NON-STANDARD EMPLOYMENT AROUND THE WORLD Understanding challenges, shaping prospects


Creative Commons License

Dama N.

Technical Report, pp.1-370, 2021

  • Publication Type: Other Publication / Technical Report
  • Publication Date: 2021
  • Page Numbers: pp.1-370

Abstract

2019 yılı, Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda kurulan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yüzüncü yılıdır. Örgütün ilk yüzyılı boyunca dünyada, sosyal ve ekonomik kalkınmada benzeri görülmemiş kazanımlar elde edilmiş ve çalışma dünyasını değiştiren etkileyici sosyal ve politik dönüşümler ile teknolojik gelişmeler yaşanmıştır. Ancak bu kazanımların çoğu tam olarak paylaşılmamış ve birçok işçi çalışma koşullarında önemli eksikliklerle karşılaşmaya devam etmiş, koşulların iyileştirilmesine yönelik umutlar ise yeni çalışma türleri ve biçimlerinin ortaya çıkması ile bertaraf edilmiştir. Gelecekte bu zorlukların nasıl ele alınacağı ve işyerinde insan aklı ve elinin rol değişmesiyle birlikte yeni teknolojik ilerlemelerin iş dünyasını nasıl değiştireceğine dair önemli tartışmalar sürmektedir. Ayrıca gelecek üzerine planlama yapılırken genel olarak, işle ilgili temel isteklerin var olduğu ve gelecekte de varlığını devam ettireceği unutulmamalıdır.

Çalışanların çoğu bir sonraki maaşını ne zaman alacaklarını bilmek istemeleri nedeniyle istihdamda süreklilik istemektedir. Ayrıca mesleki ve özel yaşamlarını dengelemelerine imkân veren ve aynı zamanda yeterli kazanç sağlayan işler talep etmektedir. Adil bir ücret ve ücrette eşit muamele-aynı işi yapan çalışanlardan birinin daha fazla kazanması durumunda kimse memnun olmaz- beklemektedir. Çalışanlar hastalık, kaza, işsizlik veya yaşlılık durumunda korunmak, sağlıklı işyerlerinde güvenle çalışmak istemektedir. Becerilerini geliştirebilmek ve kariyerlerini ilerletebilmek için eğitim ve öğretim fırsatlarına, işyerinde temsil edilme ve insan hakkına sahip olmayı beklemektedir. 

Dünyanın dört bir yanında işverenler ve hükümetler bu tür ihtiyaçları kabul etmekle kalmamış, aynı zamanda bu ihtiyaçların karşılanmasıyla işletmelerin ve genel olarak toplumların refahında sağlanacak avantajların farkına varmışlardır. Bu nedenle, mevzuattaki yaşanan gelişmeler ve genellikle sosyal diyaloğa dayanan, işleri düzenleyen politikaların uygulanması, sanayileşmiş ülkelerdeki birçok çalışanın çalışma koşullarını iyileştirmiştir. Kazanımların bu kadar yaygın olmadığı gelişmekte olan ülkelerde dahi, çalışan nüfusun büyük bir kısmı bu istekleri karşılayan ve en azından karşılamaya çalışan işyerlerinde çalışmaktadır.

Dünyanın birçok yerinde, istihdamı düzenleyen yasalar, bir işveren ile bir çalışan arasındaki sürekli, tam zamanlı, ikincil ve iki taraflı (veya doğrudan) istihdam ilişkisinin bir parçası olan -genellikle “standart istihdam ilişkisi” olarak adlandırılan – çalışma türüne bağlıdır. Standart istihdam ilişkisi sadece çalışanlar için önemli korumalar sağlamakla kalmayıp aynı zamanda işverenlere işletmeleri için istikrarlı bir işgücü sağlamada, çalışanlarının yeteneklerini koruma ve bundan yararlanmada ve çalışanları organize etme ve yönetme konusunda yönetimsel ayrıcalık ve yetkiye sahip olmada yardımcı olmaktadır.

Tüm bunlarla birlikte son yıllarda hem sanayileşmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde, standart istihdamdan standart olmayan istihdama belirgin bir kayma yaşanmıştır. Standart dışı istihdam biçimleri (bundan sonra “standart dışı istihdam” veya “SDİ” olarak anılacaktır),1 standart istihdamdan sapan istihdam düzenlemeleri grubudur. Geçici istihdam, kısmi süreli çalışma, özel istihdam bürosu aracılığı ile çalışma ve diğer çok taraflı istihdam ilişkileri, gizli istihdam ilişkileri ve bağımlı serbest mesleği içermektedir. SDİ’daki artış, birçok sanayileşmiş ülkenin istihdam istatistiklerinde belirgin şekilde görülmektedir.

Gelişmekte olan ülkelerde, SDİ’da yer alan çalışanların çoğu gündelik işlerde geçici olarak istihdam edilmesi nedeniyle SDİ’daki çalışanlar her zaman işgücünün önemli bir payını oluşturmaktadır ancak SDİ önceden standart işlerle ilişkilendirilen işgücü piyasası segmentlerinde de artış göstermektedir. Bazı SDİ biçimlerindeki eğilimleri takip edecek veriler bulunmamaktadır ancak kamuoyunda hem standart hem de standart dışı işlerde istihdam edilen birçok çalışanın istihdamları ile ilgili endişeleri giderek artmaktadır.

