Çevirmen-Aydın Kimliğinin Sosyolojisi: Ahmet Cemal’in Çevirmen Habitusunun Pierre Bourdieu’nün Kavramları Çerçevesinde İncelenmesi


Çelik K.

MU ICASTIS 2026 III. Uluslararası Çeviribilim Kongresi, İstanbul, Türkiye, 30 Eylül - 02 Ekim 2026, ss.41, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.41
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Çevirmen-Aydın Kimliğinin Sosyolojisi: Ahmet Cemal’in Çevirmen Habitusunun Pierre Bourdieu’nün Kavramları Çerçevesinde İncelenmesi Kübra Çelik1 ÖZET Çeviribilimde son yıllarda öne çıkan çevirmen odaklı yaklaşımlar, çevirmenlerin yalnızca metinler arasında aktarım yapan aktörler değil, aynı zamanda belirli kültürel alanlarda konumlanan toplumsal ve entelektüel özneler olduğuna dikkat çekmektedir. Bu çalışma, Türk çeviri ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden Ahmet Cemal’in çevirmen kimliğini Pierre Bourdieu’nün habitus, alan ve sermaye kavramları çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda Ahmet Cemal’in çeviri faaliyetleri, kültürel yönelimleri ve kamusal entelektüel kimliği arasındaki ilişki ele alınarak onun Türkiye’deki kültür alanında nasıl bir çevirmen-aydın pozisyonu kurduğu tartışılmaktadır. Araştırmanın veri kaynaklarını Ahmet Cemal’in önsözleri, söyleşileri, denemeleri, çeviri üzerine görüşleri, öğrencilerinin onun hakkındaki anlatıları ve çevirilerine ilişkin eleştirel çalışmalar oluşturmaktadır. Çalışmada özellikle Ahmet Cemal’in Batı edebiyatına yönelimi, çeviriyi “yeniden yaratım” olarak tanımlaması, çevirmenin kültürel donanımına yaptığı vurgu ve çevirdiği yazarlarla kurduğu düşünsel yakınlık, onun çevirmen habitusunun temel bileşenleri olarak değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra öğrencilerinin anlatılarında öne çıkan “entelektüel rehber”, “yaratıcı öğretmen” ve “kültürel otorite” imgeleri, Ahmet Cemal’in kültür alanındaki simgesel sermayesinin göstergeleri olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın bulguları, Ahmet Cemal’in çeviriyi yalnızca dilsel bir aktarım alanı olarak değil, kültürel ve estetik bir müdahale alanı olarak konumlandırdığını göstermektedir. Ayrıca Ahmet Cemal’in çevirdiği yazarlar, çeviri üzerine görüşleri ve kamusal söylemleri arasında güçlü bir süreklilik bulunduğu; çevirmen, öğretmen ve aydın kimliklerinin birbirini besleyen çok katmanlı bir yapı oluşturduğu görülmektedir. Çalışma, Ahmet Cemal’in Türkiye’deki kültür alanında aydınlanmacı düşünce ekseninde bir çevirmenaydın habitusu geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Bu tür çevirmen odaklı çalışmaların, çeviriyi yalnızca metinler arası bir aktarım süreci olarak değil, insan deneyimi, kültürel birikim ve entelektüel yönelimlerle şekillenen çok katmanlı bir üretim alanı olarak değerlendirmeye katkı sağlayacağı; özellikle yapay zekâ çağında insan çevirmenin kültürel ve yaratıcı özne olarak taşıdığı değerin daha görünür hâle gelmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Anahtar sözcükler: habitus, çeviri sosyolojisi, çevirmen kimliği, çevirmen araştırmaları, Ahmet Cemal