Hacıların Hac Süresince Solunum Hastalıklarından Korunmaya Yönelik Uygulamaları


Çakmak B.

HAJJ IN THE CONTEXT OF CHANGING AND DEVELOPING CONDITIONS, Ankara, Turkey, 1 - 03 April 2021, no.2029, pp.85

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.85

Abstract

The pilgrimage is described as the largest mass gathering place in the world. Every year, millions of pilgrims attend from more than 180 countries around the world. The Republic of Turkey is one of the ten countries which sent the most number pilgrim. For our pilgrims who go to the country to perform the pilgrimage; the High average age, comorbidities, physical inadequacies, and coming crowded groups from many countries prepare an environment for the development of respiratory diseases. It is important to use vaccination and non-pharmacological approaches to prevent respiratory diseases that may develop in pilgrims. As examples of non-pharmacological approaches, the use of disposable wipes, the use of hand hygiene and hand sanitizer, the use of correct air conditioning, the use of masks, not being in a crowded environment, and avoiding sick people you know are some of the approaches that are thought to be effective. In the literature, it is stated that using these approaches together instead of using them alone causes significant decreases in the prevalence of respiratory diseases and hospital admissions. It is reported that training programs on vaccination, use of masks, and other approaches, especially applied to pilgrims before the pilgrimage, have increased the awareness of pilgrims at a high level. The fact that the pilgrimage region is located within the desert climate zone and the high-temperature values increase every year can also cause important health problems. Nurses should take an active role in all areas of health care service in order to provide a holistic health service. For this purpose, it is necessary to provide training to the assigned nurses in terms of the chronic disease history of pilgrim candidates who go on pilgrimage, their needs, and the possible risks they may face. It is also important that the policies and procedures developed a focus on evidence-based interventions that include innovative, technological approaches, and encourage interprofessional relationships and communication. It is very important for nurses to perform their professional roles and responsibilities effectively in terms of maintaining pilgrimage health. In order for this important responsibility to be carried out effectively, both religious and health professionals should work in coordination and the health care needs of all pilgrims should be met throughout the prayer process. The purpose of writing this review is to discuss the practices of pilgrims for protection from respiratory diseases during the pilgrimage in the light of the literature and to create a resource for appropriate nursing planning and implementation.

Hac ibadeti dünyadaki en büyük kitlesel toplanma alanı olarak tanımlanmaktadır. Her yıl milyonlarca hacı, dünyadaki 180'den fazla ülkeden katılım göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti en çok hacı gönderen dünyadaki ilk on ülke arasında yer almaktadır. Hac ibadetini gerçekleştirmek için ülkeye giden hacılarımızın yaş ortalamalarının oldukça yüksek olması, komorbitelerinin bulunması, fiziksel yetersizlikler ve birçok ülkeden gelen kalabalık gruplar, solunum hastalıklarının gelişimine ortam hazırlamaktadır. Hacılarda gelişebilecek solunum hastalıklarının önlenmesinde aşılama ve farmakolojik olmayan yaklaşımların kullanılması önemlidir. Farmakolojik olmayan yaklaşımlara örnek olarak, tek kullanımlık mendillerin kullanımı, el hijyenini sağlama ve el dezenfektanı kullanma, doğru klima kullanımı, maske kullanımı, kalabalık ortamda bulunmama ve hasta olduğunu bildiğin kişilerden uzak durma davranışı etkili olduğu düşünülen yaklaşımlardan bazılarıdır. Literatürde bu yaklaşımların tek başına kullanılması yerine birlikte kullanımlarının solunum hastalıklarının görülme oranlarında, hastane başvurularında anlamlı düşüşlere neden olduğu belirtilmektedir. Özellikle hacı adaylarına hac öncesi dönemde uygulanan aşı olma, maske kullanımı ve diğer yaklaşımlara ilişkin eğitim programlarının, hacıların farkındalığını yüksek düzeyde arttırdığı bildirilmektedir. Hac bölgesinin çöl iklim kuşağı sınırları içinde yer alması ve yüksek sıcaklık değerlerinin her geçen yıl artış göstermesi de önemli sağlık sorunlarını meydana getirebilmektedir. Bütüncül bir sağlık hizmeti sunulması açısından hemşirelerin sağlık bakım hizmetinin her alanında aktif olarak rol alması gerekmektedir. Hemşirelerin mesleki rol ve sorumluluklarını etkili olarak gerçekleştirmeleri hac sağlığının sürdürülmesi açısından oldukça önemlidir. Bu amaçla, görevlendirilen hemşirelere, hacca giden hacı adaylarının kronik hastalık öyküsü, gereksinimleri ve karşılaşabilecekleri olası riskler açısından eğitimler verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, geliştirilen politika ve prosedürlerin, yenilikçi, teknolojik yaklaşımlar içeren, meslekler arası ilişkileri ve iletişimi teşvik eden kanıta dayalı müdahalelere odaklanması oldukça önemlidir. Bu önemli sorumluluğun etkili olarak yürütülebilmesi için hem dini hem de sağlık profesyonellerinin koordineli olarak çalışması, tüm hacıların ibadet süreci boyunca sağlık bakım gereksinimlerinin karşılanması gerekmektedir. Bu derleme çalışmasının yazılmasındaki amaç hacıların, hac süresince solunum hastalıklarından korunmaya yönelik uygulamalarının literatür ışığında tartışılarak uygun hemşirelik planlaması ve girişimlerinin gerçekleştirilmesine yönelik kaynak oluşturmaktır.