Akademisyenlik ve Annelik: Fenomenolojik Bir Araştırma


Creative Commons License

Doğan M. M., Temiz Arslan K.

Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, vol.23, no.3, pp.629-656, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

Abstract

Being an academic is an important choice for women who are more visible in education and working life with the changing world conditions. Even though they have participated in the working life, responsibilities such as starting a family and having children continue to dominate in the daily life of women, with the effect of social roles and expectations. This study aims to explain the attributions and belonging levels of mother academicians to motherhood and academician identity and to understand women's daily life practices and feelings between these two roles. In the study, the phenomenological approach, which is one of the qualitative research methods whose purpose is to understand human experiences, was preferred. The sample of the study consists of 8 female academicians with children working at Bitlis Eren University in Bitlis, which has a relatively new and young staff and where the traditional social structure can be observed. Research findings show that the participants, who take on many responsibilities and duties in working life and family life, share these responsibilities and duties with the women's network consisting of family members, neighbors, friends, and paid employees.

Değişen dünya koşulları ile eğitimde ve çalışma yaşamında daha çok görünür olan kadınlar için akademisyenlik önemli bir tercihtir. Çalışma yaşamına katılmış olsalar da toplumsal roller ve beklentilerin etkisi ile aile kurma, çocuk sahibi olma gibi sorumluluklar, kadınların günlük yaşantısında egemen olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, akademisyen annelerin annelik ve akademisyenlik kimliğine yönelik atıflarını, aidiyet düzeylerini açıklayabilmeyi, iki rol arasında kadınların gündelik yaşam pratiklerini ve duygularını anlayabilmeyi hedeflemektedir. Nitel araştırma yöntemleri çatısı altında bulunan ve amacı insan deneyimlerini anlamak olan fenomenolojik yaklaşımın kullanıldığı çalışmanın örneklemi, nispeten yeni ve genç bir kadroya sahip olan geleneksel toplumsal yapının gözlemlenebildiği Bitlis ilinde bulunan, Bitlis Eren Üniversitesi’nde çalışan çocuk sahibi 8 kadın akademisyenden oluşmaktadır. Bitlis Eren Üniversitesi 30.12.2022 tarihli E-84771431-050.03-76688 sayılı etik kurul iznine sahip olan bu çalışmanın bulguları çerçevesinde, annelik ve akademisyenliğin sınırsız fedakârlık ve sevgi olarak tanımlandığı ve katılımcıların birincil kimlik olarak anneliğe, ikincil kimlik olarak akademisyenliğe aidiyet hissettiği söylenebilir. Araştırma bulguları, çalışma yaşamı ve aile hayatında pek çok sorumluluk ve görevi üstlenen katılımcıların, bu sorumluluk ve görevleri aile bireyleri, komşu, arkadaş ve ücretli çalışanlardan oluşan kadın ağı ile paylaştığını göstermektedir. Katılımcıların yoğun geçen günlük yaşamlarında öncelikle çocuk bakımı, ev işleri, ders verme gibi akademik işlerle ilgilendikleri, bu görevler bittikten sonra akademik üretime zaman ayırabildikleri görülmektedir.