Post-Disaster Interventions in Beirut's Historic Neighborhoods Adaptive Reuse Strategies


Bilici G. N., Şimşek C. F.

Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi, vol.15, no.1, pp.1-20, 2026 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 15 Issue: 1
  • Publication Date: 2026
  • Journal Name: Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi
  • Journal Indexes: Index Copernicus, Sobiad Atıf Dizini, Other Indexes
  • Page Numbers: pp.1-20
  • Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes

Abstract

This study examines the recovery processes carried out in Beirut’s historic neighborhoods after the Port of Beirut explosion on August 4, 2020, within the framework of adaptive reuse strategies, and aims to demonstrate that post-disaster interventions should not be limited to physical reconstruction but must also address tangible and intangible cultural heritage values, urban memory, and social resilience. The research is based on a qualitative and interpretive methodology shaped by values-based conservation theory, resilience theory, and memory studies. The neighborhoods of Gemmayzeh, Mar Mikhael, and Saifi were analyzed using a multiplecase study approach, with particular focus on the Mar Mikhael Train Station and the Sursock Museum to evaluate damage typologies, heritage values, and intervention strategies in a comparative manner. The data include damage assessment reports, international conservation documents, photographic and spatial documentation, and secondary literature. The originality of the study lies in its approach to adaptive reuse not only as a technical restoration tool but also as an ethical and ontological instrument in rebuilding identity, memory, and urban resilience after a disaster. In this way, the research framework includes not only the physical integrity of heritage but also its social continuity. The findings show that the explosion caused not only structural destruction but also social fragmentation, displacement, and cultural discontinuity, and that there is a clear tension between urgent emergency interventions and long-term goals of authenticity and integrity. The study also identifies a dynamic interaction between top-down institutional approaches and bottom-up local initiatives, and it highlights that the risk of gentrification increases when community participation is not properly ensured. The results indicate that adaptive reuse is a strong strategy that can respond to contemporary needs while protecting intangible heritage values and sustaining urban memory. Finally, the study suggests that community-based participation should be integrated into decision-making processes in post-disaster heritage areas, that international conservation principles must be adapted to local contexts, and that adaptive reuse can be a practical tool to support social cohesion and cultural continuity, contributing to both academic literature and professional practice.

Bu çalışma, 4 Ağustos 2020 tarihinde meydana gelen Beyrut Limanı patlamasının ardından Beyrut’un tarihi mahallelerinde yürütülen iyileşme süreçlerini uyarlamalı yeniden kullanım stratejileri bağlamında incelemeyi ve afet sonrası müdahalelerin yalnızca fiziksel yeniden inşa ile sınırlı kalmayıp kültürel mirasın somut ve somut olmayan değerleri, kentsel bellek ve toplumsal dayanıklılık boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, değer temelli koruma kuramı, dayanıklılık kuramı ve bellek çalışmaları çerçevesinde kurgulanmış nitel ve yorumsamacı bir yönteme dayanmaktadır; Gemmayzeh, Mar Mikhael ve Saifi mahalleleri çoklu örnek olay yaklaşımıyla analiz edilmiş, özellikle Mar Mikhael Tren İstasyonu ve Sursock Müzesi üzerinden hasar tipolojileri, miras değerleri ve müdahale stratejileri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Veri seti; hasar tespit raporları, uluslararası koruma belgeleri, fotografik ve mekânsal dokümantasyon ile ikincil literatür kaynaklarından oluşmaktadır. Çalışmanın özgünlüğü, uyarlamalı yeniden kullanımı yalnızca teknik bir restorasyon aracı olarak değil, afet sonrası kimlik, bellek ve kentsel dayanıklılığın yeniden inşasında etik ve ontolojik bir araç olarak ele almasına dayanmaktadır; bu yaklaşım, mirasın fiziksel bütünlüğü kadar toplumsal sürekliliğini de analiz çerçevesine dahil etmektedir. Araştırma bulguları, patlamanın yalnızca yapısal yıkıma değil, aynı zamanda toplumsal parçalanma, yerinden edilme ve kültürel süreksizliklere yol açtığını; acil müdahale gereklilikleri ile uzun vadeli özgünlük ve bütünlük koruma hedefleri arasında belirgin bir gerilim oluştuğunu göstermektedir. Yukarıdan aşağıya kurumsal yaklaşımlar ile yerel toplulukların aşağıdan yukarıya girişimleri arasında dinamik bir etkileşim bulunduğu, topluluk katılımının sağlanmadığı durumlarda ise soylulaştırma riskinin arttığı tespit edilmiştir. Uyarlamalı yeniden kullanımın, çağdaş gereksinimlere yanıt verirken somut olmayan miras değerlerini koruma ve kentsel belleği sürdürme potansiyeline sahip güçlü bir strateji olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları, afet sonrası miras alanlarında karar alma süreçlerine topluluk temelli katılımın entegre edilmesi gerektiğini, uluslararası koruma ilkelerinin yerel bağlama uyarlanmasının önemini ve uyarlamalı yeniden kullanımın sosyal bütünleşme ile kültürel sürekliliği destekleyen pratik bir araç olarak değerlendirilebileceğini ortaya koyarak hem kuramsal literatüre hem de uygulamaya yönelik çıkarımlar sunmaktadır.