Memlükler Döneminde Hac İbadeti Uygulamalarına Bir Bakış
Hac Tarihi, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Editör, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, ss.159-192, 2021
- Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
- Basım Tarihi: 2021
- Yayınevi: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Sayfa Sayıları: ss.159-192
- Editörler: Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Editör
- Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Tarih sahnesinde dönemin en büyük birkaç devleti
arasında yerini almış olan Memlükler, genelde İslâm tarihi özelde Müslüman Türk
tarihi için son derece önemli olmasına rağmen, yeterince araştırmaya konu
edilmediği görülmektedir. Kurdukları memlûk sistemi ile Türk devlet
geleneğinden farklı ve özgün bir yönetim anlayışına sahip Memlükler, halkın
çoğunluğunun Araplardan oluştuğu bir coğrafyada yaklaşık 267 yıl
hükmetmişlerdir. Kahire merkez olmak üzere Mısır, Suriye ve Anadolu’nun güneyi
ile Hicaz ve Yemen’e hükmeden Memlükler, dini bir ibadet olarak haccın ve hac
yollarının güvenliğinin de sağlanması anlamında kendilerini sorumlu görmüşlerdir.
Abbâsî halifeliğinin Kahire’de yeniden ihya
edilmesi, memlûk yönetim sisteminin meşruiyeti bakımından Sultân Baybars
tarafından atılmış önemli bir adımdı. Dini bir vecibe olması yanında Memlük
sultânlarının görevlendirdiği hac emîrleri nezaretinde gerçekleştirilen bu
ibadetin elbette siyasî yönü de vardı. Haçlı ve Moğolların saldırıları
karşısında Müslüman ve diğer toplulukların hamisi olarak kahramanlaştırılan Memlüklerin
hac ibadetini kolaylaştıracak faaliyetleri de hüsnü kabul görmüştür. Gerek
sultânların bu ibadete
verdikleri ehemmiyeti göstermesi bakımından bir kısmının bizzat maiyetiyle
birlikte haccı ifa etmesi, gerek üst yönetim mensuplarının bu ibadete yönelik
yapılan hazırlıklara destek vermesi, iştiyakla hazırlık yapan tebaayı da memnun
etmiştir.
Bu çalışmada, Memlükler döneminde hac ibadeti
kapsamında gerçekleştirilen uygulamalar ele alınacaktır. Bu bağlamda bireysel ve toplumsal hazırlıklar, devlet bürokrasisinin yetki ve
otoritesi altında gerçekleşen hazırlıklar, uğurlama ve karşılama törenleri, Haremeyn’e
gönderilecek surre hazırlıkları, hac mahmillerinin dolaştırılması, hac yolları/güzergâhı ve hac
menzillerinin/konaklama yerlerinin belirlenmesi, hac
emîrlerinin tayin edilmesi, Kâ’benin örtüsünün değiştirilmesi, Hicaz
bölgesindeki bakım, onarım ve imar işleri ile hacıların güvenliğini sağlamaya
yönelik alınan tüm askerî, malî ve sosyal tedbirlerin incelenmesi
hedeflenmiştir.
Hac
ibadeti 8/630 yılında müminlere farz kılınmış ve Hz. Peygamber tarafından
İslâm’ın beş şartından birisi olarak belirtilmiştir. Ayrıca bu ibadetin
geciktirilmeden ifa edilmesi tavsiye edilmiştir. Devlet başkanlarının istisna
edilmediği bu vecibe, Arap Yarımadası dışındaki sultânlardan çok azı tarafından
yerine getirilebilmiştir. Büyük Selçuklu Devleti, Anadolu Selçuklu Devleti sultânları
ve Osmanlı Devleti padişahlarından hiç birisi hacca gitmemişlerdir. Memlük sultânlarından
Baybars (1260-1277), Nâsır Muhammed b.
Kalâvûn (1293-1294, 1299-1309, 1310-1341) ve Kayıtbay (1468-1496) hacca gitmiş, Eşref Şa’bân (1363-1376) ise hazırlıkları yapıp yola koyulmuş ancak çıkan
isyan sonucunda tahtından olmuş ve öldürülmüştür. Bu çalışmada yukarıda
belirtilen hususlar yanında adı geçen Memlük sultânlarının her türlü riski göze
alarak nasıl hac yaptıklarını ve iktidarlarını korumak adına siyaseten
aldıkları güvenlik tedbirlerinin de araştırılması amaçlanmıştır.
Although the Mamluks which
took their place among the largest few states of their period in the history
scene, are extremely important for Islamic history in general and Muslim
Turkish history in particular, it is seen that there has not been sufficient
research on them. The Mamluks, who have a distinctive and unique management
approach when compared to the Turkish state tradition with the Mamluk system
that they established, ruled for 267 years in a geography where the majority of
the people consisted of Arabs. The Mamluks, who ruled in the center of Cairo,
Egypt, Syria and the south of Anatolia, Hejaz and Yemen, saw themselves
responsible for the pilgrimage and the security of pilgrimage routes as a
religious worship.
The restoration of the Abbasid caliphate
in Cairo was an important step taken by Sultan Baybars in terms of the
legitimacy of the Mamluk administration system. In addition to being a
religious duty, this worship, which was carried out under the pilgrimage orders
assigned by the Mamluk sultans, had a political aspect, of course/for sure. The
activities of the Mamluks, who were heroized as the protectors of Muslims and
other communities in the face of the attacks of the Crusaders and Mongols, to
facilitate the pilgrimage were also welcomed/honored. Both the fact
that some of the Sultans performed the
pilgrimage together with their entourage in order to show the importance they gave
to this worship, and that the members of the top management supported the
preparations for this worship, pleased the citizens who prepared themselves for this worship with passion.
In this study, the practices carried out
within the scope of pilgrimage during the Mamluk period will be handled. In this context, it is aimed to examine the individual
and social preparations, preparations conducted under the authority and power of
the state bureaucracy, farewell and welcoming ceremonies, surre preparations to
be sent to Haremeyn, roaming of pilgrimages, determination of pilgrimage paths/routes and
pilgrimage ranges/accommodation places, appointment of pilgrimage emirs, changin the veil/cover of the Ka'be, the maintenance, repair and development works in the Hejaz
region and all the military, financial and social measures taken to ensure the
safety of pilgrims.
Hajj was made obligatory for believers in 8/630 and it
was stated as one of the five conditions of Islam by the Prophet Muhammad. In
addition, it was recommended that this worship be performed without delay. This
duty, from which the heads of state were not excluded, was fulfilled by very
few sultans outside the Arabian Peninsula. None of the Great Seljuk State,
Anatolian Seljuk State sultans and Ottoman Empire sultans went on pilgrimage.
Baybars, one of the sultans of the Mamluk State, Muhammad b. Kalâvûn and
Kayibay went on pilgrimage, also Melîkü'l-Eşref Şa'bân made preparations and
set off/out for pilgrimage, but was deposed and killed as a result of a
rebellion. In this study, it is aimed to investigate how Mamluk sultans made
their pilgrimage by taking all kind of risks and the security measures they
took politically in order to protect their power in addition to the above-mentioned
issues.