Potential Problems in Individual Applications to the Constitutional Court for Tax Disputes


Creative Commons License

Özyalçın Ö.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, vol.73, no.1, pp.593-620, 2024 (TRDizin)

Abstract

The Individual application option is a right guaranteed by the Constitution and the final point of the right to access to a court within the country, therefore it should be effective, accessible and regulations in this field must be clear. In this context; The basic requirement is that the legal regulations pertaining to the right to individual application are consistent within themselves. Consideration of current inconsistencies by the Constitutional Court can provide an interpretation approach in favor of fundamental rights and freedoms for future cases and prevent loss of rights. However, this approach will provide a temporary protection against the tardiness of the legislative process. Even if problems and deficiencies are tolerated in practice, legal regulations must be completely clear in a state of law. In Turkish law, tax regulations are not gathered under a single code and are scattered within the legislation. Due to this disorganization, gaps, and contradictions in the legislation emerge as an inevitable result. Considering and eliminating these deficiencies is important in terms of preventing the loss of rights.

Türk hukukunda, 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine Anayasa Mahkemesine başvuru imkânı olarak biçimlendirilen bireysel başvuru yolu, uygulanmaya başlandığı tarihten bu yana hak arama mekanizmalarının geliştirilmesinde önemli bir adım olarak nitelendirilmiştir. Bireysel başvuru, 1982 Anayasası ile güvence altına alınmış bir hak olmasının yanı sıra, mahkemeye erişim hakkının ülke içindeki nihai noktasını oluşturduğundan etkinliği, erişilebilirliği ve bu alandaki düzenlemelerin açıklığı büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, bireysel başvuru hakkına ilişkin hükümler içeren yasal düzenlemelerin kendi içinde yeknesak olması temel gerekliliktir. Olası belirsizliklerin Anayasa Mahkemesi tarafından göz önüne alınması, gelecek içtihatlar bakımından temel hak ve hürriyetler lehine yorum yaklaşımı sağlayarak hak kaybı yaşanmasını engelleyebilir. Ancak bu yaklaşımın dahi yasama sürecinin hantallığına karşı geçici bir güvence oluşturacağına şüphe yoktur. Bir hukuk devletinden beklenen, sorun ve eksikler uygulamada ne kadar tolere ediliyor olursa olsun yasal düzenlemelerin uygulamada bir toleransa ihtiyaç duyulmayacak biçimde netleştirilmesi olacaktır. Türk hukukunda vergi düzenlemeleri tek bir kanun altında toplanmamış olup mevzuat içinde dağınık durumdadır. Bu dağınıklık, tüm düzenlemelerin aynı anda göz önüne alınmasını zorlaştırdığı için mevzuat içi boşluk ve çelişkilerin oluşması kaçınılmaz bir netice olarak ortaya çıkmakta, bu aksaklıkların fark edilmesi hak kaybı yaşanmaması bakımından önem arz etmektedir.