Abū Ishāq Zāhid al-Saffār's Contributions to the Maturidite Kalām


Creative Commons License

Demir A.

Uluslararası Maturidilik Sempozyumu (Dünü, Bugünü ve Geleceği) Bildiriler, Simkent, Kazakhstan, 4 - 06 May 2015, pp.289-309

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Simkent
  • Country: Kazakhstan
  • Page Numbers: pp.289-309

Abstract

bū Ishāq Ibrahim b. Ismāil Zāhid al-Saffār al-Bukhārī (d. 534/1139) was one of the scholars of the Western Qarakhânids’period who followed the Kalām thought of Māturīdī. The contents of his works named Talkhīs al-Adilla li-Qawa’id al-Tawhīd and Risālah fī al-Kalām, his method in Kalām, and referencesto his works indicate that al-Saffārwas an important Maturidite theologian. In this study, his contributions tothe Māturīdite kalāmare examined. Findings: 1) Knowledge is the first issue in al-Saffār’s Kalām systematic. He improved al-Māturīdī’s knowledge theory to a systematic level. 2) He developed views of earlier Hanafī-Māturīdītheologians about the value of ‘aqland naql (the Qurʾān and Hadīth). This mentality, relying on the difference between the knowledge areas of ‘aqland naql becomes the basis of Mâturîdîtetheology. 3)Another important contribution of al-Saffârto Māturīdīte theology is to explain comprehensively the names of Allah in an alphabetical order and to introduce interpretations based on the divine names into the theological discussions. 4) He used rational arguments, apocalyptic evidence and semantic in order to explain and support his views. Being a model on using the semantic ideally is his the most significant contribution to the Māturīdite theology. 5) His growing up in Bukhārā and living a long time in exile in Marw provided al-Saffār the opportunity to learn the teachings of the Hanafī-Māturīdī School and the Ash’arite theology from the main sources, respectively. Thus, he did not use an accusatory tone in his assessments towards the Ash’arites. His works are among the resources through which Māturīdītes can learn the Ash’arites’ views without prejudice. 6) By adding a long introduction to Talkhīṣ about, importance, religious legitimacy and naming the field of Kalām, al-Saffār asserted that the Kalām should be learned. As the first Maturīdīte theologian, his effort to give a separate section in his book for the justification of Kalām supported the study of the field and development of Māturīdīsm among Hanafītes. Further analytical studies regarding his works will reveal his contributions to the field of Māturīdītetheology more precisely.

Ebû İshâk İbrâhim b. İsmâil Zâhid es-Saffâr el-Buhârî (ö. 534/1139), Ebû Mansûr el-Mâturîdî’nin kelâm anlayışını benimseyen Batı Karahanlılar dönemi âlimlerinden birisidir. Telhisü’l-Edille li-Kavâ’idi't-Tevhîd ve Risâle fi’l-Kelâm adlı eserlerinin içeriği, kullandığı yöntem ve görüşlerine yapılan atıflar, es-Saffâr’ın önemli bir Mâturîdî kelâmcısı olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, onun Maturidî kelâmına katkıları belirlenmeye çalışılmıştır. Ulaşılan tespitler şunlardır: 1) es-Saffâr’ın kelâm sistematiğinin ilk konusu, bilgidir. O, Mâturîdî’nin bilgi anlayışını açıklamış ve yaptığı katkılarla daha da sistematik bir seviyeye ulaştırmıştır. 2) es-Saffâr, kendinden önceki Mâturîdî kelâmcılarının akıl-nakil ilişkisi konusundaki görüşlerini benimsemekle kalmamış, daha da geliştirmiştir. Aklın ve naklin bilgi alanlarının farklılığına dayanan bu anlayış, Mâturîdî kelâmının esasını oluşturmaktadır. 3) Allah’ı isimlerini alfabetik sıra içinde oldukça ayrıntılı şekilde açıklaması ve kelâmî tartışmalara ilâhî isimlere dayanarak yorumlar getirmesi, Mâturîdî kelâmına bir diğer önemli katkısıdır. 4) Saffâr, görüşlerini temellendirirken ve savunurken aklî ve naklî delillerle birlikte günümüzde semantik olarak adlandırılan anlam bilimini de kullanmıştır. Semantiği en iyi şekilde kullanması ve bu konudaki örnekliği, Mâturîdî kelâmına en önemli katkısıdır. 5) Buhara’da yetişmesi ona Hanefî-Mâturidî din anlayışını; uzun süre Merv’de sürgün hayatı geçirmesi ise Eş’arî kelâmını temel kaynaklarından öğrenme imkân sağlamıştır. Bu sayede o, Eş’arîlere yönelik değerlendirmelerinde dışlayıcı bir dil kullanmamıştır. Onun eserleri, Maturidiler’in Eş’arî kelâmını önyargısız olarak öğrenebilecekleri kaynaklardan birisidir. 6) es-Saffâr, Telhis adlı eserine kelâm ilminin adlandırılması, önemi ve dinen meşruluğu konusunda uzun bir giriş ekleyerek bu ilmin öğrenilmesi gerektiğini savunmuştur. Kelâm savunusuna müstakil bir bölüm ayıran ilk Maturidî kelâmcısı olan Saffâr’ın bu gayreti, Hanefîler arasında kelâm ilminin öğrenilmesine ve Maturidiliğin gelişimine destek olmuştur. Eserleri üzerinde yapılacak analitik çalışmalar, onun bu alana katkılarını daha net olarak ortaya koyacaktır.