17’nci Yüzyıl Kadı Sicillerine Göre Patrikler Bağlamında Ermenilerin Hukuki Statüsü


Creative Commons License

Kılınç A.

YARGITAY DERGİSİ, cilt.45, ss.181-230, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 45 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: YARGITAY DERGİSİ
  • Sayfa Sayısı: ss.181-230

Özet

Çalışmanın konusu 17’inci yüzyılda Osmanlı egemenliği altında bulunan Ermenilerin yönetiminin nasıl teşekkül ettiğini ortaya koymaktır. Başta şer‘iye sicilleri olmak üzere arşiv belgelerine dayanarak patriklerin sahip oldukları veya olmadıkları yetki ve sorumlulukları bağlamında Ermenilerin hukuki statüleri incelenmiştir. Literatürün Millet Sistemi ve Ruhani İltizam Sistemi şeklinde ifade ettiği birbirinden farklı yönetim şekilleri, Ermeniler açısından incelenmiştir. Ermenilerin tüm uhrevi merkezlerinin Osmanlı egemenliğinde olduğu 17’inci yüzyılı endeks alması, konuyu Ermenilerin patriklerinin kendileri ile ve devlet ile olan ilişkileri açısından ele alması işbu çalışmayı diğer eserlerden ayırmaktadır. Çalışma ile varılan sonuçlar şu şekilde sıralanabilir: Anılan yüzyılda aynı anda Eçmiyazin, Kudüs ve İstanbul olmak üzere 3 adet patriğin mevcudiyeti kayıtlara yansımıştır. Her patriğin coğrafi açıdan yetki ve sorumlu olduğu yerler tek tek ayrıntılı bir şekilde beratlarında belirlenmiştir. Osmanlı egemenliği öncesinde birden fazla olan Ermeni ruhani merkezleri, Osmanlı otoritesinden sonra da varlıklarını sürdürmüştür. Osmanlı hakimiyeti altında çok başlı Ermeni ruhani merkezlerinin mevcut olmasının gerekçesi bu merkezlerin Osmanlı öncesinde de var olmuş olmalarıdır. Devlet, fetih öncesine mümkün olduğunca dokunmayarak toplumsal meşruiyeti sağlamak istemiştir. Osmanlı idaresi İstanbul patriğini ön plana çı-karmaya çalışmış olsa da bu onu diğer kiliselerin üstüne çıkarmamıştır. Patrikler arasında belesan yağının dağıtımı örneğinde olduğu gibi uhrevi yetki ihtilafları olmuştur. Bu ihtilaflar Osmanlı idaresi tarafından çözümlenmiştir. Bu şekilde devletin Ermenilerin kendilerine karşı da olsa din ve vicdan hürriyetlerini korudukları görülmektedir. Beratlarda patriklerin yetki ve sorumluluklarının birbirinden farklı olduğu anlaşılmaktadır. Patrikler devletin himayesinde yetkilerini kullanmışlardır, ancak bu himaye aynı zamanda kendilerinin denetim aracı olmuştur. Patriklerin bu yüzyılda yetki alanları dahilinde düzeni sağlamada ve otoritelerini temin etmede zorlandıkları; bu zorlukları Osmanlı idaresi vesilesiyle aştıkları görülmektedir. Kayıtlar bu yüz-yılda Ermenilerin daha çok ruhani iltizam sistemi ile yönetildiğine işaret etmektedir. Ancak Osmanlı idarecileri, sisteminin adı ve özelliklerinden ziyade Ermenilerin hem kendi aralarındaki münasebetlerinin hem de devlet ile olan ilişkilerinin karışıklıktan uzak olmasına odaklanmışlardır. Bunu yaparken de kendi içinde bulundukları hukuki, siyasi ve mali konjonktürü göz önünde bulundurmuşlardır.

The study tried to reveal how the administration of the Armenians under Ottoman rule was formed in the 17th century. The authorities and responsibilities of the patriarchers based on the archive documents, especially the Qadi records, were analyzed. The different forms of government, which the literature refers to as the “Millet system” and the “Spiritual İltizam system”, have been examined in terms of the Armenians. The study focused on 17th century, where all the Armenians’ ethereal centers are dominated by the Ottoman State. It emphasized the Armenian patriarchs’ relations with the mand the Ottoman State. These point of views distinguishes the study from other written studies on this topic. In the century, the presence of three patriarchs, including Eçmiyazin, Jerusalem and Istanbul, was seen in the archival records. The geographical authority and the places where each of the patriarchs are responsible are determined in detail in their own Berat, decision of the Sultan's assignment. The Armenian Church was multi-headed in the pre-Ottoman period. It went on under Ottoman rule. The state wants to provide social legitimacy by not touching the situation pre-Ottoman as much as possible. Although the Ottoman administration tried to highlight the patriarchs of Istanbul, it did not put it on top of other churches. There have been conflicts of authority as in the example of the distribution of Belesan oil among the patriarchs. These disputes have been resolved by the Ottoman administration. The state prevents the freedom of religion and conscience, even against the Armenians themselves. The authorities and responsibilities of the Patriarchs are different from each other according to their own Berat. The patriarchs used their authority under the auspices of the State. But this logrolling has also been the instrument of supervision of themselves. In this century, it has been difficult for the patriarch stomainta in order within their jurisdiction and to ensure their authority. It is seen that they overcome these difficulties by support of the Ottoman administration. The records indicate that in this century, Armenians were governed by “spiritual Iltizam systems”. However, the State focused on the absence of problems among the Armenians themselves and the State, rather than the name and characteristics of the system. In doing so, they considered their own legal, political and financial conditions.