REFLECTIONS OF HUMANISM AND LIBERALISM ON HUMAN RIGHTS
Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, no.2, pp.315-358, 2022 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Publication Date: 2022
- Doi Number: 10.33432/ybuhukuk.1100338
- Journal Name: Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.315-358
- Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
- Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes
Abstract
Human rights have become one of the most effective normative systems of our age. States, societies, actions of individuals and even other rules are evaluated according to whether they comply with human rights. Human rights are almost accepted as the most fundamental normative theory of humankind. In this study, I discuss the connections between human rights with humanism and liberalism. Firstly, I address the relationship between ideologies and human rights; in this way, I show how these ideologies are in harmony with human rights in general. Later, I elaborate and concretize this relationship by showing four different and more concrete points of contact. To examine these contact points, I use a classification based on the concept of human rights itself. According to this classification, the concept of human in human rights represents the relationship of these rights with humanism, and the concept of right represents its relationship with liberalism. In this study, I argue that there is a strong harmony between human rights and humanism and liberalism. More specifically, I discuss four contact points. Firstly, human rights are de facto separated from their philosophical foundations, in other words, especially in the popular rhetoric and the practice, philosophical foundations of the rights are obscured. Nevertheless, a secular framework is generally used when talking about the theoretical foundations of the rights. Secondly, human rights are really about the rights of human beings. The rights have nothing to do with the wide variety of animal cruelties. Thirdly, the fact that human rights is a theory based on the rights, not duties, have represents the connection between these rights and liberal individualism. And finally, at least at the point they have reached today, human rights paradoxically require a powerful state.
İnsan hakları çağımızın en etkili normatif sistemlerinden biri haline gelmiş durumdadır. Devletler, toplumlar, bireysel eylemler hatta başka kurallar insan haklarına uygun olup olmadıklarına göre değerlendirilmektedir. Fakat neticede bu hakların belirli bir tarihsel ve toplumsal bağlam içinde ortaya çıktığı da tartışmasız bir şekilde ortadadır. Bu çalışmada insan haklarının hümanizm ve liberalizmle ne gibi bağlantılarının bulunduğu araştırma konusu yapılmaktadır. Bu çalışmada, genel olarak insan hakları ile hümanizm ve liberalizm arasında güçlü bir uyum olduğu iddia edilmektedir. Bu uyum henüz insan haklarının isminde görünüm kazanmaktadır. İnsan hakları tamlamasındaki insan tabiri bu hakların hümanizmle ilişkisini, hak tabiri ise liberalizmle ilişkisini sembolize etmektedir. İnsan hakları, pek çok açıdan, hümanizme gömülü olan insan merkezci temanın ve bireycilik başta olmak üzere liberalizmin merkezi değerlerinin normatif bir bedene kavuşmuş hali gibidir. Çalışmada, bu kavramsal ilişki dört somut bağlantı noktasının tartışılmasıyla örneklendirilerek derinleştirilmeye çalışılmıştır. İlk olarak özellikle popüler söylemde ve uygulamada insan haklarının felsefi temelleriyle bağlantısının fiilen silikleştiği iddia edilmektedir. Öte yandan yine fiilen hakların genel olarak hümanist bir çerçeveden temellendirildiği öne sürülmektedir. İkinci olarak hakların doğadaki başka varlıklar üzerindeki korkunç uygulamalarımızı dikkate almayarak yalnızca insanlara odaklı olmasının hümanist bir felsefi tercihe tekabül ettiği iddia edilmektedir. Üçüncü olarak normatif bir sistemin alfabesi olarak ödevler yerine hakları kullanmanın liberalizmin temel temalarından olan bireyci bir tercihe denk düştüğü öne sürülmektedir. Son olarak hakların yapısı gereği paradoksal biçimde güçlü bir devleti dayattığı iddia edilmektedir.