Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’den Nûreddin es-Sâbûnî’ye Peygamberlik Anlayışı


Creative Commons License

Doğan H. İ., Demir A. (Editör)

Oku Okut Yayınları, Ankara, 2024

  • Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2024
  • Yayınevi: Oku Okut Yayınları
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Peygamberlik meselesi, İslam inancının temel esaslarından biridir. Peygamberlik kurumunun gerekliliğinin izah edilmesi ve bu kuruma yönelik eleştirilerin yanıtlanması, nübüvvet inancının sağlam bir temele oturtulması açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Mâtürîdî kelâm ekolünün kurucusu Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (öl. 333/944) ile bu ekolün önemli temsilcilerinden Nûreddin es-Sâbûnî’nin (öl. 580/1184) nübüvvet anlayışlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmaktadır.

Mâtürîdî, 4./10. yüzyılda Semerkant’ta yaşamış olup, Ebû Hanîfe’den itibaren Hanefî gelenekte kabul gören inanç esaslarını kelâm yöntemini kullanarak açıklamış, savunmuş ve sistemleştirmiştir. Böylece Ebû Hanîfe’nin itikadi çizgisi, Mâtürîdî’nin katkılarıyla bir kelâm mezhebine dönüşmüştür. Sâbûnî ise 6./12. yüzyılda Buhara’da yaşamış ve kaleme aldığı eserlerle Mâtürîdî’nin görüşlerinin yaygınlaşmasına ve tanınmasına önemli katkılarda bulunmuştur.
Bu araştırmada, Mâtürîdî’den Sâbûnî’ye uzanan yaklaşık iki yüz elli yıllık süreç, nübüvvet konusu özelinde analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; Mâtürîdî’nin nübüvvet meselesini eserlerinde detaylı bir şekilde ele aldığı, nübüvvetin gerekliliğini açıklarken hem aklî hem de naklî delilleri kullandığı ve günümüze ışık tutan özgün yorumlar geliştirdiği tespit edilmiştir. Sâbûnî, Mâtürîdî’nin nübüvvet konusundaki görüşlerini büyük oranda benimsemiş ve eserlerinde savunmuş olmakla birlikte, ismet anlayışında onun  Mâtürîdî’den ayrılarak bazı peygamberler özelinde “hata” yapabileceklerini kabul ettiği, Mâtürîdî'nin peygamberlik için temel bir nitelik olarak gördüğü “peygamberlerin şehirli olması” görüşüne katılmadığı ve nübüvvetin ispatı hususunda zaman zaman farklı deliller kullandığı görülmüştür. Ayrıca, Sâbûnî’nin nübüvvet karşıtları ile mücadelesinde Mâtürîdî’den farklı olarak Haşeviyye fırkasını da eleştirilerine dahil ettiği anlaşılmıştır.

The issue of prophethood is one of the fundamental principles of Islamic belief. Explaining the necessity of the institution of prophethood and responding to the criticisms directed at it are of great importance for establishing the doctrine of prophethood on a solid foundation. This study aims to conduct a comparative analysis of the views on prophethood of Abū Manṣūr al-Māturīdī (d. 333/944), the founder of the Māturīdī school of theology, and one of the prominent theologians of this school, Nūr al-Dīn al-Sābūnī (d. 580/1184).

al-Māturīdī, who lived in 4th/10th-century Samarkand, explained, defended, and systematized the tenets of faith accepted in the Ḥanafī tradition since Abū Ḥanīfa using the theological method. In this way, the theological approach within the Abū Ḥanīfa line evolved into a formal theological school through Māturīdī’s contributions. al-Sābūnī, who lived in 6th/12th-century Bukhara, contributed significantly to the dissemination and recognition of al-Māturīdī’s views through his written works.

This research examines the approximately 250-year period from al-Māturīdī to al-Sābūnī with a particular focus on the issue of prophethood. The findings indicate that al-Māturīdī thoroughly addressed the topic of prophethood in his works, employing both rational and textual (naqlī) evidence to explain its necessity and developing original interpretations on the subject. al-Sābūnī, in general, adopted al-Māturīdī’s views on prophethood and defended them in his writings. However, al-Sābūnī diverged from al-Māturīdī in his understanding of infallibility (ʿisma), accepting that some prophets might have committed “mistakes” and disagreeing with the notion that prophets must be from urban backgrounds. Furthermore, he used different proofs for the validation of prophethood and included criticism of the Ḥashwiyya sect in his struggle against opponents of prophethood, which marks another distinction from Māturīdī’s approach.