Electrified Vehicle Adoption in Türkiye: Operational CO₂ Emissions, Economic Payback, and Consumer Perception


Creative Commons License

Ünal A. S., Erat Ö. Ö., Yeşilata B.

8th International Conference on Engineering, Natural and Social Sciences ICENSOS 2026, Konya, Türkiye, 6 - 07 Eylül 2026, ss.239-247, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Konya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.239-247
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İçten yanmalı motorlu araçlardan (ICEV) hibrit elektrikli araçlara (HEV) ve bataryalı elektrikli araçlara (BEV) geçiş süreci; teknik performans, kullanım kaynaklı emisyonlar, enerji maliyeti, ekonomik geri ödeme süresi, şarj altyapısı ve tüketici kabulü gibi unsurların eş zamanlı olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’deki beş temsili araç modeli (ticari bilgilerin doğrudan açıklanmasını önlemek amacıyla kısaltılmıştır) karşılaştırılmıştır: FE 1.4 Fire, RM 1.3 TCe, RC E-Tech Full Hybrid 145, TG T10X V2 RWD ve TA Model Y Long Range. Değerlendirme; araç performansı ve enerji/yakıt tüketim verilerinin yanı sıra, 469 gCO₂/kWh elektrik şebekesi emisyon faktörü kullanılarak gerçekleştirilen şebeke kaynaklı kullanım CO₂ emisyonu hesaplamasını, 50,85 TL/L benzin ve 2,58 TL/kWh konut tipi elektrik tarifesi esas alınarak yapılan ekonomik başa baş noktası analizini ve farklı markalara ait araçlara sahip 80 katılımcı ile gerçekleştirilen yapılandırılmış bir kamuoyu anketini kapsamaktadır. Hesaplanan dolaylı kullanım kaynaklı CO₂ emisyonları TG T10X için 89,5 gCO₂/km ve TA Model Y için 73,6 gCO₂/km olarak belirlenmiştir. Buna karşılık, egzozdan kaynaklanan doğrudan CO₂ emisyonları FE için 144 gCO₂/km, RM için 140 gCO₂/km ve RC HEV için 96 gCO₂/km’dir. Bataryalı elektrikli araç sahipliğinde ekonomik başa baş mesafesi yaklaşık 133.000 km olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların %68,8’i mevcut bataryalı elektrikli araç menzillerini günlük kentsel kullanım açısından yeterli bulmasına rağmen, menzil kaygısı %31,2 ile elektrikli araçların benimsenmesinin önündeki başlıca engel olmaya devam etmektedir. Katılımcıların %40,0’ı ise şarj altyapısının yaygınlaştırılmasını gerçekleştirilmesi gereken en önemli iyileştirme olarak değerlendirmiştir. Ayrıca katılımcıların %76,3’ü hibrit araçları uygun bir geçiş dönemi çözümü olarak görmektedir. Elde edilen sonuçlar, daha düşük kullanım kaynaklı emisyonların ve enerji maliyetlerinin araç elektrifikasyonunu desteklediğini; ancak yüksek satın alma maliyetinin telafi edilme süresi ile şarj altyapısına duyulan güvenin Türkiye’de elektrikli araçların benimsenmesinde belirleyici unsurlar olmaya devam ettiğini göstermektedir.

The transition from internal combustion engine vehicles (ICEVs) to hybrid electric vehicles (HEVs) and battery electric vehicles (BEVs) requires the simultaneous consideration of technical performance, operational emissions, energy cost, economic payback, charging infrastructure, and consumer acceptance. This study compares five representative vehicles in Türkiye (abbreviated to avoid commercial disclosure): FE 1.4 Fire, RM 1.3 TCe, RC E-Tech Full Hybrid 145, TG T10X V2 RWD, and TA Model Y Long Range. The evaluation combines vehicle performance and consumption data, a grid-adjusted operational CO2 calculation using 469 gCO2/kWh, an economic break-even calculation using 50.85 TL/L gasoline and 2.58 TL/kWh residential electricity, and a structured public survey with 80 vehicle owners of different brands. The calculated indirect operational emissions are 89.5 gCO2/km for the TG T10X and 73.6 gCO2/km for the TA Model Y, compared with direct tailpipe values of 144 gCO2/km for the FE, 140 gCO2/km for the RM, and 96 gCO2/km for the RC HEV. The break-even distance for BEV ownership is approximately 133,000 km. Although 68.8% of respondents consider current BEV ranges sufficient for daily urban use, range anxiety remains the leading adoption barrier at 31.2%, and 40.0% identify expansion of charging infrastructure as the most important improvement. In addition, 76.3% regard hybrid vehicles as a suitable interim solution. The results show that lower operational emissions and energy costs support electrification, but purchase-cost recovery and confidence in charging infrastructure remain decisive for adoption in Türkiye.