GAYRİMENKUL VE İŞTİRAK HİSSELERİ SATIŞINDAN DOĞAN ZARARLARIN VERGİLENDİRMEDE ADALET VE EŞİTLİK İLKELERİ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
Adalet Dergisi , cilt.2023, sa.70, ss.47-82, 2023 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 2023 Sayı: 70
- Basım Tarihi: 2023
- Doi Numarası: 10.57083/adaletdergisi.1285721
- Dergi Adı: Adalet Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.47-82
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Vergilerin kamu giderlerini karşılamada önemli role sahip olması yanında ekonomik ve sosyal etkileri de yadsınamayacak nitelikte önemlidir. Devletler de verginin bu fonksiyonlarını göz önüne alarak içinde bulundukları ekonomik ve siyasal duruma göre para ve maliye politikalarına yön vermektedirler. Bununla birlikte bazı sektörleri desteklemek, bir takım sosyal grupları korumak, belirli alanlarda üretimi artırmak ve/veya teşvik etmek amacıyla devletler alacağı vergilerin bir kısmından vazgeçebilmektedir. Muafiyet, istisna ve indirim olarak karşımıza çıkan bu uygulamalar vergilendirme ilkelerine uygun şekilde yapılmalıdır. Bu çerçevede kurumların mali yapılarını güçlendirmek ve bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerde daha etkin şekilde kullanılmasına imkân tanımak amacıyla gayrimenkul ve iştirak hisseleri satış kazancı istisnası düzenlemesi Kurumlar Vergisi Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının e) bendinde düzenlenmiştir. Kurumların sahip oldukları gayrimenkuller ve iştirak hisselerini elden çıkarmaları sebebiyle zarar etmeleri halinde bu zararın kurumun diğer kazançları üzerinden indirilemeyeceği aynı maddenin 3. fıkrasında belirtilmiştir. Ancak hem doktrinde hem de idarenin görüşleri ile yargı kararlarında bu konu farklı şekillerde yorumlanmıştır. Doktrinde farklı görüşlerin beyan edilmesi mükellefler açısından sorun teşkil etmezken idarenin ve yargı kararlarının kendi içinde tutarlı olmaması vergilendirme ilkelerinden adalet ve eşitlik ilkeleriyle de ters düşmektedir. Bu durum aynı zamanda mükellef haklarını ihlal edebilmektedir. Yüksek yargı organlarının aynı konuda çelişkili kararlarının olması Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilmiştir. Çalışmamızda da gayrimenkul ve iştirak hisseleri satış kazancı vergilendirme ilkelerinden adalet ve eşitlik ilkeleriyle de ters düşmektedir. Bu durum aynı zamanda mükellef haklarını ihlal edebilmektedir. Yüksek yargı organlarının aynı konuda çelişkili kararlarının olması Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilmiştir. Çalışmamızda da gayrimenkul ve iştirak hisseleri satış kazancı vergilendirme ilkelerinden adalet ve eşitlik ilkeleriyle de ters düşmektedir. Bu durum aynı zamanda mükellef haklarını ihlal edebilmektedir. Yüksek yargı organlarının aynı konuda çelişkili kararlarının olması Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da adil yargılanma hakkının ihlali olarak nitelendirilmiştir. Çalışmamızda da gayrimenkul ve iştirak hisseleri satış kazancı istisnasıyla ilgili genel düzenlemeler açıklandıktan sonra doktrindeki görüş farklılıkları yanında özellikle idarenin verdiği özelgelerle Danıştay kararları arasındaki farklılıklar çerçevesinde konu açıklanacaktır.
Anahtar kelimeler: İştirak hissesi satış kazancı istisnası- Gayrimenkul satış kazancı istisnası- Vergilendirmede adalet ve eşitlik ilkesi- Çelişkili yargı kararları- Özelgelerdeki farklılıklar
Taxes play a significant role in funding public expenditures, but their impacts on the economy and society are as crucial. By taking into account these tax functions, the states design their monetary and fiscal policies in accordance with their current economic and political circumstances. States, however, may forgo some of the taxes they will collect in order to support particular industries, protect certain social groups, boost and/or promote the production in specific areas. These applications, which take the form of exceptions, deductions, and exemptions, should be submitted in line with the taxation principles. In this context, the exemption from sales income of the real estate and participation shares is regulated in subparagraph e) of paragraph 1 of Article 5 of the Corporate Tax Law in order to strengthen the financial structures of institutions and to enable their associated values to be used more effectively in economic activities. Pursuant to the third paragraph of the same article, losses incurred by institutions as a result of selling their real estate and participation shares cannot be subtracted from the institution's other profits. However, this matter has been construed in various ways by the doctrine, the administration and the courts. Although the doctrine's proclamation of many points of view doesn't affect taxpayers, the administration's and the courts' internal inconsistency runs counter to the fairness and equality principles, which are among the principles of taxation. Taxpayer rights may also be violated in this circumstance. The Constitutional Court and the European Court of Human Rights have both stated that conflicting rulings by higher courts on the same matter constitute a violation of the right to a fair trial. After describing the general rules governing the real estate and participation share sales income exemption, this study explains this topic within the context of the differences in doctrine, particularly the discrepancies between administrative rulings and decisions made by the Turkish Council of State.
Keywords: Participation share sales income exemption, Real estate sales income exemption, The principles of fairness and equity in taxation, Opposing judicial interpretations, Contradictory tax rulings