Was Imam Birgivī follower of Salafī Understanding or Māturīdī sect?


Creative Commons License

Demir A.

Balıkesirli Bir İslam Âlimi İmam Birgivî Uluslararası Sempozyumu, Balıkesir, Turkey, 19 - 21 October 2018, pp.66-67

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Balıkesir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.66-67

Abstract

Birgivī (Birgilī) Meḥmed Efendī (929–81/1523–73) was one of the Ottoman scholars who was known with his works and opinions both during his period and after his death. In addition to his character and scholarly personality, his books on Arabic grammar, especially ʿAwāmil and Iẓhār, al-Ṭarīqa al-Muḥammadiyya on morality and Islamic mysticism, and his works on Islamic law gained him a good reputation. His most notable side was that he prioritized religious, moral and social issues of this time and could boldly state his opinions and criticism over these issues. It is accepted that Birgivī is Ḥanafī in terms of fiqh and is Māturīdī in terms of ʿaqidah. In this assertion, Birgivī’s denominational identity has been discussed within the context of discursive topics in the book named al-Ṭarīqa al-Muḥammadiyya and the book named Dāmigha al-mubtadiīʾn, which was published in response to the former. Kalāmī opinions put forward and argued in al-Ṭarīqa alMuḥammadiyya and Dāmigha al-Mubtadiīʾn are compatible with the fundamental standpoints of Māturīdīyya. In this regard, it can be said that he adopted the Māturīdī religious approach. The scholarly sources that he utilized reveals his relationship with Ḥanafī-Māturīdī scholars. It is known that he addressed to Māturīdī theologian, Abū Isḥāq al-Ṣaffār alBukhārī (d. 534/1139) and to his work Talkhīṣ al-adilla li-qawāʿid altawḥīd by referring him as “Shaykh al-Imām al-Zāhid Hujjat al-Ḥaqq wa al-dīn Ibrāhīm b. Ismāīl al-Ṣaffār”. The chapter of al-Ṭarīqa alMuḥammadiyya, in which he pointed out that the views of some sects, such as Qadarriya, Kaysāniyya, Rāfiẓīs, Khawārij, Yazīdīs, Najjāriyya are acts of blasphemy, tally with the relevant chapter in Talkhīṣ al-adilla. Accordingly, it has been found out that one of the sources of Birgivī on Māturīdī discourse was Talkhīṣ al-adilla. However, the fact that he considered ʿIlm al-Kalām (Islamic Theology) among the disciplines that were forbidden in his disciplinary classification as “al-Maʾmūr biha (what is ordered)”, “Manhiyy ʿanha (what is forbidden)”, and “Mandūb ileyhā (which bring reward to the doer but lead not to punishment when omitted)” in al-Ṭarīqa al-Muḥammadiyya, and the fact that he claimed any redundant study on these discipline was forbidden does not comply with the Māturīdī understanding. His opinion towards this discourse is an understanding voiced by Bukhārā Ḥanafīs and differs from the religious understanding of Samarqand Ḥanafīs, Māturīdīs led by Abū Manṣūr alMāturīdī (d. 333/944). Therefore, defining the religious understanding of Birgivī as Salafī or Māturīdī is far from comprehensively explaining the situation. This paper seeks to evidence the argument that Birgivī did not adopt Salafī Understanding but he adopted Bukhārā Ḥanafīs, alias Faqīh Ḥanafīs (Jurist Hanafīs), which remains far from Islamic Theology, rather than Mutakallim Ḥanafīs (Theologian Hanafīs), which is represented by Māturīdīs. 

