BİR ŞEHİR EFSANESİ OLARAK YEREL ÖZERKLİK
7. ULUSAL YEREL YÖNETİMLER SEMPOZYUMU, Ankara, Türkiye, 10 - 12 Aralık 2025, ss.161-162, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.161-162
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
1982 Anayasasının 127. Maddesi, mahalli idareleri; il özel idaresi, belediye ve köy şeklinde tahdidi olarak sayarak, sınırlandırmıştır. Mahalli ve müşterek nitelikteki ihtiyaçları yerine getirmekle mükellef bu bahsi geçen, yer bakımından yerinden yönetim kuruluşları kendilerini haiz kamu tüzel kişiliği sahibi olan yapılardır. Kamu tüzel kişiliğine sahip olmalarından mütevellit, bu kuruluşların, kendilerine özgü bütçeleri, personelleri ve malvarlıkları bulunmaktadır. Belirtilen özelliklerinden dolayı yerel yönetimler, devlet tüzel kişiliği altında bulunan kuruluşlara oranla daha fazla bağımsız karar alma yetkisine sahip, özerk kuruluşlardır.
Özerklik kavramı kamu hukuku doktrininde; siyasi özerklik, idari özerklik ve mali özerklik olmak üzere 3’lü bir tasnife tabi tutulmaktadır. Siyasi özerklik kavramı, uygulama itibariyle, federatif devletlere içkin bir kavram olmasından mütevellit bu çalışmanın kapsamı dışında bulunmaktadır. Kamu tüzel kişiliğinin de mütemmim cüzü olarak ifade edebileceğimiz, idari ve mali özerklik kavramlarının, yerel yönetimler özelinde neyi ifade ettiği ise bu çalışmanın özünü oluşturmaktadır.
Yerel özerklik kavramına sahip kuruluşlar ile kastedilen, herhangi bir makamın ön iznine tabi olmadan kararlar alma yetkisini haiz ve karar organlarının o coğrafyada yaşayan insanlar tarafından belirlendiği yapılardır. Ayrıca yerel özerklik; ilgili kuruluşun, kendi personel, malvarlığı ve bütçesinin bulunmasını da içeren, parasal kaynaklarının büyük çoğunluğunu kendisinin sağladığı ve ihtiyaçları doğrultusunda öz iradesi ile harcayabildiği mali boyutu da olan bir kavramdır. Ancak bu belirtilen hususlar bahsi geçen kuruluşlara sınırsız bir serbesti de sağlamaz. İdari teşkilata dahil birimlerin kamu hizmetlerini yerine getirirken bir bütünlük içerisinde hareket etmeleri gerekir.
Belirtilen durum, 1982 Anayasasının 123. Maddesinde, idare ilişkin anayasal ilkelerden biri olan “idarenin bütünlüğü” ilkesini şeklinde tezahür etmektedir. Bu bütünlüğü sağlayabilmek adına hiyerarşi ve idari vesayet adı verilen hukuki araçlar kullanılmaktadır.
Hiyerarşi; aynı tüzel kişilik içerisindeki, dikey bir ast-üst ilişkini ifade ederken, idari vesayet farklı tüzel kişilikler arasındaki denetim ve gözetim yetkisini içeren, yatay bir ilişkiyi anlatmaktadır. İdari vesayetin aksine, kendi içerisinde emir ve talimat verme yetkisini barındıran hiyerarşi, olağan mahiyette, mevzu hukukta düzenlenmeye ihtiyaç duymayan bir yetkidir. İdari vesayet ise istisnai bir yetki olmasından kaynaklı, kullanılabilmesi için mutlaka kanuni olarak düzenlenmeye ihtiyaç duymaktadır. Sadece hukukilik denetimini içeren idari vesayetten farklı olarak, hiyerarşide, hukukilik denetimin yanında bir işlem, eylem veya sözleşmenin rasyonelliği ve verimliliğinin de tartışıldığı yerindelik denetimi de bulunmaktadır. Ayrıca idari vesayetten farklı olarak, hiyerarşide emir ve talimat verme yetkisi de bulunmaktadır. İdari vesayet, anayasal manası itibariyle, merkezden yönetim kuruluşlarının, yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim ve gözetim yetkisini ifade etmekte olup yerel özerklik kavramının doğal ve hukuki sınırları ile doğrudan ilintilidir.
