UNUTURSUN İÇİN YANA YANA...ORMAN YANGINLARINDA HER YAZ SİLİNEN KURUMSAL HAFIZA


Karagenç G. K.

ASOS 12. ULUSLARARASI HUKUK SEMPOZYUMU, Konya, Türkiye, 12 - 15 Mayıs 2026, ss.677-679, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Konya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.677-679
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Yüzölçümü itibariyle %30’u ormanlık alan statüsüne sahip Türkiye coğrafyası her yıl özellikle Mayıs ve Kasım ayları arası orman yangınlarına sahne olmaktadır. 1937’den itibaren tutulmaya başlayan orman yangın istatistiklerine göre bu tarihten 2025 yılı sonuna kadar 2 milyon hektarın üzerinde ormanlık alan yanmış olup son 10 yıla dair istatistikler göz önünde bulundurulduğunda her yıl 30.000 hektarlık ormanlık alanın yandığı görülecektir. Ormanların kendini yenileyebilmesi için kullandığı doğal bir döngü olarak yangınların çıkması verili bir bilgi olsa da, günümüzde yaşanan vakalar bu olgunun oldukça ötesindedir. Ülkemiz özelinde yaşanan orman yangınlarının %90’ı, yanan ormanlık alanların ise %99’ı insan kaynaklı faaliyetlerden kaynaklanmaktadır. Orman yangınlarının önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması, söndürme çalışmalarının koordinasyonu ve sonrasındaki yanan alanların rehabilitasyon süreçlerine ilişkin eylemlerin planlanmasına ilişkin tartışmalar her yıl kendini tekrar edebilen bir şekilde yaşanmaktadır. Konu, yönetsel mahiyeti itibariyle doğrudan idare hukukunun görev alanında bulunmaktadır. Mevzu hukuk bağlamında bir değerlendirme yaptığımızda; 1982 Anayasasının “Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi” başlıklı 169. maddesi, ormanların korunması, gözetimi, yeni ormanların yetiştirilmesi bir görev olarak düzenlemiş ve yanan ormanlık alanlarda başka bir faaliyet yapılamayacağını, orman suçları ile alakalı af çıkarılamayacağını da hükme bağlamıştır. Orman yangınlarıyla alakalı temel görev ve yetkiler ise 8.9.1956 tarihli, 6831 sayılı “Orman Kanunu” ile orman idaresine verilmiş olup 15.07.2018 tarihli ve 4 Sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların

Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ihdas edilen “Orman Genel Müdürlüğü” bünyesindeki “Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı” koordinesinde yürütülmektedir. Konuya ilişkin kamuoyundaki tartışmalar arasında yer alan yerel yönetimlere ilişkin ise; “5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu”, “5393 sayılı Belediye Kanunu”, “5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu” ve “442 sayılı Köy Kanunu”’nda orman yangınlarıyla alakalı bahsi geçen mahalli idarelere doğrudan bir görev verilmediği sadece yangınlarda tali ve ikincil nitelikli olarak ilgili kuruluşlardan destek alınabileceği düzenlenmiştir. Benzer bir tartışmanın öznesi olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) da orman yangınlarına ilişkin doğrudan bir görevinin olmadığı belirtilmelidir. Mülki idare amirlerinin konuya ilişkin temel görevleri ise afet durumlarında koordinasyondan ibarettir. Karşılaştırmalı hukuk bağlamında bir değerlendirme yaptığımızda ise; orman yangınlarının yönetimine ilişkin Kara Avrupası örnekleri ile Anglosakson kültürde farklı uygulamaların bulunduğu görülmektedir. Ülkemiz gibi Akdeniz havzasında yer alan Fransa’da, orman yangınlarıyla mücadelede, merkezi planlamanın örgütlediği, yarı-askeri organizasyonların görev yaptığı görülmektedir. Benzer coğrafyada yer alan bir diğer ülke, İspanya’da ise askeri bir örgütlenme vasıtasıyla yangınlara müdahale edilmektedir. Anglosakson kültüre baktığımızda ise ABD özelinde, orman yangınlarına müdahalede 3 katmanlı bir yapı karşımıza çıkmaktadır. Orman yangınlarıyla alakalı; federal düzeyde planlama, eyalet düzeyinde koordinasyon ve yerel düzeyde müdahale sistemi bulunmaktadır. Orman yangınları ile sıklıkla karşılaşılan bir diğer ülke Avustralya’da ise kamu örgütlenmesinin yanında sivil toplum kuruluşları da aktif olarak müdahale çalışmalarına katılmaktadır. Bu çalışma orman yangınlarının önlenmesi ve müdahale çalışmalarına ilişkin yönetsel koordinasyonu normatif manada incelemeye çalışmaktadır. Bu bağlamda öncelilkle karşılaştırmalı hukuk bağlamında benzer coğrafyada yer alan ülke örnekleri incelenerek orman yangınlarını afet düzeyinde bir vaka olarak yaşayan ülkelerin yönetim süreçleri anlatılmıştır. Türkiye için, AFAD’ın koordinasyonda çatı kurum olarak öngörüldüğü, operasyonel yetkilerin ise mülki idare teşkilatları ile orman idaresi arasında paylaştırıldığı mevcut sorunları ortadan kaldırmayı amaçlayan alternatif bir model oluşturulmaya çalışılmıştır


