TİMOTHY MO’NUN EKŞİ-TATLI (SOUR SWEET) VE KAZUO ISHIGURO’NUN ÇOCUKLUĞUMU ARARKEN (WHEN WE WERE ORPHANS) ROMANLARINI EDWARD SAİD’İN ÖTEKİ KAVRAMI BAĞLAMINDA İNCELENMESİ
Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi (AKRA), cilt.10, sa.28, ss.227-242, 2022 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 10 Sayı: 28
- Basım Tarihi: 2022
- Doi Numarası: 10.31126/akrajournal.1117768
- Dergi Adı: Ankara Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi (AKRA)
- Sayfa Sayıları: ss.227-242
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışmanın amacı, İngiltere’de sömürgecilik sonrası edebiyat
yelpazesinde öne çıkan Timothy Mo’nun Ekşi-Tatlı
(Sour Sweet) ve Kazuo Ishiguro’nun Çocukluğumu Ararken (When We Were Orphans) romanlarını Edward
Said’in Oryantalizm (Orientalism) eserinde ele aldığı ‘ötekilik’ (otherness) kavramı bağlamında incelemektir. Çalışma boyunca söz
konusu romanların Edward Said’in Doğu ve Batı kavramlarının sadece insanlar
tarafından adlandırılan coğrafi bölgelerden ibaret olduğunu; bu bölgelerin her
ikisinin de bir tarihi, geleneği, düşüncesi, hayal gücü kelime hazinesi
olduğunu ve bu nedenle bu ikisi arasındaki ayrımın bir kurmacadan ibaret olduğu
iddiasını destekledikleri üzerinde durulmuştur. Eser incelemelerine geçmeden
önce İkinci Dünya Savaşı sonrası günümüzde emperyalizm olarak bilinen çağdaş
sömürgeciliğin tanımına ve ortaya çıkışına değinilerek eserlerin yazıldığı
döneme ilişkin gerekli bilgiler sunulmuştur. Ayrıca emperyalizmin etkilerinin edebiyata
ne şekilde yansıdığından bahsedilerek Edward Said’in bu bağlamdaki rolüne ve ‘oryantalizm’
tanımına yer verilmiştir. Daha sonra ilk olarak Çinli yazar Timothy Mo’nun Ekşi-Tatlı romanı daha sonra da Japon
yazar Kazuo Ishıguro’nun Çocukluğumu
Ararken romanı Edward Said’in ‘öteki’ kavramı bağlamında incelenmiştir.
İnceleme sonunda ‘sömürgecilik sonrası’ (postcolonial) yazarların sömürgecilik sonrası meselelere bakış
açıları birbirinden farklı olsa da kültürel kimlik ve ötekileştirmeden
kaynaklanan sorunlar ve ait olma isteğinin her iki romanda da yer aldığı sonucuna
varılmıştır. Ayrıca ister Doğulu ister Batılı olsun herkesin yaşadığı koşullara
göre kendini yaşadığı topluma ait hissetmeme duygusunu tecrübe edebileceği ve
bu nedenle bu hissin Batılıların iddia ettiği gibi sadece Doğululara has bir
his olmadığı sonucuna varılmıştır.