Bu çalışma idari vesayet ile idari özerklik kavramları arasındaki korelasyonu tartışmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla öncelikle özerklik kavramı belirtilerek, tasnifi yapılmıştır. Yerel özerklik kavramının asgari nitelikleri belirtilerek, idarenin bütünlüğü ilkesi ile ilişkisi açıklanmıştır. İdarenin bütünlüğünü sağlamak adına kullanılan idari vesayet ve hiyerarşi kavramları anlatılarak, farklılık ve benzerlikleri belirtilmiş, yerel özerkliğin normatif manada ontolojisi tartışılarak, idari vesayet kavramı ile olan ilişkisi özelinde bütüncül bir analiz yapılmaya çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Yerel Özerklik, İdarenin Bütünlüğü, İdari Vesayet, İdari Özerklik, Mali Özerklik.
Article 127 of the 1982 Constitution restricts local administrations by listing them as provincial special administrations, municipalities, and villages. These decentralized administrative bodies, responsible for fulfilling local and common needs, are public legal entities possessing their own legal personality. Due to their public legal personality, these organizations have their own budgets, personnel, and assets. Because of these characteristics, local governments are autonomous organizations with greater independent decision-making power compared to organizations under the legal personality of the state. In public law doctrine, the concept of autonomy is classified into three categories: political autonomy, administrative autonomy, and financial autonomy. The concept of political autonomy, being inherent in federative states in practice, is outside the scope of this study. The core of this study lies in understanding what the concepts of administrative and financial autonomy, which can be described as integral parts of public legal entities, mean specifically for local governments.
Organizations possessing local autonomy are those that have the authority to make decisions without being subject to prior approval from any authority, and whose decision-making bodies are determined by the people living in that geographical area. Furthermore, local autonomy is a concept with a financial dimension, encompassing the organization having its own personnel, assets, and budget, providing the majority of its monetary resources itself, and spending them according to its own will and needs. However, these points do not grant these organizations unlimited freedom. The units included in the administrative organization must act as a whole when performing public services.
This situation is manifested in Article 123 of the 1982 Constitution as the principle of "unity of administration," one of the constitutional principles relating to administration. To ensure this unity, legal tools called hierarchy and administrative oversight are used.
Hierarchy; While administrative supervision refers to a vertical superior-subordinate relationship within the same legal entity, it describes a horizontal relationship involving the power of control and oversight between different legal entities. Unlike administrative supervision, hierarchy, which inherently includes the power to issue orders and instructions, is a power that, by its nature, does not require regulation in statutory law. Administrative supervision, on the other hand, being an exceptional power, necessarily requires legal regulation for its use. Unlike administrative supervision, which only includes legality control, hierarchy also includes appropriateness control, where the rationality and efficiency of an action, deed, or contract are discussed alongside legality control. Furthermore, unlike administrative supervision, hierarchy also includes the power to issue orders and instructions. In its constitutional sense, administrative supervision refers to the power of control and oversight of centralized administrative bodies over local administrative bodies and is directly related to the natural and legal limits of the concept of local autonomy.
This study aims to discuss the correlation between the concepts of administrative supervision and administrative autonomy. For this purpose, the concept of autonomy is first defined and classified. The minimum characteristics of the concept of local autonomy are specified, and its relationship with the principle of administrative integrity is explained. The concepts of administrative supervision and hierarchy, used to ensure administrative integrity, are described, their differences and similarities are highlighted, and the normative ontology of local autonomy is discussed. A holistic analysis is attempted, focusing specifically on its relationship with the concept of administrative supervision.
Keywords: Local Autonomy, Administrative Integrity, Administrative Supervision, Administrative Autonomy, Financial Autonomy.