileri değiştirip dönüştürmek için kullanılmasından kaynaklanan tehditler yönetimlerin baş etmesi gereken bir sorun alanı olarak belirmektedir. Dini aşırılık, terörizm ve şiddetle nasıl mücadele edileceği hakkındaki tartışmalar, bu durumun çözümü ile alakalı farklı fikirlere sahip gruplarda çatışma alanı ortaya çıkarma eğilimi göstermektedir. Bu durum, temel insan haklarından biri olan din ve vicdan özgürlüğünün geliştirilmesinin arka plana itilmesine sebep olmaktadır. Bu çalışmada, dijital alanda dini özgürlük ile radikalleşmeyi birbirine bağlayan nedensel mekanizmalar üzerinde durulmaktadır.
Din ve vicdan özgürlüğüne yönelik baskılar, din saikli şiddet veya terörizmle bağlantılı mıdır? Din ve vicdan özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, ters etki yaratarak radikalliğe karşı çıkabilecek esnek, hoşgörülü ve ılımlı yaklaşımları zayıflatmakta mıdır? Din ve vicdan özgürlüğünün desteklenmesi, demokratik değerleri benimsemiş, dini aşırılık ve terörizmle mücadele eden teopolitik yaklaşım ve hareketlerin de bu mücadelede sahaya çıkmalarını sağlayabilir mi? Öte yandan, sosyal medya platformlarının, radikal hareketleri besleyen ve kaynaklarını genişleten bir araç olarak, insan haklarının ihlal edilmesi, din ve vicdan özgürlüğünün baskı altına alınması amacıyla kullanılmasına karşı, din ve vicdan özgürlüğünü korumaya ve geliştirmeye yönelik kullanılması, daha toleranslı ve çatışmaların azaldığı bir dünya vizyonuna katkı sağlayacaktır. Zira dijital araçlar, din ve vicdan özgürlüğüne saygılı kitleler inşa edilmesinin yanı sıra radikalleştirme veya başkalarını şiddete teşvik etme yeteneklerine karşı mücadelede fırsatlar da sunmaktadır. Bu çalışmada, teknolojinin hukuka aykırı bir baskı aracı olarak değil, din ve vicdan özgürlüklerinin genişletilmesi ve dini radikalleşmeyi önleyici bir araç olarak öne çıkarılması vurgulanmaktadır. Ayrıca devletlerin, dini topluluklar da dâhil olmak üzere sivil toplum örgütlerinin, teknoloji şirketlerinin ve platformlarının, çevrimiçi din ve vicdan özgürlüğüne karşı tehditleri önleyici, insan haklarını ve özgürlüklerini genişleten hizmet şartlarını ve topluluk standartlarını uygulamadaki rolleri ele alınmaktadır. Teorik perspektif olarak insan hakları ve özellikle 2010’dan sonra yaygınlaşan “dijital din” (digital religion) çalışmaları ile Campbell’in teknolojinin dini ve sosyal şekillendirilmesi kavramlarından yararlanılacaktır. Böylece dijital din çalışmaları ile insan hakları perspektifi birleştirilerek literatüre katkıda bulunulması amaçlanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Dijitalleşme, Din ve Vicdan Özgürlüğü, İnsan Hakları
Digitalization And Human Rights: Opportunities For And Threats Against The Freedom Of Religion And Conscience
With the advancement of technology, new discussions have emerged about the effects of digitalization on human rights. Among these discussions, the protection of individual human rights online, especially the right to freedom of religion and conscience, carry an utmost importance. The suppression of freedom of religion and conscience, the use of digital tools for hate speech, and disinformation campaigns that often defame and target members of different religious groups lead to the violation of human rights online. While on the one hand, social media and new digital technologies, in particular, offer opportunities to expand the field of freedom of religion and conscience, which are among the fundamental and universal principles of human rights, on the other hand, the threats arising from the fact that these new tools are not neutral and are used to change and transform social relations are issues that arise as problem areas, which governments must deal with. Debates about how to combat religious extremism, terrorism, and violence tend to emerge as an arena of conflict, often between different groups that have varying ideas on this issue. This situation causes the development of freedom of religion and conscience, which is one of the fundamental human rights, to be pushed into the background. This study focuses on the causal mechanisms linking religious freedom and radicalization in the digital sphere.
Are crackdowns on freedom of religion and conscience linked to religiously motivated violence or terrorism? Do restrictions on freedom of religion and conscience have the opposite effect of weakening flexible, tolerant and moderate approaches that can oppose radicalism? Can supporting freedom of religion and conscience enable theo-political approaches and movements that embrace democratic values and fight against religious extremism and terrorism to mobilize in this struggle? Against the use of social media platforms as a tool that feeds radical movements and expands their resources, and for the purpose of violating human rights and suppressing freedom of religion and conscience, to use them to protect and develop freedom of religion and conscience would contribute to a world vision that will lead to a more tolerant world with fewer conflicts. Thus, digital tools not only offer opportunities to build audiences that respect freedom of religion and conscience, but also to combat their ability to radicalize or incite others to violence. This study emphasizes that technology is highlighted not as a tool of unlawful oppression, but as a tool to expand freedom of religion and conscience and prevent religious radicalization. In addition, it discusses the roles of states, nongovernmental organizations, including religious communities, technology companies and platforms, in implementing terms of service and community standards that prevent threats to online freedom of religion and conscience and expand human rights and freedoms. As a theoretical perspective, the paper uses studies on human rights and "digital religion", which have become widespread especially after 2010, and Campbell's concepts of religious and social shaping of technology. Thus, the aim is to contribute to the literature by combining digital religion studies with the human rights perspective.
Keywords: Freedom of Religion and Conscience, Human Rights, Digitalization