Plasenta Previa Tanısı ile Takipli Grand Multipar Gebenin Perinatal Anksiyetesinin Değerlendirilmesi: Olgu Sunumu
Doğu Karadeniz Sağlık Bilimleri Dergisi, cilt.1, sa.2, ss.62-68, 2022 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Vaka Takdimi
- Cilt numarası: 1 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2022
- Dergi Adı: Doğu Karadeniz Sağlık Bilimleri Dergisi
- Sayfa Sayıları: ss.62-68
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Amaç: Gebelikte kadınlar birçok değişim yaşamakta olup, bu değişimlerin yanında bazı sağlık sorunları da görülebilmektedir. Özellikle üçüncü trimesterde yaşanan sağlık sorunları maternal/fetal mortalite ve morbidite riski açısından önemli yer tutmaktadır. Bu sağlık sorunlarından biri de plasental bozukluklardır. Olumsuz koşullar, kadınlarda yüksek anksiyeteye sebep olabilmektedir. Çalışmada plasenta previa tanısı ile takip edilen grand multipar gebenin anksiyete durumu ve anksiyeteyi etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Veriler Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, Perinatal Anksiyete Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Olgunun yazılı onamı alınmıştır. Bulgular (Olgu Sunumu): Olgu 45 yaşındadır. Irak kökenli gebe, 5 yıldır Türkiye’de yaşamaktadır. Ultrasonografi değerlendirmesinde “plasenta previa” tanısı konulmuştur. Olgunun gravidası 11, paritesi 6, yaşayan çocuğu 4 olup, 2 doğumu yenidoğan ölümüyle sonuçlanmıştır. Bununla birlikte toplam 4 düşüğü bulunmaktadır. Olgunun gebelik haftası 37’ye ulaştığında sezaryen kararı verilerek gebeliği sonlandırılmıştır. Perinatal Anksiyete Tarama ölçeği puanı 45 olup, bu değer kesme değerin üzerindedir. Olgunun bebeğini kaybetme endişesi, sezaryen ve uygulanan tedaviler hakkındaki bilgi eksikliği, geçirilmiş gebelik öyküsü, yabancı bir ülkede doğum yapma ve annenin toplum tarafından reddedilme korkusu anksiyetesini arttırmaktadır. Sonuçlar: Yapılan bu olgu sunumunda gebelik sürecinde ortaya çıkan sağlık sorunları, kültürel adaptasyon ve geçmiş sağlık öyküsü gebenin anksiyete düzeyi ile ilişkilidir. Özellikle mülteci sığınmacı kadınlarda, psikososyal faktörlerin transkültürel hemşirelik yaklaşımı ile değerlendirilmesi önemlidir. Mülteci sığınmacı kadınların sağlıksız koşulları ve ekonomik yetersizlikleri göz önüne alındığında kaliteli hemşirelik bakım ihtiyaçları oldukça fazladır.