DEEPFAKE TEKNOLOJİLERİ VE ÇOCUKLARIN KORUNMASI: AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE’DE RİSK YÖNETİŞİMİNİN KARŞILAŞTIRMALI HUKUKİ ANALİZİ
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, sa.1, ss.1667-1714, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Dergi Adı: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1667-1714
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Üretken yapay zekâyla birlikte hızla gelişen deepfake teknolojileri; çocukların görüntü, ses ve benzeri diğer kimlik unsurlarının, kısa süre içerisinde gerçeğe çok yakın oranda manipüle edilebilmesini mümkün kılarak öncesinde karşılaşılmamış riskler yaratmaktadır. Bu yeni gelişmeler, geleneksel hukuki koruma mekanizmalarını zorlamakta; ceza hukuku, kişisel verilerin korunması ve çevrim içi platform yönetişimi alanlarındaki yapısal boşlukları görünür hâle getirmektedir. Bu makale, Türkiye’de çocuklara yönelik deepfake temelli zararları disiplinler arası ve karşılaştırmalı bir perspektifle inceleyen ilk kapsamlı hukuki çalışma olma niteliğini taşımaktadır. Makalenin temel argümanı, deepfake teknolojilerinin çocuk istismarının niteliğini köklü biçimde dönüştürdüğü ve Türkiye’nin parçalı ve tepkisel nitelikteki mevcut düzenleyici çerçevesinin çocukların üstün yararını korumada yetersiz kaldığıdır. Analiz dört aşamada ilerlemektedir: çocukların kırılganlığını artıran teknik ve toplumsal dinamikler ortaya konulmakta; dolandırıcılık, mahremiyet ihlali, siber zorbalık ve siber uşaklaştırma (grooming) gibi temel zarar kategorileri haritalandırılmakta; Avrupa Birliği’nin çok katmanlı düzenleyici mimarisi (Articial Intelligence Act, Digital Services Act, Violence Against Women Directive ve General Data Protection Regulation) değerlendirilmekte; son olarak Türkiye’deki anayasal hükümler, veri koruma rejimi, ceza hukuku doktrini ve çevrim içi platform yükümlülükleri incelenmektedir. Bulgular, özellikle sentetik çocuk görüntüleri, yüksek riskli veri işleme faaliyetleri ve çevrim içi platformlara yönelik proaktif/önleyici yükümlülüklerin bulunmaması bakımından normatif boşlukların varlığını ortaya koymaktadır. Makale sonuç itibarıyla, Türkiye bakımından uluslararası standartlarla uyumlu, çocuk odaklı bir yapay zekâ yönetişim modeline duyulan ihtiyacı vurgulayarak düzenleme ihtiyaçlarını göz önüne sermektedir.
Deepfake technologies, accelerated by generative artificial intelligence, have created unprecedented risks for children by enabling the rapid and highly realistic manipulation of their images, voices, and identities. These developments challenge traditional legal safeguards and expose structural gaps in criminal law, data protection, and platform governance. This article offers the first comprehensive legal study in Türkiye examining deepfake related harms against children through a multidisciplinary and comparative perspectives. It argues that deepfakes qualitatively transform the nature of child exploitation, rendering Türkiye’s fragmented and reactive regulatory framework insufficient to protect children’s best interests. The analysis proceeds in four steps: it identifies the technical and social dynamics that heighten children’s vulnerability; maps key harm categories such as fraud, privacy violations, cyberbullying, and grooming; assesses the European Union’s multilayered regulatory architecture, including the AI Act, the Digital Services Act, the Violence Against Women Directive, and the GDPR; and evaluates Türkiye’s constitutional provisions, data protection regime, criminal law doctrines, and platform obligations. The findings reveal persistent normative gaps, particularly concerning synthetic child imagery, high risk data processing, and the absence of proactive platform duties. The article concludes by outlining regulatory priorities for Türkiye, emphasizing the need for a child centric AI governance model aligned with international standards.