SDİ düzenlemeleri, standart istihdama kıyasla çalışanlar için daha fazla güvencesizlik ile ilişkili olması nedeniyle SDİ’da görülen büyüme bir endişe kaynağıdır. SDİ’ın gerektirdiği yönetimsel taleplerin bir kısmını -özellikle de işgücünün önemli bir kısmı standart olmayan düzenlemelerdeyse- dikkate almayan firmalar için önemli ve takdir edilmeyen sonuçlar kaçınılmaz olmuştur. İlaveten özellikle kısa vadede bireysel olarak çalışan veya işletme için arzu edilen ve faydalı olabilecek, uzun vadede ise daha genel düzeyde politika tepkisi oluşturacak olumsuz yansımalara neden olabilmektedir. Bu tür olumsuz yansımalar, inovasyona yetersiz yatırım yapılması, verimlilik artışının yavaşlaması, sosyal güvenlik sistemlerinin sürdürülebilirliğine yönelik riskler, işgücü piyasalarında artan oynaklık ve zayıf ekonomik performansı içermektedir. Daha fazla dikkat edilmesi gereken sosyal sonuçlar da bulunmaktadır.

SDİ’ın büyümesi, farklı birçok zorluğun bir sonucudur. Küreselleşmenin iş dünyasına getirdiği değişiklikleri en iyi şekilde, hem küresel tedarik zincirleri aracılığıyla dünya çapındaki işletmelerin birbirine bağlılığı ve bu bağlılığı kolaylaştıran teknolojik gelişmeler, imalatın gelişmekte olan ülkelere kayması ve dünya çapında hizmet sektörünün büyümesi ile hem de kadınların işgücündeki rolünün artması, uluslararası göçün devam etmesinin yanı sıra, bazı çalışanların işlerinin ve kişisel yaşamlarının organizasyonunda daha fazla esnekliğe ihtiyaç duymaları gibi sosyal değişimlerle açıklamak mümkündür. Bazı durumlarda işletmelerde SDİ’ın kullanılması, değişken piyasa taleplerine verilen bir tepkiyi yansıtırken bazen işyeri dayanışması ve sorumluluğu ile ilgili sosyal normların bozulmasını temsil etmektedir.

Düzenlemeler bazı durumlarda ekonomik ve politik zorluklara yanıt verici olurken bazı durumlarda ise ihtiyaç anında yanıt verilememesi nedeniyle SDİ’ın büyümesinde önemli bir rol oynamıştır. Bazı durumlarda yasalarla, işletmeler için bu tür düzenlemelerin kullanımı için teşvikler oluşturularak -kasıtlı veya kasıtsız- özendirilmiştir. Bazı durumlarda ise yasalarda bu istihdam türlerinin ortaya çıkması için verimli zemin sağlayan boşluklar veya gri alanlar bulunmaktadır. Toplu sözleşme dünyanın birçok ülkesinde hala önemli olmakla birlikte, düzenleyici rolünde bir azalış söz konusudur. Bu azalışla birlikte birçok işyerinin düzenlenmesinde, standart dışı düzenlemeler de dahil olmak üzere alternatif istihdam uygulamalarına yol açan önemli boşluklar ortaya çıkmıştır.

Uluslararası Çalışma Örgütü küreselleşmenin getirdiği zorlukların üstesinden gelebilmek için 2008 yılında Adil bir Küreselleşme için Sosyal Adalet Deklarasyonu’nu kabul etmiş,2 üye ülkeleri “Özgürlük, eşitlik, güvence ve insan onuru koşullarında kadın ve erkeklerin insana yakışır ve üretken işler elde etmeleri için fırsatlar yaratarak sosyal adalete ulaşma” çabalarında yardımcı olmaya davet etmiştir. İnsana yakışır iş, adil bir gelir elde etmeyi sağlayan, verimli, işyerinde güvence ve aileler için sosyal korumayı, kişisel gelişim ve sosyal entegrasyon için daha iyi beklentileri, insanların endişelerini ifade etme ve hayatlarını etkileyen kararları düzenleme özgürlüğünü, kadın ve erkekler için fırsat ve muamele eşitliğini garanti altına alan iştir.

ILO, çalışmanın çeşitli sözleşme biçimleriyle yapılabileceğini kabul etmektedir. Asıl amaç, tüm işleri standart hale getirmek değil daha ziyade tüm işleri düzgün hale getirmektir. Uluslararası Çalışma Örgütü ikinci yüzyılına girerken, iş dünyasındaki önemli dönüşümleri yansıtmak, duyurmak ve bunlara yanıt oluşturmak konusunda tüm bileşenleriyle yükümlüdür. İş dünyasındaki dönüşümler devam ederken, politika tepkileri de devam etmelidir. Bu değişimin nedenlerini ve sonuçlarını anlamak ve halihazırda ulusal ve uluslararası işgücü piyasalarını yöneten yasaları, politikaları ve kurumları duyurmak ve adapte etmek, bu değişikliğin sonuçlarının olumsuzdan ziyade olumlu olmasını sağlamak için çok önemlidir