INDIVIDUAL PENSION CONTRACTS WITH AUTOMATIC PARTICIPATION IN THE CONTEXT OF CONSTITUTIONAL COURT'S DECISION OF 28.12.2017, 2017/176 AND THE FREEDOM OF CONTRACT


Creative Commons License

Erkalan Coşkunsu S.

ESAM Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, vol.2, no.1, pp.30-49, 2021 (Other Refereed National Journals)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 2 Issue: 1
  • Publication Date: 2021
  • Title of Journal : ESAM Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi
  • Page Numbers: pp.30-49

Abstract

Contrary to the statist economy, the spread of individual investment and

savings is closely related to the welfare level of the relevant society. In countries that

have reached a certain level of welfare, individuals now tend to invest in their future

with the earnings they earn today, regardless of the opportunities provided by the state.

The private pension system began to take steps initiatives in Turkey in 2003, due to the

large segment of society does not reach a certain economic level, it has not been

concluded as hoped. Individuals, who have not yet reached a certain economic level,

abstained from investing some of their earnings in the private pension system, as they

were in a hurry to save the day, let alone invest in the future with their earnings. Due to

this preference of individuals to invest in their future with private pension, the legislator

has made a regulation that foresees automatic participation in the system. However,

since this regulation causes the establishment of a contractual relationship between the

parties without the will of the parties, it is an issue that should be evaluated in the

context of freedom of contract. In our study, the amendment of the law envisaging

automatic participation in the private pension system and the issues discussed in the

doctrine after this change will be discussed.

Devletçi ekonomi yapısının aksine bireysel olarak yatırım ve tasarrufun

yaygınlaşması, toplumların refah seviyesiyle yakından ilgilidir. Belli refah seviyesine

erişen ülkelerde bireyler artık devletin sağladığı imkânlardan bağımsız olarak bugün

elde ettikleri kazanç ile geleceklerine yatırım yapma eğilimi gösterirler. Türkiye’de

2003 yılında başlayan bireysel emeklilik sistemine adım atma girişimleri toplumun

büyük kesiminin henüz belli bir ekonomik seviyeye erişememiş olması sebebiyle

umulduğu şekilde sonuçlanmamıştır. Henüz belli bir ekonomik seviyeye ulaşamamış

bireyler elde ettikleri kazanç ile geleceğe yatırım yapmak bir yana günü kurtarma

telaşında olduklarından kazançlarının bir kısmını bireysel emeklilik sistemine

yatırmakta çekimser kaldılar. Bireysel emeklilik ile bireylerin geleceklerine yatırım

yapma konusundaki bu tercihi dolayısıyla kanun koyucu sisteme otomatik katılımı

öngören bir düzenleme yapmıştır. Ancak bu düzenleme taraflar arasında bir sözleşme

ilişkisinin taraf iradesi olmaksızın kurulmasına yol açtığından, sözleşme özgürlüğü

bağlamında değerlendirilmesi gereken bir konudur. Çalışmamızda bireysel emeklilik

sistemine otomatik katılımı öngören kanun değişikliği ile bu değişiklik sonrasında

öğretide tartışılan hususlar ele alınacaktır.