5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda Düzenlenen Suçlarda Zararın Giderimi Koşuluna Bağlı Tutulan Etkin Pişmanlık Haline İlişkin Düzenleme ve Uygulamaya Yönelik Eleştirel Bir Değerlendirme


YAVUZ H. A.

Adalet Dergisi , no.73, pp.109-119, 2024 (TRDizin) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2024
  • Doi Number: 10.57083/adaletdergisi.1573499
  • Journal Name: Adalet Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.109-119
  • Ankara Yıldırım Beyazıt University Affiliated: Yes

Abstract

In this study, a critical evaluation is made in terms of three issues regarding the regulation and practice regarding the effective remorse conditioned on the compensation of the damage regulated in the Anti-Smuggling Act. As a first point, it is argued that the requirement of payment of twice the amount of money, not the customs value of the contraband, as a condition of effective remorse in the second paragraph of Article 5 of the Act, is not a regulation in accordance with the principle of proportionality. Secondly, it is argued that in the current practice of Yargıtay regarding the regulation in question, the interpretation that each defendant must pay the entire customs value of the smuggled goods separately while compensating the damage in case the crime is committed in participation is not accurate. As a last point, it is argued that the practice of Yarıtay regarding the interpretation of the negative condition of benefiting from effective remorse, recidivism, as limited to the crimes regulated in the Act, is not in accordance with the letter and spirit of the law.
Bu çalışmada, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda düzenlenen zararın giderimi koşuluna bağlı tutulan etkin pişmanlık haline ilişkin düzenleme ve uygulamaya yönelik üç husus bakımından eleştirel bir değerlendirme yapılmaktadır. İlk husus olarak, Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında etkin pişmanlık koşulu olarak, kaçak eşyaya ilişkin gümrüklenmiş değerin değil bunun iki katı tutarındaki paranın ödenmesi gerekliliğinin orantılılık ilkesine uygun bir düzenleme olmadığı savunulmaktadır. İkinci husus olarak, söz konusu düzenlemeye ilişkin mevcut Yargıtay uygulamasında, suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda zararın giderimi yapılırken her bir sanığın ayrı ayrı, kaçak eşyaya ilişkin gümrüklenmiş değerin iki katındaki tutarın tamamını ödemesi gerektiğine ilişkin yorumun isabetli olmadığı savunulmaktadır. Son husus olarak, etkin pişmanlıktan yararlanmanın negatif koşulu olan mükerrirlik halinin Kanunda düzenlenen suçlarla sınırlı olarak yorumlanmasına ilişkin Yargıtay uygulamasının Kanunun lafzına ve ruhuna uygun olmadığı savunulmaktadır.