KARMAŞIK MI, POLİTİK Mİ?: SOSYAL POLİTİKA ALANINDA KARMAŞIK SORUNLAR YAKLAŞIMINA BİR ELEŞTİRİ
TSBD 18. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi, Ankara, Türkiye, 24 - 26 Eylül 2025, ss.280-281, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.280-281
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Küreselleşme altında
ulusal politika yapımı süreçlerinin küresel aktörlerden ve süreçlerden
etkilenmesi kaçınılmazdır. Buna ek olarak, tüm insanlığı ilgilendiren iklim
değişikliği gibi çevre sorunlarının farklı ölçeklerde birbiriyle örtüşen çözüm
arayışlarına neden olduğu da bilinmektedir. Farklı paydaşları etkileyen,
belirsizlikle karakterize, çözümü kolay ve açık olmayan toplumsal sorunlar,
literatürde giderek yaygınlaşan bir biçimde, Rittel ve Webber (1973)’in
kavramsallaştırmasına referansla “karmaşık sorunlar” (wicked problems) olarak
adlandırılmaktadır. Özellikle politika yapımı alanında kimi sorunların bu
sınıflandırmaya dahil edilerek, çözümlerinin de bu karmaşıklığa denk gelecek
biçimde çok boyutlu olması gerektiği vurgulanmaktadır.
Bu çalışma, sosyal
politika alanına odaklanarak karmaşık sorunlar kavramsallaştırmasının ve
kullanıldığı farklı anlamlarının yol açtığı teorik açmazlara dikkat çekmeyi
amaçlamaktadır. Sosyal politika alanı doğası gereği karmaşıktır. Bu alanda
yapılan sınıflandırmalar, karmaşık sorun olarak tanımlananların dışında kalan
sorunların önemsizleşmesi sonucunu doğurmaktadır. Örneğin sürdürülebilirlik,
istihdamdan daha karmaşık bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. İkincil
planda kalan, karmaşık olmayan sorunların daha teknik bir yaklaşımla çözüme
ulaştırılabileceği varsayılmaktadır. Bunun da neoliberalizm altında halihazırda
oldukça yaygınlaşmış olan depolitizasyon uygulamalarının meşruiyetini artıran
bir rolü bulunmaktadır.
Ekonomi yönetiminin
siyasetten arındırılması, teknokratlaşma, toplumsal sorunların piyasa
rasyonalitesine paralel biçimde fayda-maliyet analizi ile çözülebileceği fikri,
neoliberalizm altında politika yapıcıların içselleştirdiği dinamikler olarak
karşımıza çıkmaktadır. Yeni kamu işletmeciliği gibi yaklaşımlarla devletin piyasa
rasyonalitesi doğrultusunda yeniden yapılanması da sözü edilen dinamiklere
zemin hazırlamaktadır. Yine yaygın kabul gören uygulamalardan olan yönetişim
gereği, karmaşık sorunlarda paydaşların çözüme dahil olması beklenmekte, ancak
paydaşların toplumsal bağlarından arınmış atomize aktörler haline gelebildiği
ölçüde katkıda bulunmaları mümkün olmaktadır. Bütün bu süreçler dikkate
alındığında, depolitizasyonun yalnızca teknik bir kavram olmakla sınırlı
olmadığını, siyasi mücadelelerin devre dışı bırakıldığı daha büyük bir dönüşüme
işaret ettiğini yeniden vurgulamak gerekmektedir.
Depolitizasyon,
karmaşık ya da değil, tüm sosyal politika alanlarının siyasi çatışmadan
bağımsız yönetilmesinin öngörülmesi anlamına gelmektedir. Bu çalışma, aslında oldukça
politik olan bu alanların siyaset dışına itilmesinde karmaşık sorun
kavramsallaştırmasının araçsallığını eleştirmekte, alternatif olarak politik
olanı yeniden tartışmaya açmayı hedeflemektedir.
Anahtar
Kelimeler: Sosyal
politika, karmaşık sorunlar, depolitizasyon, küreselleşme