Birgivî Mehmed Efendi (ö. 981/1573), eserleri ve savunduğu görüşleri ile gerek yaşadığı dönemde ve gerekse vefatından sonra tanınan ve etkisi devam eden Osmanlı âlimlerinden birisidir. Başta el-ʿAvâmil ve İzhâr olmak üzere Arap grameri konusunda kaleme aldığı kitapları, ahlâk ve tasavvufa dair eṭ-Ṭarîḳatü’l-Muḥammediyye adlı eseri ve fıkha dair çalışmaları, onun yaygın bir şöhrete kavuşmasında etkili olmuştur. Ayrıca onun kişiliği ve ilmi şahsiyeti de tanınıp bilinmesinde etkilidir. Zira onun en dikkate değer yönü, kendi dönemindeki dinî, ahlâkî ve sosyal meselelere özel önem vermesi ve bunlarla ilgili şahsî görüşlerini ve tenkitlerini cesaretle ortaya koyabilmesidir. Birgivî’nin fıkıhta Hanefî, itikadî görüşleri itibari ile ise Mâtürîdî olduğu kabul edilmektedir. Bu tebliğde, Birgivî’nin eṭ-Ṭarîḳatü’l-Muḥammediyye adlı kitabı ile kendisine nisbetle yayımlanan Dâmiġatü’l-mübtedi‘în adlı eserde yer alan konular çerçevesinde mezhebi kimliği ele alınmıştır. eṭ-Ṭarîḳatü’lMuḥammediyye ve Dâmiġatü’l-mübtedi‘în adlı eserlerde öne çıkarılan ve savunulan kelâmî görüşler, Mâtürîdîliğin temel kabulleri ve görüşleri ile uyumludur. Bu açıdan onun Mâtürîdî mezhebine mensup olduğu düşünülebilir. İstifade ettiği ilmi kaynakları da onun Hanefî-Mâtürîdî âlimleri ile bağlantısını ortaya koymaktadır. Zira onun “Şeyh elİmâmü’z-Zâhid Hüccetü’l-Hak ve’d-Dîn İbrâhim b. İsmâil es-Saffâr” diye anarak Mâtürîdî kelâmcısı Ebû İshâk es-Saffâr’a (ö. 536/1139) ve onun Telḫiṣü’l-edille adlı eserine atıf yaptığı bilinmektedir. Özellikle eṭṬarîḳatü’l-Muḥammediyye’de yer alan Kaderiyye, Keysaniyye, Râfızîler, Hâricîler, Yezidiyye ve Neccâriyye gibi fırkaların bazı görüşlerinin küfrü gerektirdiğinin anlatıldığı bölüm, Telḫiṣü’l-edille’nin ilgili kısmı ile aynen örtüşmektedir. Buna göre Birgivî’nin Mâtürîdî kelâmına dair kaynaklarından birisinin Telḫisü’l-edille olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın eṭ-Ṭarîḳatü’l-Muḥammediyye’de yer verdiği “emrolunan”, “yasaklanan” ve “mendup olan” ilimler şeklindeki tasnifinde, kelâm ilmini yasaklanan disiplinler arasında sayması ve bu ilimle ilgili ihtiyaçtan fazla miktarda araştırma yapılmasının nehyedildiğini düşünmesi, Mâtürîdî din anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Onun kelâma karşı bu bakışı, Hanefîler içinde Buhara Hanefileri tarafından savunulan bir anlayıştır ve İmam Mâtürîdî’nin öncülüğünü yaptığı Semerkant Hanefileri veya başka bir ifade ile Mâtürîdîler tarafından benimsenen din anlayışından farklılık göstermektedir. Dolayısıyla Birgivî’nin mezhebini, kimliğini ve zihniyetini, Selefî veya Mâtürîdî olarak ifade etmek, durumu tam olarak açıklamaktan uzaktır. Bu tebliğde, onun Selefî din anlayışını değil Hanefiler içinde kelâma mesafeli duran Buhara Hanefîleri’nin din anlayışını, başka bir ifade ile Mâtürîdîlerce temsil edilen mütekkelim Hanefîliğine karşı fakih Hanefîliğini benimsediği tezi, temellendirilmeye çalışılacaktır.