Anahtar Kelimeler: Orman Yangınları, Orman Genel Müdürlüğü, Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı, Yerel Yönetimler, Afet ve Acil Durum Başkanlığı.

Turkey, with 30% of its land area classified as forested, experiences forest fires every year, particularly between May and November. According to forest fire statistics, which have been kept since 1937, over 2 million hectares of forest land have burned between that date and the end of 2025. Considering the statistics for the last 10 years, it can be seen that 30,000 hectares of forest land burn each year. While it is a given that fires occur as a natural cycle used by forests to regenerate themselves, the incidents we witness today go far beyond this. In our

country, 90% of forest fires and 99% of burned forest areas are caused by human activities. When we evaluate the issue within the context of law; Article 169 of the 1982 Constitution, titled "Protection and Development of Forests," regulates the protection and supervision of forests and the cultivation of new forests as a duty, and also stipulates that no other activity can be carried out in burned forest areas and that no amnesty can be granted for forest crimes. The fundamental duties and powers related to forest fires are given to the forest administration by the "Forest Law" No. 6831 dated September 8, 1956, and are carried out under the coordination of the "Department of Forest Fire Fighting" within the "General Directorate of Forestry," which was established by the Presidential Decree No. 4 dated July 15, 2018, concerning the Organization of Ministries, Affiliated, Related and Connected Institutions and Organizations and Other Institutions and Organizations. When we make an assessment within the context of comparative law, it is seen that there are different practices in Continental Europe and Anglo-

Saxon culture regarding the management of forest fires. In France, located in the Mediterranean basin like our country, it is observed that semi-military organizations, organized by central planning, are involved in combating forest fires. In Spain, another country in a similar

geographical location, intervention in fires is carried out through a military organization. Looking at Anglo-Saxon culture, particularly in the US, we see a three-tiered structure for responding to forest fires. This involves federal-level planning, state-level coordination, and a local-level response system. In Australia, another country frequently experiencing forest fires, civil society organizations actively participate in response efforts alongside public institutions. This study tries to examine the administrative coordination regarding forest fire prevention and

response efforts in a normative sense. In this context, first of all, in the context of comparative law, examples of countries in similar geography are examined and the management processes of countries that experience forest fires as disaster-level events are explained. An alternative model has been tried to be created for Türkiye, aiming to eliminate the current problems in which AFAD is envisaged as an umbrella institution in coordination and operational powers are shared between the civil administration organizations and the forest administration.


Keywords: Forest Fires, General Directorate of Forestry, Department of Forest Fire Fighting, Local Governments, Disaster and Emergency Management Presidency.