DELİLİĞİN SOSYAL TEORİ BAĞLAMINDA İNCELENMESİ: ALTERNATİF BİR DELİLİK OKUMASI


Creative Commons License

AKÇAKAYA M. S.

Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, cilt.35, sa.0, ss.1-16, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu çalışma, sosyoloji tarihinde delilik olgusuna yönelik yaklaşımları ele almaktadır. Makalenin amacı, farklı teorik çerçeveler doğrultusunda deliliğin nasıl yorumlandığını ortaya koymak ve alternatif bir okuma modeli sunmaktır. Bu bağlamda, sosyoloji literatüründe delilikle doğrudan veya dolaylı olarak ilgilenen çalışmalar analiz edilerek her yaklaşımın bağlı olduğu sosyolojik paradigmalar açıklığa kavuşturulmuştur. Çalışmada farklı yaklaşımlar üç ana kategori altında incelenmiştir: İlk olarak, deliliğe yönelik muhafazakâr yaklaşımlar klasik veya makro sosyoloji ile ilişkilendirilmiştir. İkinci kategoride, deliliğe dair ılımlı yaklaşımlar mikro sosyoloji perspektifinden ele alınmıştır. Üçüncü kategoride ise radikal yaklaşımlar postmodern sosyal teori çerçevesinde analiz edilmiştir. Sonuç olarak her bir yaklaşımın kendine özgü avantaj ve dezavantajları olduğu görülmüştür. Daha dengeli bir alternatif okuma modeli oluşturmak için delilerin ve toplumun haklarının bir arada düşünülmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Delilik tanımının düşünsel bir temelden değil, bireylerin eylemlerine göre yapılması gerektiği belirtilmiştir. Toplumsal normlardan düşünsel sapmanın delilik için yeterli bir ölçüt olmadığı, bir kişinin deli olarak tanımlanabilmesi için eylemlerinin kamu güvenliğini tehdit etmesi gerektiği vurgulanmıştır.
This study examines approaches to the phenomenon of madness throughout the history of sociology. The aim of the article is to show how madness has been interpreted within different theoretical frameworks and to propose an alternative interpretation model. In this context, studies in the sociological literature that deal directly or indirectly with madness have been analysed in order to clarify the sociological paradigms on which each approach is based. The study categorizes different approaches in three main groups: first, conservative approaches to madness are associated with classical or macro-sociology. In the second category, moderate approaches to madness are discussed from a micro-sociological perspective. Finally, in the third category, radical approaches are analysed within the framework of postmodern social theory. It is concluded that each approach has unique advantages and disadvantages. It is emphasised that in order to form a more balanced and alternative model, the rights of both individuals diagnosed as mad and society. The definition of madness should not be based solely on intellectual grounds but should instead consider individuals’ actions. It is emphasised that intellectual deviance from societal norms is not a sufficient criterion to label someone as mad; instead, a person’s actions must pose a threat to public safety in order to be considered mad.