Algeria - France Relations in the Perspective of Financial History


Creative Commons License

Özyalçın Ö.

Maliye Çalışmaları Dergisi - Journal of Public Finance Studies, no.69, pp.163-185, 2023 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

Algeria is the largest country in Africa by surface area and has important Mediterranean ports and extremely rich natural resources. Its geopolitical location and strength of resource have made Algeria the cradle of different cultures and civilizations throughout history. The French occupation left bloody traces on the political and financial history of the country, and The French influence is still observable today in many areas, especially in the culture, language, and political structuring. Therefore, the history of the country and the people’s spirit of freedom need to be examined in order to Algeria’s current fiscal system. After the Algerian War of Independence, The Algerian State declared the goal of “developing the country by making it an industrial country by making maximum use of its natural resources and raising the welfare and cultural level of the people in this way”. (Erinç, 1993, s. 494-497) This aim indicates that the utilization of the country’s resources has been seriously delayed. All foreign-owned companies, industrial facilities, businesses, and agricultural areas had been nationalized for this purpose, and all economic and social planning and foreign trade, major industrial facilities, banks, credit institutions, transportation, communication equipment, and economic sectors are entirely under the control of the State of Algeria. Past experiences that had made Algeria’s national identity invisible have laid the groundwork for conservative policies nowadays in favor of state control.

Yüz ölçümü itibariyle Afrika’nın en büyük ülkesi olan Cezayir, önemli Akdeniz limanlarına ve son derece zengin doğal kaynaklara sahiptir. Jeopolitik konumu ve kaynak gücü Cezayir’i tarih sahnesinde birbirinden farklı kültür ve uygarlıkların beşiği kılmıştır. Yaklaşık 132 yıl süren Fransız işgalinin ise Cezayir’in gerek siyasi gerek mali tarihinde kanlı izler bıraktığı açıktır. Bugün hala kültür, dil ve siyasi yapılanma başta olmak üzere pek çok alanda Fransız etkisi gözlemlenebilmektedir. Dolayısıyla Cezayir’in mevcut mali düzenini anlayabilmek için ülke tarihinin ve halkın sahip olduğu özgürlük ruhunun mercek altına alınması gereği hasıl olmuştur. Nitekim Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nı takip eden süreçte devlet tarafından ilan edilen “ülkeyi sahip olduğu tabii zenginliklerden azami ölçüde faydalanarak bir sanayi ülkesi haline getirmek suretiyle kalkındırmak ve halkın refah ve kültür seviyesini bu yolla yükseltmek” hedefi ülkenin öz kaynaklarından yararlanılmasının ne kadar geciktirildiğine işaret etmektedir. Bu amaç doğrultusunda yabancılara ait bütün şirketler, sanayi tesisleri, işletmeler ve tarım alanları millîleştirilmiştir. Cezayir’de iktisadî ve sosyal alandaki bütün planlamalar ve dış ticaret, bütün büyük sanayi tesisleri, bankalar, kredi kurumları, ulaşım, iletişim araç ve gereçleri gibi ekonominin her sektörü tamamıyla devletin elindedir. Ulus kimliğini görünmez kılan geçmiş acı tecrübeler, günümüzde devlet kontrolünün lehine uygulanan muhafazakar politikalara zemin hazırlamıştır